Sahabe Albüm: Adiyy Bin Hâtem
Cömertliğiyle meşhur Hâtem-i Tâî’nin vefatından sonra, Tayy Kabilesinin başına gelen zatın oğlu olan Adiyy, Hıristiyan idi. Kendi dinine sıkı sıkıya bağlıydı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in İslâm davasını ilan etmesinden çok huzursuz oldu ve başını alıp Arap Yarımadası’nı terk ederek, Hıristiyanlığın yaygın olduğu Anadolu içerilerine kadar geldi. Bir müddet sonra avare şekilde dolaşmaktan bıktı ve kendi kendine şöyle dedi:
“Şu zata (Hz. Muhammed’e) niçin gitmiyorum ki? Eğer yalan söylüyorsa, ben onu fark ederim. Yok, eğer doğru söylüyorsa ona tabi olurum.” Rasûlullah’ın huzuruna geldi. Sahabe-i kirâm, Adiyy’in aniden çıkıp gelmesine çok şaşırmışlardı. Peygamberimiz (s.a.v.):
“Ey Adiyy! Müslüman ol ki kurtulasın.” (Rasûlullah bu sözü üç defa tekrarladı.)
“Benim dinim var.”
“Ben senin dinini senden daha iyi biliyorum.”
“Benim dinimi benden daha iyi nasıl biliyorsun?”
“Evet, sen Rakusiye’den değil misin? Kavminin dörtte bir ganimetini yemiyor musun? Bu senin dininde sana helal değildir.” Bu konuşmalardan sonra Adiyy, tekrar ortalıktan kayboldu. Kendi iç âleminde devamlı olarak manevî fırtınalar kopuyordu.
Bir ay kadar sonra Adiyy tekrar Rasûlullah ile karşılaştı. Peygamberimiz ona:
“Ben senin İslâm’a girmene mani olan şeyi biliyorum. Sen bu dine, ‘Sadece zayıflar, kuvvetli olmayanlar giriyor, zaten Araplar da böyle kimseleri içlerinden atmışlardır.’ diye düşünüyorsun. Hîre’yi bilir misin?
“Görmedim, ama duydum.”
“Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah bu dini mutlaka tamamlayacak ve hâkim kılacak. O kadar ki, bir kadın kimseye ihtiyaç duymadan, tek başına Hîre’den kalkarak gelip Kâbe’yi tavaf edecek. Kisra bin Hürmüz’ün hazineleri ele geçirilecek.”
“Kisra bin Hürmüz’ün hazineleri mi?”
“Evet, Kisra bin Hürmüz’ün hazineleri… Servet bollaşacak. O kadar ki varlıklı kimseler yardım yapmak için fakir bulamayacak.”
Yıllar sonra, Rasûlullah ile aralarında geçen konuşmaları naklederken Adiyy şöyle demiştir:
“Kimsesiz bir kadının Hîre’den gelip Kâbe’yi tavaf ettiğine şahit oldum. Kisra’nın hazinelerini ele geçirmeye giden askerî birliğin öncüsü idim. Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, üçüncüsü de mutlaka olacaktır. Çünkü bunu Rasûlullah (s.a.v.) söylemiştir.”
Adiyy bin Hâtem, Miladi 630 yılında Müslüman oldu. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)’den iki sene gibi kısa bir zamanda birçok hadis-i şerif nakletmiştir. Hz. Adiyy, tıpkı babası ve Hâtem-i Tâî gibi çok cömert idi. Sahabe arasında kendisine çok hürmet gösterilirdi. Yanına geldiğinde de Rasûlullah (s.a.v.) kendisine ikramlarda bulunurdu. Kendisi çok şefkatliydi. Karıncalara bile şefkatle muamele eder ve karıncalara yemek verirdi. İbadetine de çok düşkündü. Uzun bir ömür yaşadı. Hicret’in 68. yılında Kûfe’de vefat etti.
N.Nida DURAN
YazarBeşinci Osmanlı padişahı Çelebi Mehmed’in yedi kızından biridir. Annesi, Kumru Hatun’dur. 1407’de Amasya veya Merzifon’da doğdu. Çocukluk yılları, Osmanlı’nın en buhranlı dönemi olan Fetret Devri’ne r...
Yazar: Bengisu HAYAT
Hükümdarları İslâm’a davet için gönderilen elçilerden birisi de Alâ bin Hadramî’dir. Peygamberimiz onu, Bahreyn’e elçi olarak gönderdi. Mecusi olan Bahreyn Hükümdarı Münzir’e bir mektup yazdı. Hz...
Yazar: N.Nida DURAN
Adamın hastalığına çare bulamayan doktorlardan biri, kendisine evliya denilen bir ihtiyarın adresini vermişti. Söylenenlere göre, en ağır hastalar bile o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. Adam, verile...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
Depremlerde maddî kayıplar olur. Bir zaman sonra bunlar giderilir. Manevî kayıplarsa hemen giderilemiyor. Aylarca hatta yıllarca bunun etkileri devam ediyor. Ruhsal yönden yaşanan problemlerin etkisin...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ