ZAVİYE’NİN GÜLLERİ

Somuncu Baba


Mânânın ummanında kulaç atar dervişler


Dünyaya kıymet vermez¸ Hakk yolunda ermişler


Hakikate adanmış¸ bir gönüle girmişler


Alınları secdede¸ Hakk’a açık elleri


Her dem yeniden açar Zaviye’nin gülleri



 


Aşikâr eylemişler ölümün sırlarını


Bugüne taşımışlar şanlı asırlarını


Kuştüyü bellemişler namaz hasırlarını


Hakk’ın adını anar¸ pirüpâktir dilleri


Her dem yeniden açar Zaviye’nin gülleri



 


Hakk’ı hak bilir canlar¸ batıldan uzak durur


Kalplerinde bulunmaz hardal tanesi gurur


Ruhları çepeçevre sarar ilâhî sürur


Zulmü târumâr eyler gözyaşından selleri


Her dem yeniden açar Zaviye’nin gülleri



 


Tevhidin kalesinde muzaffer neferdirler


Hakikat ordusunda gönüllü bir erdirler


Gönül sofrasında aşk¸ alınlarda terdirler


Zemheri ayazında eser bahar yelleri


Her dem yeniden açar Zaviye’nin gülleri



 


Gönül kabesindeki tağutları kırmışlar


İslâm’ın bahtı için ne hayaller kurmuşlar


Hakk katında aşikâr¸ halk katında sırmışlar


Allah’ı zikretmekle dolar gönül pilleri


Her dem yeniden açar Zaviye’nin gülleri



 


Bir kelebek misali dünyaya nazar eyler


Bu dünya bir pazardır¸ aşk ile pazar eyler


Nedamet yaşlarını nefsine hızar eyler


Ateşe verir ben’i¸ göğe çıkar külleri


Her dem yeniden açar Zaviye’nin gülleri



 


Şükrün müşahhas hâli¸ tevekkül abidesi


İçlerinde bir nebze yoktur dünya hevesi


Zikir halkalarında yankılanır “Hû” sesi


Bizim il’e benzemez¸ bir başkadır illeri


Her dem yeniden açar Zaviye’nin gülleri

Sayfayı Paylaş