YAVUZ SULTAN SELİM HAN’A KIRKBİR MISRA

YAVUZ SULTAN SELİM HAN’A KIRKBİR MISRA

Bir Sultan ki, az rastlanır eşine,
Ulu Hakan, Yavuz Sultan Selim Han,
Düşmüş Çaldıran’da Şah’ın peşine,
Yazmış destan, Yavuz Sultan Selim Han…

Bir Osmanlı, Osmanlı’nın sâlihi,
Bir Cihângîr, adaletin târihi,
Mısır, İran, Afrika’nın fatihi,
Bir kahraman, Yavuz Sultan Selim Han…

Top sesiyle şahlanırken her kır at!
Sanki Hak’tan O’na inmiş bir berat,
Sahâbi’den sonra, ne tuğ, ne hilat,
Yetmez unvân, Yavuz Sultan Selim Han…

Köprü kurmuş Kânûnî’li yıllara,
Umut ekmiş ‘Hanefî’ce’ dallara,
Mercidâbık, Antep, nice yollara,
Olmuş revân Yavuz Sultan Selim Han…

Kanatlanmış yeniçeri, Sipâhi,
Yol bulunsa zapt edermiş Merih’i!
Mührünü her cenge vurmuş bir dâhi,
Mührü zaman, Yavuz Sultan Selim Han…

‘Sin, Şın’a’ girince âlim müjdesi,
Âyan olmuş Ârâbî’nin türbesi,
Hâdimül Hârameyn Türk Halifesi,
Hizb-i Kur’ân, Yavuz Sultan Selim Han…

Sekiz sene süren müşkül saltanat,
Toprağımız nasıl olmuş tam üç kat?
‘Selîmî’ mahlâslı, sâde bir hayat,
Güzel insan, Yavuz Sultan Selim Han…

Efendimiz (s.a.v.) rehber Sinâ çölünde,
Allah (c.c.) adı varmış her an dilinde!
Yenik düşmüş ‘şirpençenin’ elinde,
Zor imtihan, Yavuz Sultan Selim Han…

Bir mihmân ki, elli yılın Yavuz’u,
Bir tufan ki, zaferlerin mahmuzu!
Sendin ağzımızın, biberi tuzu,
Darda Turan, Yavuz Sultan Selim Han…

Bir Umman ki, ne söylesem nâfile,
Her hâliyle misâl olur Celil’e,
Beş yüz yıldır ağlar kaftanı bile,
Ağlar cihân, Yavuz Sultan Selim Han…
Ağlar mizân, Yavuz Sultan Selim Han…

Sayfayı Paylaş