Sultan Reşad’ın 2. Kadınefendisi Mihrengiz Sultan
Sultan Mehmed Reşad'ın ikinci kadınefendisidir. Çerkes asıllı olup Soçi doğumludur. Doğum tarihiyle ilgili kesin bir bilgi yoktur. Gerçek ismi Fatma’dır. Osmanlı Sarayı’na girdikten sonra kendisine “Mihrengiz” adı verilmiştir. İsmi kaynaklarda, Mihriengiz olarak da geçmektedir.
1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nde ailesiyle beraber Osmanlı topraklarına gelmiştir. Fakat bu esnada bir süre kaybolmuştur. Rivayete göre kendisini, Osmanlı Sarayı’ndan bir hanımefendi bulmuş ve şefkat göstererek hareme getirmiştir.
Sarayda iyi bir eğitim ve terbiyeden geçirilmiş, mükemmel bir biçimde yetiştirilmiştir. Bu arada musiki dersleri de almış, piyano çalmasını öğrenmiştir. O zamanlar henüz veliaht şehzade olan Mehmed Reşad Efendi, genç ve güzel Mihrengiz’i görmüş ve beğenmiştir. 4 Nisan 1887 tarihinde de izdivaç etmiştir. Düğünden bir sene sonra 1888’de, yine eşinin veliahtlık döneminde Şehzade Ömer Hilmi Efendi'yi dünyaya getirmiştir.
Kocası Mehmed Reşad’ın 27 Nisan 1909’da tahta çıkmasıyla “İkinci Kadınefendi” unvanını elde etmiştir. Avusturya İmparatoriçesi Zita’yı 30 Mayıs 1918’de haremde ağırlayanlar arasında Mihrengiz Kadınefendi de vardı. Saray nedimesi Leyla Açba’nın hatıratında belirttiğine bakılırsa, Zita bu ziyaretinde Kâmures Kadın kadar Mihrengiz Kadın’ı da çok beğenmiştir.
Çok hassas ve narin bir yapıya sahip olduğundan sürekli hastalandığı ve sık sık sayfiyeye çıkarak hava değişimi yaptığı, kayıtlarda geçmektedir. Son senelerinde daha sık hastalandığı ve çok zayıfladığı da onu tanıyanlar tarafından ifade edilmiştir.
Efendisi Sultan Reşad Han’ın, 4 Temmuz 1918’de vefatından sonra oğlu Ömer Hilmi Efendi’nin sarayında ikamet etmeye başlamıştır. 1924’te halifelik kaldırılıp Osmanlı Hanedanı sürgüne gönderilince de, oğluyla birlikte Mısır’a gitmiştir. 12 Aralık 1938 tarihinde İskenderiye’de fani hayattan ayrılmıştır. Kabri Kahire’de, Prens Ömer Paşa’nın türbesindedir.
Sultan Reşad’ın saltanatında 10 yıl saray muallimeliği yapan Safiye (Ünüvar) Hanım, kendisini ziyaret etmesini, ilk tanışmalarını ve bu esnada kadınefendi hakkındaki hoş kanaatlerini şöyle dile getirmiştir:
“Sultan Reşad’ın ikinci haremi Mihrengiz Kadınefendi ile Ömer Hilmi Efendi sayfiyeden henüz avdet etmişlerdi. Piyalerû Kalfa’ya ziyaret hususunda fikrini sormak için odasına gittim. Kendisini seccadenin üzerinde mütevekkilane Allah’ına vatan, millet ve efendisinin selâmeti için dua etmekte olduğunu gördüm ve bekledim.
Ziyaret etmek lazım olup olmadığını sorunca, hemen muavinesi bulunan Şevkidil Kalfayı mezkûr kadınefendinin dairesine gönderdi ve mülakat rica etti. On dakika geçmemişti ki, giden saraylı hemen avdet etti. Ertesi günü saat üçte kabul olunacağımız haberini getirdi. Yine benim için hazırlık ve biraz da helecan baş göstermişti. Zira kadınefendi ile şehzadeye hiçbir yerde tesadüf etmemiştim.
Ertesi günü muayyen saatte dairelerine kalfamla beraber gittik. Ve diğerlerinde olduğu gibi daire kalfasının odasına aldılar. Bizleri bir saniye bile bekletmeden hemen kadınefendinin huzuruna kabul ettiler. Dördüncü Kadınefendi müstesna olmak üzere diğerleri çok şişmandı. Ne saklayayım, bu derece zayıf göreceğimi ümit etmemiştim. Bilahare işittiğime göre, son senelerini daima hastalıkla geçirmiş. Bu boş şeyleri düşünmek benim için fazlaydı. Neyse, vazife-i resmiyem derhal beni ikaz etti.
Nazik ve mültefit kadınefendi ile şehzadeyi ayakta buldum. Hiç lâyık olmadığım halde bana gösterilen bu teveccüh ve saygı şu satırları yazarken dahi minnettarlığımı unutturmuyor. Kadınefendi bir kanepeye, mahdumları da koltuğa oturdular. Bana da nazikâne, sandalyeye oturmamı emrettiler.
Piyalerû Kalfa da yanımda yüksekçe bir mindere oturdu. İstifsar-ı hatırdan (hal hatır sormadan) sonra takip ettiğimiz dersler hakkında sual sordular. Bittabi münasip surette cevap verdim. Bu aralık, Kur’an-ı Kerim’i tamamen hatim etmeyince mektep derslerine devam edemeyeceğim hakkındaki irade-yi şahaneyi arz ettim. Verdiğim cevaptan çok memnun kaldı.”
Bengisu HAYAT
Yazar24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutlayacağımız bu ayda, her bir öğretmen öğrencisinin kendisini örnek aldığını düşünerek, söz ve davranışlarına çok dikkat etmek zorundadır. Öğrenciler öğretmenlerini seve...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
Yıllar önceki gibi, yine size mektup yazmanın derin heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Yazdıkça size, mevsim yaza dönüyor. Kelimelerim gül bahçelerime zıplıyor. Gönül duvarlarıma tırmanıyor sevgi dolu n...
Yazar: Nilüfer Z. AKTAŞ
Saliha SultanSultan II. Mahmud’un kısa ömürlü kızlarındandır. 17 Nisan 1811’de, Aşub-i Can Kadın’dan dünyaya gelmiştir. Doğmadan önce hazırlanan doğum eşyası hazineden, Aşub-i Can Kadın’ın dairesine g...
Yazar: Bengisu HAYAT
Çerkez asıllı bir saray görevlisidir. Ne zaman, nerede doğduğu ve geçmiş hayatı hakkında ne yazık ki bilgi mevcut değildir. Cariye olarak Osmanlı Sarayı’na alınmış, zamanla kalfalıktan ustalığa kadar ...
Yazar: Bengisu HAYAT