Teşekkür Edebilmek Erdemdir
Yapılan bir iyiliğe karşı duyduğumuz memnuniyeti ve gönül borcumuzu teşekkür kelimesiyle ifade ederiz. Teşekkür “şükretme” sözcüğünden alınmıştır.
Hamd ve şükür kulluk borcu, teşekkür ise insanlık borcudur. Dinimiz Allah'tan gelen nimetlere ve iyiliklere şükretmeyi etmeyi emrettiği gibi, insanların yaptığı iyiliklere karşı da teşekkür etmeyi emretmektedir.
Bir akrabamıza bir arkadaşımıza teşekkür etmek onu onurlandırmak demektir. İçten yaptığımız bir teşekkür, verilen emeklerin gerçek karşılığıdır.
Bazen bir dostumuzdan, bir arkadaşımızdan iyilik görsek teşekkürü ihmal ederiz. “Arkadaşım veya akrabam değil mi yapacak, bu onun vazifesi ”diye düşünürüz. İyilik yapmak, yardımcı olmak onların görevi olabilir ancak bu durum “teşekkür etmemize gerek yok” anlamına gelemez.
Teşekkürü en çok hak edenler en yakınımızdakilerdir. Teşekkür ettiğimiz zaman yardım edenlerin emeğinin hakkını teslim etmiş oluruz. Daha çok iyilik yapması ve başarılı olması yönünde motive ederiz
Tevbe ile özür arasında bir ilişki bulunmaktadır. İkisinde de pişmanlık ve ilerde bir daha aynı şeylerin olmayacağı yönünde söz vermedir.
Allaha karşı işlemiş olduğumuz hatalarımızın, yerine getiremediğimiz emirlerin affı için tövbe ederiz.
Yapmış olduğumuz bir hata veya yanlış davranış sonucu bir kişinin kalbini kırdığımızda, herhangi bir kişiye veya kuruma zarar verdiğimizde ise özür dileriz
Birine zarar verici bir davranış sergilediysek, hata yaptıysak, haksızsak karşımızdakinin gönlünü almak sorumluluğumuzdur.“O da bana böyle yapmıştı, şöyle yapmıştı, özür dilersem küçülürüm, ne gerek var.” gibi düşünürsek arkadaşımızı, dostumuzu kaybederiz.
Özür dilemek iletişimi kolaylaştırır. Bir tür helalleşmedir. Hata yaptığımızda, özür dileyerek sorumluluğumuzu kabul etmiş oluruz. Hatanın sebep olduğu zarara üzüldüğümüzü dile getiririz. Özür dilemek, insanın kendine güveninin de bir göstergesidir
Çevremizdekilerle iyi iletişim kurmanın temeli onlara değer verdiğimizi hissettirmektir. Bir kişiden özür dilemek ya da ona teşekkür etmek “Sen benim için önemlisin, sana değer veriyorum.” anlamına gelir.
Zamanında ve samimiyetle dilenen bir özür, olumsuz duyguları ortadan kaldırır. Dostluğun, arkadaşlığın yeniden devam etmesini sağlar. Hatalarımızdan ders alma ve bir daha aynı hatayı yapmama azmi doğar. Hatalarını görebilen ve özür dileme erdemine sahip olan bir kişi, Allah’a karşı kusurlarını da görme ve tövbe etme erdemine sahip olur.
Özür dileyen kimse kendi dışındaki insanların gözünde daha da büyür. Erdemli, dürüst ve ahlaklı niteliklerini kazanmış olur.
“Teşekkür etmek” veya “özür dilemek” alışkanlığına başkaları için değil önce kendimiz için alışmalıyız. Mutlu, huzurlu bir hayat yaşamak ve iyi bir kul olabilmek için bu iki erdeme ihtiyacımız var.
Naciye BEYZA
Yazarİmanın şartlarından biri de meleklere iman etmektir. Melekler nuranî varlıklardır. Dişi veya erkek ayrımı söz konusu değildir. Sürekli Allah'ın emrettiği gibi ibadet ile meşguldürler. İnsanlar gi...
Yazar: Naciye BEYZA
Vakfın Adı: Şakir Beyefendi Bin AhmedVefik Bey VakfıKurucunun Lakabı: Edirne ValisiKurulduğu Yer: EdirneKuruluş Tarihi: 1341H. / 1923 M.Edirne trenindeki genç yolcu, yanındaki orta yaşlı bir amcayla s...
Yazar: Nisa ERCİYES
Sevgi, sevilen varlığın mükemmelliği, güzelliği, insana olan faydası gibi sebeplere dayanır. Bu açıdan baktığımız zaman Peygamber Efendimiz sevgiye en çok layık olandır.Peygamberler, Allah'ın kulu ve ...
Yazar: Naciye BEYZA
“Annemle babam kaç gündür birbiriyle konuşmuyor abla. Ne yapsak da onların barışmasını sağlasak?” diye sordu Sedef.“Düşünüyorum ama henüz bir çıkış yolu bulamadım kardeşim. Annemizin kalbi kırık. Birb...
Yazar: Sibel UNUR ÖZDEMİR