Beyaz Tüneldeki Siyah Kedi
Siyah bir kedi. Simsiyah…
Beyaz karlardan bir tünelde. Bembeyaz…
İlerliyordu.
Tünelin ne başı belliydi ne sonu. Siyah kedi, sonuna kadar gitmeliyim, diye düşündü.
Sonu neresiydi, bilmiyordu.
Sağı solu önü arkası altı ve üstü bembeyazdı.
Simsiyah kedi, bembeyaz kardan bir tünelde ilerliyordu...
Dışarıda diğer kediler, başka beyaz tünellerdeydi. Bir kısmı tünellerden çıkıyor, başka bir kısmı tünellerde uzun süre kalmaktan yorgun düşüp gözlerini kapatıyordu.
Simsiyah kedi kendi tünelinde zamanın neden bir türlü geçmediğini anlayamıyordu. Yoksa zaman, bu bembeyazlığın içinde durmuştu da haberi mi yoktu!?
Simsiyah kedi yürürken, dışarıda başka kedilerin kendi tünellerinde yalnız başlarına yürüdüklerinden habersizdi. Burada bir tek ben varım galiba, diye düşündü.
Dışarıda, bir kısmı tünellerden çıkmış bir kısmı hâlâ çıkmaya çalışan kedilerin hepsi yalnızlık içindeydi.
Gece olduğunda sevdiklerini çok özleyen kediler yıldızlara bakıyor ve kulaklarını yukarı uzatıp, uzun uzun miyavlıyorlardı. Yıldızlar da kedilere yardım etmek ister gibi uzun uzun yanıp sönüyorlardı.
Simsiyah kedi sonunda tünelden çıktığında, başka tüneller olduğunu gördü. “Yalnız değilmişim” dedi. Bir tünelin başına geçti hemen. “Yalnız değilsin.” dedi. Gökyüzünde bir yıldız uzun uzun yanıp sönüyordu.
Seda BAYRAK DURGUT
YazarAnnesine yardım etmek için mutfağa koştu çocuk. Bir yandan saate bakıyor, bir yandan tabakları sofraya diziyordu. Heyecanlıydı, ilk gündü bugün… Geçen yıl bayram sonrası “Allah’ım inşallah yine R...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
İlçede tek katlı, toprak damlı, bahçeli bir evde oturuyorduk yıllar önce. Ortaokula gidiyordum daha. Babam başka bir kentte görev yaptığı için hafta sonları eve gelirdi.Bir sonbahar günü, akşama doğru...
Yazar: Erdal KARASU
Ankara halkı, Millî Mücadele yıllarında Cuma veya Bayram Namazları gibi bazı namazları, açık havada kılıyordu. Namaz kılınan bu yere, Namazgâh Tepesi denirdi. Burası, bugünkü Etnografya Müzesi ve Türk...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Mavi valizini açtı ve eşyalarını düzgünce yerleştirdi babam. Çoraplar yuvarlandı. Pantolon ve pijamalar nazikçe katlandı. Gömlekler üstüne kondu pantolonun ve terlikler… Babamı dikkatle izledim valizi...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT