ESKİŞEHİR BİR ERENLER DURAĞI!

Somuncu Baba

İlk yerli otomobil¸ ilk uçak motoru¸ ilk hızlı tren seferinin yapılması gibi birçok ilk bu şehre nasip olmuştur. Orta Anadolu'nun bağrında berrak bir mermer sütun gibi tertemiz ışıldayan ve gülümseyen medeni bir şehirdir Eskişehir.

Anadolu'da mana ikliminin baş şehirlerinden birisi de Eskişehir'dir.


Bin yıldan beri İslâm'ın kadim şehirlerinden… Kültür ve medeniyet yürüyüşünde bayraktarlık yapan bir bozkır ve yürek şehri¸ Eskişehir. Yüzünü aynaya çevirmiş¸ içi ve dışını bir potada eritmiş ve gülümseyişini uzatmış bir umut ve güzellik şehri.


Eskişehir¸ uzatmalı bir sevdanın dervişi gibi güzelliklere baş koymuştur. Şehrin ortasından gürül gürül akan Porsuk Çayı'nın dilindendir bütün ezgileri. Ruhunun çağrışımları ve yüreğinin nakışları mana ikliminin sağanağı altındadır her dem.  Eskişehir bir yanıyla Yunus Emre'dir bir yanıyla Seyyid Battal'dır bilinesi.


“Sakarya” Eskişehir'in saf çocuğudur.


Sakarya bu şehrin bağrından geçerken mana ikliminden esintileri de sürükler götürür Anadolu'nun nice kent ve ilçelerine. Su bir medeniyettir¸ bir hediye ve lütuftur bilene.  Bir şehrin yazgısını değiştirir. Şehirler ve nehirler bir şehrin ufkuna ne güzellikler katarlar¸ ne hikâyeler anlatırlar bilen bilir ancak.


Eskişehir İlklerin Yeşerdiği Şehirdir


İlk yerli otomobil¸ ilk uçak motoru¸ ilk hızlı tren seferinin yapılması gibi birçok ilk bu şehre nasip olmuştur. Orta Anadolu'nun bağrında berrak bir mermer sütun gibi tertemiz ışıldayan ve gülümseyen medeni bir şehirdir Eskişehir.


Evlad-ı Fatihan diyarından gelen misafir soydaş ve dindaşlarımızla nüfusu katlanan¸ üniversiteleriyle¸ bilimsel çalışma yapan münevverleriyle¸ öğrencileriyle geleceğe emin adımlarla yürüyen¸ şaha kalkmış bir şehirdir her dem gidilesi.


Eskişehir ılıcalar ve kaplıcalar şehridir aynı zamanda.  Bor madeni yönüyle ülkenin üçte birini barındıran önemli bir maden şehridir aynı zamanda.  Pişmiş topraktan üretim yapan bir kent olması yanında bu pişmiş toprak için her yıl sempozyumlar düzenlenerek pişmiş topraktan sanat eserleri de yüzeye çıkarılıp ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanmaktadır.


El sanatları¸ halı kilim¸ çuval¸ heybe gibi geleneksel dokuma ürünleri de kent bakımından önemlidir.


Evlad-ı Fatihan diyarından gelenler Boşnak¸ Kırım¸ Kafkas yemeklerini ve kültürünü de şehre eklemiş ve ciddi anlamda bir zenginlik ortaya çıkmıştır. Sütlü ovmaç çorbası¸ haşhaşlı dolama¸ haşhaşlı bükme¸ toyga çorbası göceli tarhana¸ ıslat tarhana¸ düğün köftesi çorbası¸ kelem dolması¸ harşıl¸ katlama böreği¸ mercimekli mantı¸ kuzu sorpa belki de duymadığımız¸ bilmediğimiz yemeklerden bir demet.


Nuga helvası¸ cevizli yaz helvası¸ tahin helvası¸ tahin ve çövenden bir kürek yardımı ile yapılan kürek helvası Eskişehir'in geleneksel tatlarındandır.


Yine üyken börek¸ kaşık börek¸ çiğbörek¸ köbete¸ sarıburma¸ cantık¸ kavurma börek¸ kıygaşa gibi Kırım – Tatar mutfağı ürünleri Eskişehir mutfağına ayrı bir tad ve güzellik katmış ve yörenin mutfağına sultanlığını ilan etme hakkını de beraberinde getirmiştir.


Eskişehir Tarihtir¸ Medeniyettir¸ Kültürdür


Odunpazarı evleri hala Osmanlı'dır¸ hala o şaşaalı günlerin fısıltısını ve esintisini üzerinde taşır gibidir. Bu mahallede Kurşunlu Külliyesi Odunpazarı evlerine yarenlik yapar gibidir. Ve külliyenin yanı başındaki Eskişehir Mevlevihanesi bir ney sesinin hazin iniltisi eşliğinde mana ikliminde gönül sultanlarını yâd eder gibidir.


Şeyh Edebali'nin türbesi Odunpazarı civarında olup semtin ağırbaşlı duruşunu imlemektedir.


Bir de Eskişehir türküleri vardır hatıralı¸ sıcak ve bizden olan sımsıcak türküler:


Gayfeciler¸ gayfe de pişirir


Yeni Memed ağa aklını şaşırır


Haralıkta boş kese düşürür


Şallıdır o şallıdır¸ tellidir o


Bir tarihî eser kentidir Eskişehir. Selçuklu'dan¸ Osmanlı'dan günümüze ısrar edip gelen dantel güzelliğindeki onlarca yapı hâlâ şehrin bağrında arz-ı endam etmektedir. 


Seyitgazi Kervansarayı (Eski Han)¸ Develik Han¸ Selçuklu Hamamı¸ Sücaattin Hamamı¸ Uyuz Hamamı¸ Kurşunlu Camii ve Külliyesi¸ Alâeddin Camii¸ Seyyit Battal Gazi Külliyesi ve Türbesi¸ Şeyh Sücaeddin-i Veli Külliyesi ve Türbesi hala geçmişin hatıralarını gelene geçene söyler¸ anlatır gibidir.


Eskişehir rüzgârı bile eskil ve hatıralıdır. Bir şehrin kendi türküsünü söylemesi¸ tarihini anlatması¸  yazgısını dile getirmesi ve geleceğine doğru¸ emin ve güven dolu adımlarla yürümesi kendine mahsustur!


Eskişehir geleceğine doğru yürüyor. Heybesinde geçmişi halle harmanlayarak bir tarihî anlatımı seçen şehir Eskişehir… Porsuk Çayı gibi delişmen¸ gürül gürül ve Erence'sine…


Şen olasın Eskişehir!

Sayfayı Paylaş