Şiir: Âb-ı Hayât
O yüce Mevlâ’dan aldığım güçle
Her türlü engeli, aşmaya geldim.
Benim öz kardeşim köpüren Dicle
Deli Fırat gibi, coşmaya geldim.
Kavuşmak istersen o büyük üne
Gönül pusulanı çevir o yöne
Şişte kebap gibi ben döne döne
Aşkın fırınında, pişmeye geldim.
Yeşerecek bir gün; güzel tohum ek
Her şeyi yaratan O ise bir tek
Dizimdeki takat kesilene dek
Yılmadan peşinde, koşmaya geldim.
Bunca sitemlerim bildin mi kime?
Yeter ettiklerim kendi kendime
”Kükremiş bir selim sığmam bendime
Yırtarım dağları”, taşmaya geldim.
Ellerin sözüne nasıl da kandım
Çöldeki serâbı su olur sandım
Gönül çırasında fitilsiz yandım
Sonunda susadım, çeşmeye geldim…
Hanifi KARA
ŞairHer kuluna o gerekli Allah aşkı, Allah aşkı. Muhtâcız ona sürekli Allah aşkı, Allah aşkı. En güzel aşk, O’nun aşkı… Kural konur evre evre Say yapılır Safâ/Merve Her sevg...
Şair: Hanifi KARA
Osmanlı padişahlarımızdan Sultan Mehmet Reşat çocukları çok sevdiği için, mezarından çocuk sesleri eksik olmasın diye, vasiyetinde türbesinin yanına bir okul yaptırılmasını istemiş. Yaratılanı Yaratan...
Yazar: Aydın BAŞAR
İlim, irfan, şefkâtle; üç kıtaya yayıldık Yaptığımız hizmetle, tarih bizi tanıyor. Bizzat resmi ellerce, yıllarca uyutulduk Yeni asrın başında, bir millet uyanıyor. İslâm’da suç arama, suç...
Şair: Hanifi KARA
On asır kilise, beş asır câmi Seksen altı yıllık, hasret son buldu. Bir asra yakın da, müzelik yaptı Seksen altı yıllık, hasret son buldu Ezan göğü deler, minâresiyle Müezzin ...
Şair: Hanifi KARA