En Güzel Köy
İnebolu’ya bağlı Üçlüce köyünde doğdum, büyüdüm. Köyümüzde yardımlaşmak, birlik ve beraberlik içinde zorlukları aşmak gelenek hâline gelmişti. İmeceye katılmayı her köylü kendine vazife bilirdi. Bunu 2001-2006 yıllarında ilk görev yeri Üçlüce köyü olan Mustafa Demirel Hoca kardeşimizden bir canlı yayında dinlemek o günleri yeniden gözümün önüne getirdi.
Mustafa Hoca Üçlüce köyüne geldiği o günleri şu şekilde anlattı:
“Üçlüce köyü ilk göz ağrım, ilk görev yerimdi. Oradaki birlik beraberliği, vazife yaptığım diğer köylerde göremedim. Akşamları caminin sobasını yakar, namazlarımızı kılardık. Caminin alt katında çayımızı içerken koyu bir sohbete dalardık. Anlatılan anılarla bazen hüzünlenir bazen gülerdik. O günler hiç aklımdan çıkmıyor.”
Bir ara susup konuşmasına gülümseyerek devam etti:
“Yaşadığım bir günü ise hiç unutamadım. Köye geldiğim ilk zamanlardı. Caminin odunu bitmek üzereydi. Köyün muhtarı yanıma gelip; ‘Yarın caminin odunu toplanacak, kesilip yerine yerleştirilecek, köylüce böyle karar aldık.’ dedi. Ertesi günü bir baktım ki büyük küçük herkes caminin yanında toplanmıştı.
Şaşırmıştım. Kimi katır ve eşekleri ile odun taşıyor, kimi gelen odunları kesiyor, kimi yerine yerleştiriyordu. Köylüler içinde tek bir kaytaran yok, herkes iş başında… Küçük çocuklar bile bir iş yapmanın telaşesi içindeydi. Bunu görünce çok duygulandım.
Gittiğim her yerde de bu durumu anlatıyorum. Bir de yol açmak için böyle bir imece olmuştu. Ona ben de katılmıştım. Yollara doğru uzanan dalların ve dikenlerin kesilmesi, yola düşen taşların temizlenmesi yine el birliği ile yapılmıştı. O gün içimde bir huzur hissetmiştim. Aynı huzuru her köylünün yüreğinde hissettiğine eminim. Bütün yüzler gülüyordu çünkü.”
Mustafa Hoca kardeşimizi dinledikten sonra ben de diyorum ki, İnebolu, Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği mücadeleden dolayı ülkemde İstiklâl Madalyası alan tek ilçe. Üçlüce köyü, vatanımda birlik beraberliğiyle anılan köylerin en güzellerinden biri…
Emine Yılmaz DERECİ
YazarZengindir Türkçemiz, sohbetler kısırDillerin ucundan uçmuş sözcüklerHepimiz suçluyuz bizdedir kusurYaralı kuş gibi kaçmış sözcüklerBeş on kelimedir güne yayılanGünaydını zor der düşten ayılanLisanımız...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Yaşlı bir kadın elinde bastonu ile parkta yürüyüş yapıyordu. Evlerine yakın olan bu parka hemen hemen her gün gelirdi. Soluklanmak için durduğunda yanına beş yaşlarında bir kız çocuğu yaklaştı ve ona ...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Dedem köyden gelirken kestane ve ceviz getirmişti. Kestaneler iri ve renkleri parlaktı. Dedeme sordum:- Dedeciğim, bu kestaneleri nereden topladınız?- Tarlalarımızın kenarlarında ve ormanlık alanlarda...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Çoban Ali, köyün sığır ve küçükbaş hayvanlarını otlatır, geçimini çobanlıktan sağlardı. Her gün hayvanları köye uzak çayırlıklara götürürdü. Akşam karnı doyan hayvanlarla köye dönerdi. Her...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ