kitaplık: Gençlerle Gönül Gönüle
Gençlik dönemi insanın en aktif, verimli ve hareketli olduğu dönemdir. İnsanlar bu dönemde kendilerini tanımakta ve hayatlarını yönlendirmektedirler. Bir toplumun dinamik kesim diye adlandırılan gençliğini istediğiniz şekilde istediğiniz yöne kanalize edebilirseniz artık o topluma hâkimsiniz demektir. Bunun bilincinde olan Batı ise gençliği ifsat edebilmek için her türlü yola başvurmaktadır.
Gençliğin zihnini sürekli kendi şahsiyetleri ile donatmaktadırlar. Gençlere kitle iletişim araçları aracılığıyla zehirlerini enjekte etmektedirler. Onları futbol, demokrasi, müzik, fuhuş, içki, kumar vb. şeylerle meşgul etmektedirler. Kendi özüne yabancı olarak yetişen gençler ise çoğu zaman bu bataklığa düşmektedir.
Bu şekilde yetişen/yetiştirilen gençler için artık bir futbolcunun, bir filozofun bir sanatçının, bir yazarın sözü ayetten ve hadisten daha üstün görülmekte ve kendisi ile amel edilmektedir. Bu durumun birçok sebebi olmakla beraber başlıca sebeplerden biri gençliğin kendisi için rol model edineceği şahsiyetleri tanımıyor olmasından dolayıdır.
İslâm dini gençliğe büyük bir önem vermiştir. Gençlikte yapılan amellerin her zaman için yaşlının yaptığı ibadetten daha hayırlı olduğunu belirtmiştir. Bunu vurgulamak isteyen Hz. Ömer şöyle demiştir: “Namaz kılan yaşlıyı severim ama namaz kılan gence aşığım.”
Gençlik dönemlerinin nerelerde harcandığı çok önemlidir. Eğer gençliğimizi Rabbimizin istediği şekilde sürdürsek bunun karşılığında mükâfat alırız. Allah’ın emirlerine aykırı bir şekilde sürdürürsek azaba müstahak oluruz. Muhakkak ki gençliğimizi nerede harcadığımızın hesabını vermeden mahşer g ünü bulunduğumuz yerden hareket edemeyeceğiz.
Prof. Dr. Mustafa Kara gençlere ulaşabilmenin, onlarla arasına “Gönülden gönüle bir yol vardır.” gerçeğine inanarak bir köprü kurma amaçlı kaleme aldığı “Gençlerle Gönül Gönüle” adlı eserinin Takdim bölümünde şunları ifade ediyor: “Gençlik bir şelale gibidir. Çağlar, coşar, köpürür, önündekileri siler süpürür.
Sonunda denize ulaşır, deryaya doluşur, sükûnete kavuşur. Tıpkı şairin dediği gibi: “Cûlar ki deryaya vardılar hamûs oldular.” “Çağıldayan ırmaklar, denize ulaşınca sakinleşir.” Hayatınızın en güzel yıllarını, aklınızın ve gönlünüzün eğitim ve öğretimine ayırmakla tercihlerinizin en iyisini yaptınız. Meslek ve mektebinizin size sağlayacağı ufuk ise hakikate ve sonsuzluğa doğru kanat çırpmaktadır.”
Mustafa Kara kitabını sade, yalın, ayet ve hadisi şeriflerle donatmış özlü bir şekilde kaleme almıştır. Gençlerin çoğu zaman gaflete düştükleri konular üzerinde durmasını çok güzel. Örneğin, anne babadan başlaması ve ömrün çabuk geçmesi ile sonlandırması güzel bir giriş ve sonuçtur.
Gençlik, öyle güzel öyle eğlenceli bir zamandır ki ancak yaşanır, bunu yaşayanlar bilir. Genç insan heyecanlıdır, pek ince noktayı düşünmeden işe koyulur, çünkü özgüven vardır. Gençlik kalıcı mıdır, sorusunu soralım kendimize daha doğrusu büyüklerimize, alacağımız cevap klasik bir cevap olacaktır; rüzgâr gibidir, kullanabilen yoluna sağ salim varır kazasız belasız ama kullanamayan heba olur savrulur boşluğa doğru.
Yazar bu kitabında "Anne-Babamız, Öğretmenimiz, Türkçemiz, Tiryakiliklerimiz, Çevremiz, Medya Engeli, Para-Mal-Mülk, Dünyevileşmek, Mini Kütüphanemiz" gibi 24 başlığı 2-3 sayfalık mini yazılar şeklinde bir araya toplanmış. Kitabın pek çok güzel yanı olmakla beraber en mühim özellikleri; konuların basit-yormayan bir dille yazılmış olmasının yanı sıra birçok ayet-i kerime, hadis-i şerif, özlü söz ve beyitlerden oluşması.
Özellikle Ziya Paşa, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Arif Nihat Asya, Vardavî ve Nef’î beyitleriyle süslenmiş yazılar insana bir yandan okurken bir yandan da "vay bee" çektiriyor. Tabi Mustafa Kara'nın "Hareket-Dergâh" ekolünden gelmesi sebebiyle Nurettin Topçu alıntılarını da es geçmek olmaz tabi ki.
Gençlerle Gönül Gönüle
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
Tel: 0312 354 91 31
Yusuf HALICI
YazarMarmara Bölgesinde Karadeniz’e sahili ve kıyısı olan, Sapanca Gölüne sahip, dere ve akarsuların merkezi ve yeşilin cenneti olan Sakarya, coğrafi konumu, güzel lezzetleri ve muhteşem doğasıyla ülkemizi...
Yazar: Yusuf HALICI
Abdülganî Seniy Yurtman’ın (1871- 1951) kaleme aldığı ilk eser olan Aksiyyat, dergimiz yazarı Vedat Ali Tok tarafından yeni yazıya çeviri ve inceleme yoluyla günümüz okuyucusunun istifadesine sunuldu....
Yazar: Yusuf HALICI
Masallarda, mitolojilerde küheylânlarının sudan çıktığına ya da gökten indiğine inanılan atın ilk olarak Asya’da evcilleştirildiği, evcilleştiren kavmin Türkler olduğu konusunda birçok yabancı ve Türk...
Yazar: Oğuzhan AYDIN
1909 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası bir subaydı; hem Osmanlı Ordusu’nda hem de TBMM’nin kurduğu Düzenli Ordu’da önemli görevlerde bulundu, birçok savaşa katıldı.Nezahat, çocukluk çağını hiç...
Yazar: İsmail ÇOLAK