KANÛNÎ-ONUNCU SULTAN

KANÛNÎ-ONUNCU SULTAN

Beş asırdır cihad meşâlesini,
Yakıyor Kanûnî Sultan Süleyman
Zigetvar’da gördüm, son gölgesini,
Bakıyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Sıhhat demiş dünyânın her kahrında,
Örselenmiş Viyana’nın zehrinde,
Destân olup seferlerin nehrinde,
Akıyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Belgrad üstünde kelebek gibi,
Tuna’da, Sava’da bir çiçek gibi,
Kadir gecesinde bir şimşek gibi,
Çakıyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Estergon’da altın haçın toz hâli,
Camiye çevirir Muhteşem eli!
Katedralin tepesine hilâli,
Takıyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Haçlı ordusuna vermiyor ara,
İki saat yeter, yüzler kap kara!
Mohaç’ta Macar’ı bataklıklara,
Döküyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Preveze yenik düştü restine,
Cerbe’de haçlıyı gömdü postuna!
Barbaros’la düşmanların üstüne,
Çöküyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Zembilli Ali’yle Rodos’u açın,
Yahya Efendi’yle dergâha geçin,
Zehirli otları, Adalet için,
Söküyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Süleymaniye der dileklerini,
Piri Reis çizer emeklerini!
Düşmanın bükülmez bileklerini,
Büküyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Ebusuud eler söz kumlarını,
Sinan’ı bilmeyen, bilmez kârını!
Kırk altı yıl sevgi tohumlarını,
Ekiyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Celil coştu, nasıl sığsın bendine,
Dalıp gitmiş Osmanlı’nın fendine,
Muhibbî aşk ile bizi kendine,
Çekiyor Kanûnî Sultan Süleyman…

Sayfayı Paylaş