Sultan Abdülaziz’in Baş Kadını Dürrinev Sultan
Sultan Abdülaziz’in baş kadınıdır. 15 Mart 1835’de Batum’da; Abhaz olan Prens Mahmud Bey Dziapş-İpa ile Prenses Halime Hanım Çikotua’nın kızı olarak dünyaya gelmiştir. Asıl adı Melek’tir. Kendisinden üç yaş küçük olan kız kardeşi Ayşe Kemalifer ile beraber Osmanlı Sarayı’na verilmiştir. Sarayda, inci gibi parlayan anlamına gelen, “Dürr-i Nev” ismiyle anılmıştır.
Haremde, Sultan Abdülmecid’in eşlerinden Servetseza Kadınefendi’nin himayesine girmiş ve ona nedimelik etmiştir. Servetseza Kadın sayesinde iyi bir terbiye ve eğitimden geçirilmiştir. İyi derecede piyano çalar ve resimler yapardı. Fransızcasını da geliştirmişti. Yaptığı resimleri Padişah Abdülmecid’in validesi Bezm-i Âlem Valide Sultan’a ve hanımı Servetseza Kadınefendi’ye hediye ederdi.
Dürrinev, orta boylu, zayıf ince belli, uzun sarı saçlı ve ela gözlü idi. Bir gün Dolmabahçe Sarayı’nda, Şehzade Abdülaziz Efendi tarafından görülüp beğenilmiştir. Peşinden de hemen yengesi Servetseza’dan genç nedimeyi istetmiştir. Nihayet gerekli iznin çıkması üzerine Abdülaziz Han, daha veliaht iken Dürrinev ile izdivaç etmiştir. Düğünleri, 20 Mayıs 1856 tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşmiştir.
Dürrinev, düğünden bir sene sonra 1857’de, Yusuf İzzeddin Efendi’yi doğurmuştur. Yusuf İzzeddin, Padişah’ın ilk çocuğudur. Sultan Abdülaziz, 25 Haziran 1861’de tahta çıkınca Dürrinev, “Baş Kadınefendi” unvanını almıştır. Sultan Abdülaziz’in padişahlığı zamanında da, 11 Temmuz 1862’de Saliha Sultan’ı dünyaya getirmiştir.
Bu arada Abdülaziz Han, cülusu müteakiben kardeşi Sultan Abdülmecid’in çocuklarını Dolmabahçe Sarayı’na davet etmiş ve o sırada 5 yaşında olan şehzadesi Yusuf İzzeddin Efendi’yi de yanına çağırtmıştır.
Padişah, Yusuf İzzeddin’e diğer şehzadelerin elini öptürmüş ve onların alt tarafına oturtmuştur. Arkasından, kardeşi Abdülmecid nasıl kendisine yumuşak davranıp serbest hareket ettirdiyse; onun şehzadelerine de öyle muamele göstereceğine ve rahat ettireceğine söz vermiştir. Onlara şöyle hitap etmiştir: “Size bir veçhile sıkıntı çektirmem. Pederiniz zamanında ben nasıl gezdim ise, siz de öylece pâdişah-zâdeliğe yakışacak sûrette gezmelisiniz.” Daha sonra Şehzade Yusuf İzzeddin’i işaret ederek; “Bu da sizdendir. Buna da bakıverin.” demiştir.
Dürrinev Kadınefendi’nin duruşu, bakışı ve yürüyüşü son derece asildi. Gayet şık giyinir, göz alıcı mücevherler takardı. Hatta giyim kuşamı, taktığı aksesuarlar saray halkı tarafından taklit edilirdi. Fransa imparatoriçesi Eugenie, İstanbul’u ziyaret ettiğinde, onu haremde ağırlamış; imparatoriçeden daha güzel ve görkemli kıyafetiyle, imparatoriçe dâhil herkesi büyülemiştir.
Sultan Abdülaziz’in, 1876’da Mithat Paşa ve Hüseyin Avni Paşa’nın başını çektiği bir darbe hareketi neticesinde tahttan uzaklaştırılmasıyla Dürrinev Kadın, eşiyle birlikte Feriye Sarayı’na hapsedilmiştir. 4 Haziran günü kocası katledildikten sonra onun cansız bedenini görünce bayılmıştır. Ardından darbecilerin kurduğu düzmece mahkemede sözde sorgulanmış ve mahkeme görevlilerinin ağır hakaretlerine maruz kalmıştır. Sultan II. Abdülhamid padişah oluncaya kadar hapis hayatı yaşamıştır.
2.Abdülhamid’in saltanatında, Feriye Sarayı’nda yaşamaya devam etmiştir. Sonraki yıllarda sakin ve münzevi bir hayat sürmüştür. 1895 yılının 7 Ekim’inde veya 4 Aralık’ında, Feriye Sarayı’nda vefat etmiştir. Naaşı, Sultan Mahmud Türbesi’ne defnedilmiştir.
Bengisu HAYAT
YazarSultan III. Mustafa’nın kızlarından bir başkasıdır. Âdilşah Kadınefendi’den 15 Aralık 1765 tarihinde dünyaya gelmiştir. Diğer çocuklarının doğumlarında olduğu gibi, Beyhan Sultan’ın doğumunda da babas...
Yazar: Bengisu HAYAT
El-Hasîb, esmâ-i hüsnâdan biri olarak, "kullarına yeten, onları hesâba çeken" mânâlarına gelir. Gerçekten Yüce Allah el-Hasîb'dir. O, kullarını adaletle hesâba çeker ve yapıp ettiklerini bir bir sayar...
Yazar: Editör
İnsan, doğar, yaşar ve ölür. Her can ölümü tadacaktır. Önemli olan kulluk görevimizi en iyi şekilde yaparak fâni hayattan bâki hayata gitmektir. İnsanın yaşamında başına her türlü olaylar gelmemektedi...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
Mihrimah Sultan, Kanûnî Sultan Süleyman’ın, Hürrem Sultan'dan doğan kızıdır. İsminin orijinal yazılışı Mihr-ü Mâh’tır ve “güneş kadar parlak, ay kadar göz alıcı” anlamına gelmektedir. Doğum tarihi kes...
Yazar: Bengisu HAYAT