GÖNÜL

Âdem geldik dünyaya, yine âdem gidelim
Ahir ömür zamanın, kilidini aç gönül
Dünya denen şu handa, insanlıktır tek murat
Belhüm adal canlardan, uzaklara kaç gönül

Sevgileri cem eyle, gir kalbine aşk ara
Aşk olmadan içinde, kabuk tutmaz hiç yara
Narda, harda kalmadan, kavuşulmaz gül yâr’a
Kana kana sevginin, bâdesini iç gönül

Yedi kapı arala, uzaklara adım at
Bin beyzalı bir ata, yollar alsın senle at
Münkir belâ berzahtır, kalbe mâruf duygu kat
Gök ekini biçerce, kötülüğü biç gönül

Nefret iblis düşüdür, kargışlardan dur uzak
Durmaz isen mutlaka, kurar sana pis tuzak
Katmer katmer biriken, günahı çekmez kızak
İyiliği kuşanmak, her dem başa taç gönül
Dön yeter ki nefsinde, arınarak âdem ol
Ağla sema, semahta, bul mutlaka doğru yol
Bir de ara ne varsa, deva olmaz eğri kol
Yaratandan başkası, mânâ değil hiç gönül

Eğri büğrü yollarda, aşk arama bulunmaz
Cetvel doğru değilse, doğrulukta kalınmaz
Güller varken bahçede, ottan ibret alınmaz
Bülbüllerle yaren ol, dikenlerden kaç gönül

Yürür iken engin ol, incinmesin topraklar
Irgalanma poyrazca, süzülmesin yapraklar
Günahları aklarsa, yalnız Yüce Hakk aklar
Çirkin harcın olmasın, güzelliği seç gönül

Okumaksa muradın, kendin oku ilk önce
Elif gibi doğru ol, kal kıyamda ip ince
İmbatlar ki Hüdâ’dan, müjdelerle gelince
Aş yolları aşk ile, birer birer geç gönül

Hüdâ murat bilene, visâl kutlu diriliş
Gerçek salât ahlâktır, yüreğine var iliş
Hâl ehliyle bir olmak, gerçeklere seriliş
“Elin, belin, dilinle”, hikmetini saç gönül

Sayfayı Paylaş