EHL-İ AKIL YAPMAZ
Evden çalışma döneminde olduğumuz için, mesai bitiminde biraz dışarı çıkıp yürümek iyi geliyor. Geçen akşam da böyle bir mesai sonrası çıktım. Sokakta yürürken yanımdan telefonla konuşan bir kız geçti. Kız maskeli olduğundan mıdır bilmiyorum, karşısındakine sesini duyurmak için yüksek sesle konuşuyordu. Tabii yanından geçenler de ne dediğini rahatça duyuyordu. Söylediklerini pek anlamasam da, tam yanımdan geçerken söylediği şu cümle çok dikkatimi çekti: “Yakın zamanda evinize isminin içinde “s” harfi olan biri gelecek.” dedi. Anlaşılan kız fal baktırmıştı. Yazık ki; kadınlarımız ve genç kızlarımız arasında çok yaygın olan fal alışkanlığı, ya geleceği bilme isteğinden ya da yaşadıkları olumsuz şeylerin sebebini bir kişiye ya da kişilere yükleme arzusundan kaynaklanır. Misal bir kızla erkek evlendiğinde evlerinde huzur olursa ne ala ama geçimsizlik ve buna bağlı olarak ta huzursuzluk başlar ve çekilmeyecek hâle gelirse, bazıları falcılardan ve hocalardan medet ummaya başlar. Falcı suya ya da artık neye bakarsa, büyüden nazardan başlar ve işi kimin büyü yaptığına kadar götürerek aynı kızın dediği gibi adının içinde “x” harfi bulunan bir kişiye işaret eder. Çevrelerinde adının içinde “x” harfi olan kişiler birinci derecede şüpheli olarak suçlanacaktır. Bazen de birkaç kadın bir araya gelip de kahve içtiyse, hemen bir fal bakma olayına girerler. İçlerinden biri günah diyerek karşı çıktığında ise cevap hazırdır: “Biz inanmıyoruz ki öyle, eğlencesine…” Hatta fincanın fotoğrafını çekip falcı bacıya göndererek merakla beklerler ne diyeceğini. İnanmıyoruz deseler de için için umutla beklerler, gelecekle ilgili güzel haberler vermesini. Kendisi farkında değildir ama bu hareketiyle imanına zarar gelmekte hatta belki Allah’a şirk koşarak dinden çıkmaktadır. Çünkü Allahu Teâlâ Hazretleri, Neml Suresi 65. ayette “Göklerde ve yerlerde olan gaybı Allah’tan başka bilen yoktur.” diye buyurmuştur. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz de Müslim’de yer alan bir hadisinde; “Her kim ki bir arraf/falcıya gidip de bir şey sorsa kırk gecelik namazı kabul olmaz.” Kimsenin son nefesinde iman ile gitmeye garantisi yoktur ama en azından yok masum bir kahve falı, yok günlük burcunu okuma ya da falcılara giderek bile bile imana halel getirme de hepten akılsızlıktır.
Raziye SAĞLAM
YazarNefsin başı hoş olur gerçi bî-namaz ileSen namazı bırakma, mi’rac et namaz ileGeçtiğimiz günlerde bütün İslâm âlemi olarak, Ramazan Bayramı’nı idrak ettik. Haberlerde Mescid-i Aksa’da tüm engellemeler...
Yazar: Raziye SAĞLAM
İçinde bulunduğumuz ayda, 29 Mayıs 1453, İstanbul’un fethini kutluyoruz. İstanbul’un fethi, son zamanlarda bazı çevrelerce basitleştirilmeye çalışılsa da insanlık tarihindeki en önemli olaylardan biri...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Bu sayfadan sizlerle, zaman zaman gerek yurt dışı gerek yurt içinde gezip gördüğüm yerleri paylaşıyorum. Bu yazımda da, eylül sonu ve ekimin ilk haftasında yaptığımız Muğla Datça gezimizden biraz bahs...
Yazar: Raziye SAĞLAM
İlk hicret eden kadınlardan olan Hz. Şifâ'nın künyesi Ümmü Süleyman binti Ebî Hasme’dir. Zamanının en akıllı kadınları arasındaydı. Kendini yetiştirmek için çaba gösteren fazilet sahibi bir hanımefend...
Yazar: N.Nida DURAN