Sultan Dördüncü Murad Han

Buhranlı günlerde yaşı on birdi,
Kösem’i bekledi Dördüncü Murad,
Yirmiye gelince devreye girdi,
Zilleti hakladı Dördüncü Murad…

Çok cesurdu, bırakmadı tedbiri,
Zorba paşaları gördü zâhiri!
Sehpaya gönderi altı veziri,
Uç uca ekledi Dördüncü Murad…

Uykusunda bile kullandı atı,
O’na hep zül geldi dünya rahatı,
Azmiyle fethedip Revan, Bağdat’ı,
İki kez yokladı Dördüncü Murad…

Yangın kül etse de halkın damını,
Düzeltti devletin her encâmını,
Murâdi mahlasla şiir camını,
Nazikçe tıkladı Dördüncü Murad…

İki yüz okka gürzü tutan elleri,
Kalkan delen yayı çeken kolları,
Afyonu, tütünü, türlü falları,
Meyi yasakladı Dördüncü Murad…

Hazarfen geçerken uçan kuşları,
Lagari roketler, dik yokuşları,
Ak pirinç içinde beyaz taşları,
Tek tek ayıkladı Dördüncü Murad…

Evliya Çelebi, Kâtip Çelebi,
Şeyhülislam Yahya ve Koçi Bey’i,
Doldurdu tamamen boş hazineyi,
Millete sakladı Dördüncü Murad…

Kâbe’yi yeniden bina ettirdi,
Haber almak için, tebdile girdi,
Hatla meşgul oldu, besteler verdi,
Ne durdu, tekledi Dördüncü Murad…

Sultan Ahmet haziresi bir hamuş,
Nice meziyeti yazmıyor kamış,
Osmanlının kararmaya başlamış,
Yüzünü akladı, Dördüncü Murad…

Celil ne bilirsin Sultan hâlini,
Fatiha’yla güzelleştir dilini,
Yirmi sekizinde dâvet gülünü,
Son defa kokladı Dördüncü Murad…
Hakk’ı sayıkladı Dördüncü Murad…

Sayfayı Paylaş