Sultan Ahmet Han’a On Dört Kıta

Bir çocuk neyler zor günde?
Er Han birinci Ahmet Han…
Tahta çıkmış on dördünde,
Sultan birinci Ahmet Han…

Üçüncü Mehmet’in oğlu,
Hüdai aşkıyla dağlı,
Dinine yürekten bağlı,
İnsan birinci Ahmet Han…

Kardeş katli elinde kor,
Sevdiğine kıymak çok zor,
Şimdi isminle ağlıyor,
Meydan birinci Ahmet Han…

Hocasına hizmet etmiş,
‘Bahtî’ Nazireler gitmiş,
Daha başlamadan bitmiş
Tufan birinci Ahmet Han…

Resul sevdâ, Ravza canda,
Elmaslar fedâ uğrunda,
Altınlar Kâbe yolunda,
Kurban birinci Ahmet Han…

Altınoluk tezyinatta,
İran yenik sevkiyatta,
Âlemlerle Arafat’ta,
Zîşan birinci Ahmet Han…

Osmanlı’nın bir sâlihi,
On dördü tutmuş tâlihi,
Estergon, Uyvar fatihi,
Hakan birinci Ahmet Han…

Nasıl bir şâheser çizmiş,
Tam on dört şerefe dizmiş,
Sedefkâr Mehmet’i süzmüş,
Umman birinci Ahmet Han…

Eteğine taşlar almış,
İmârın içine dalmış,
Sen gibi kaç civan gelmiş?
Mihman birinci Ahmet Han…

Dünyaya vermeden meyil,
Zaferleri yazmış il il,
Kısa ömrü koşma değil,
Destan birinci Ahmet Han…

Kösem sultan, Murat yandı,
Çocuklar hasrete kandı,
Biliriz hep baş tâcındı,
Kur’an birinci Ahmet Han…

Ahmet-i evvelin izi,
Hayran eder dizi dizi,
Cennetten mi eyler bizi,
Seyran birinci Ahmet Han…

Kadem sarığına konmuş,
Yirmi sekizinde sönmüş,
Durağana doğru dönmüş,
Devran birinci Ahmet Han…

Ağıtlar meyveyi vermiş,
Celil huzuruna varmış,
Mâvi çinilerde durmuş,
Zaman birinci Ahmet Han…

Sayfayı Paylaş