DARENDE SOMUNCU BABA (ŞEYH HAMİD-İ VELİ) KÜLLİYESİ AÇILIŞI VE İLİM-İRFÂN MEDENİYETİ

Somuncu Baba

Osmanlı hükümdarlarından Yıldırım Bayezid Han dönemi ve 14. yy eseri olan¸ cami kare planlı bir yapı olup¸ trompların teşkil ettiği yedigen bir kasnak kubbeyi taşır. Birer tane doğu ile batıya¸ iki de kıbleye açılan tavan pencerelerine ek olarak kubbe kasnağından yedi yüzeyde¸ şevli pencereler bulunmaktadır. Kubbe üzeri yedigen piramit çatı ile örtülüdür. 7 rakamının sırrı; Fatiha Suresinin 7 ayetten oluşması¸ Somuncu Baba Hazretlerinin Bursa Ulu Camii de okuduğu hutbede Fatiha Suresini işari / manevî olarak yedi ayrı yorumla açıklaması¸ aynı zamanda göğün ve yerin yedi kat olması¸ haftanın y

Külliyenin Özellikleri ve Yeni Camii


Osmanlı hükümdarlarından Yıldırım Bayezid Han dönemi ve 14. yy eseri olan¸ cami kare planlı bir yapı olup¸ trompların teşkil ettiği yedigen bir kasnak kubbeyi taşır. Birer tane doğu ile batıya¸ iki de kıbleye açılan tavan pencerelerine ek olarak kubbe kasnağından yedi yüzeyde¸ şevli pencereler bulunmaktadır. Kubbe üzeri yedigen piramit çatı ile örtülüdür. 7 rakamının sırrı;  Fatiha Suresinin 7 ayetten oluşması¸ Somuncu Baba Hazretlerinin Bursa Ulu Camii de okuduğu hutbede Fatiha Suresini işari / manevî olarak yedi ayrı yorumla açıklaması¸ aynı zamanda göğün ve yerin yedi kat olması¸ haftanın yedi güne bölünmesi¸ dünyanın yedi günde yaratılması bu temele dayanır. Somuncu Baba Hazretleri ve oğlu Halil Taybi Hazretlerinin kabirleri bu kubbenin altındadır. Müteakip asırlarda doğu ve kıble tarafa ilave edilen kemerli sahnlar¸ ahşap düz örtü ile son cemaat mahalli ise kıbleye meyyal çatı ile kapatılmıştır. Asıl mekâna girişte¸ kapı kemeri altında bulunan tamir kitabesinden camiin H. 1005 Muharrem ayı¸ Miladi 1596 Nisan-Mayıs ayında yapıldığı anlaşılmaktadır. Türbe arkasında çıkan memba kaya suyu¸ cami içerisinde bulunan kayadan oyma kanalla kapı girişinin sağında doğal şadırvan lülelerine aktarılmıştır. Abdest almak üzere hazırlanmış mekân¸  estetik açıdan dikkat çekicidir.  Minberdeki Lihye-i Saâdet / Sakal-ı Şerif¸ Mehmet İzzet Paşa tarafından İstanbul'dan Darende'ye hediye edilen iki Sakal-ı Şerif'ten birisidir. Somuncu Baba Camiinde tarih boyunca özenle saklanan ve nesilden nesile aktarılan bu kutsal emanet¸ dinî bayramlar ve mübarek gecelerde ziyarete açılmakta ve bu manevî atmosferden tüm ziyaretçiler istifade etmektedirler.


1990-2000 yılları ara­sındaki restorasyon çalış­ma­sında kıble cihetin­deki hazi­rede bulunan mevcut kabir­lerin tan­zimi ile Türkçe tanı­tım lev­­haları yaptırılmıştır. İç me­kan­daki Hattat Ha­san Çele­bi'­nin hattı ile çehar-i yâri gü­zîn levhaları¸ yekpâre mih­rabiye ayeti¸ Osmanlı tar­zın­daki kan­dil ve avizeler iç mekânı güzelleş­tiren estetik unsurlardır. Cami ana mekânın ön kısmına kütüphane-araştırma merkezi yapılmıştır.


Külliye 10.000 Kişinin Aynı Anda Namaz Kılabileceği Kapasitede


2003 yılında ana mekânın sağ tarafına¸ 13×13 kare planlı ilave cami inşa edilmiştir. Tarihî ve manevî dokuya uygun olarak inşa edilen caminin cemaat giriş yeri ayrı olarak düzenlenmiştir. İlave camide çatı işçiliğine ayrı önem verilmiş¸ Güney Afrika'dan getirilen sapella ağacından ahşap el işlemeli olarak ters tavan/çatı yapılmıştır. Tefrişat¸ tarihî dokuya uygun olarak düzenlenmiştir.


Birincisinden ayrı olarak yapılan Yeni Caminin inşaatı ise 2009 Nisan ayında başlamış olup 25×25 kare planlıdır. Tarihî ve manevî dokuya¸ sanat ve estetik anlayışa uygun olarak yapılan Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi toplam 6.000 metrekarelik alanı kapsamaktadır. Kapalı alanı 3.000¸ açık alanı 3.000 metrekaredir. Kapalı alanda 5.000¸ açık alanda 5.000 olmak üzere toplamda 10.000 kişi namaz kılabilecek kapasitededir.


Selçuklu-Osmanlı mimarî özelliğini gösteren Yeni Camii ve Taç Kapı'da Mardin taşı kullanılmıştır. Bu ise Osmanlı-Selçuklu motif ve kültürel özelliğini yansıtmaktadır. Avlu taban mermer kaplamasında Bursa Kemalpaşa beyaz mermeri kullanılmıştır ki bu da Kâbe-i Şerif'in açık alanını hatırlatmaktadır. Selçuklu-Osmanlı mimarî tarzı olarak pencerelerin küçük olması içeriye loş bir ışık huzmesinin girmesini sağlamış¸ böylece yapılan ibadet için ayrı bir feyz ve huzur ortamı oluşturulmuştur. Selçuklu ve Beylikler Dönemi figür/üslup özelliği taşıyan mihrap¸ minber ve kürsünün çok güzel el işleme figürleri ve ahşap sanat anlayışı ile tek yapıda çözülmesi Yeni Camii'ye ayrı bir güzellik katmıştır. Aydınlatma ve ses sistemleri ise günümüz modern anlayışıyla yapılarak Selçuklu-Osmanlı tarzı ile güzel bir ahenk/üslup oluşmuştur. İslâmî geleneğe uygun olarak abdesthanelerin belli bir mesafe uzaklıkta¸  Hamidiye Çarşısı'nda yapılması ise bizlere düşünce inceliği ve nezaketinin zirvede olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda külliyeye/huzura abdestsiz gidilmemesinin inceliğini ifade etmektedir. Yeni Camii'nin iç ve dış yapısındaki sadelik ise kültür tarihimizin izlerini yansıtırken tarihimizin güzelliklerini günümüz anlayışıyla bizlere göstermektedir.


Yeni Camii'nin tavanı muhteşem bir tarzda ahşap işçiliği ile yapılmıştır. Tarihten günümüze bir örneği daha yoktur. Yeni Camii'nin tavanı¸ Selçuklu-Osmanlı kültür sanatının temel figürlerinden biri olan her köşesinde İslâmî açıdan bir mana barındıran¸ üst üste gelecek şekilde ve tavan merkezinden dışa doğru büyüyen 5 adet 8 köşeli yıldızlar şeklinde tasarlanmıştır. Toplam 40 yıldız köşesi bulunmaktadır. 40 rakamı maneviyatta çok önemli bir anlam taşır. Kırkları ve büyükleri ifade eder.  Hz. Muhammed (s.a.v.)'in 40 yaşında peygamber olduğu¸ malın 40'ta birinin zekât olduğu¸ Hz. Yunus'un balığın karnında 40 gün kaldığı bilinmektedir. Aynı zamanda 8 rakamı cennetin sekiz kapısını¸ 5 rakamı İslâm'ın 5 şartı gibi manevî değerleri ifade etmektedir.


Yeni Camii'de; mihrabı¸ minberi¸ mahfili¸ halıları¸ avlusu¸ şadırvanı¸ taç kapısı ve ana binası ile bir bütünlük görülürken çatı yüksekliği olarak Yeni Camii normal yükseklikte¸ ilave camii ondan biraz daha yüksek¸ ana kısım/türbenin bulunduğu bölüm ise¸ en yüksektir ki bu ise maneviyattaki saygıyı ve değeri bizlere ifade etmektedir. Tarihî ve manevî dokuya¸ sanat ve estetik anlayışa uygun olarak yapılan Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi ayrı bir letafet¸ zarafet¸ incelik ve fikriyatla vücuda getirilmiştir.


 


Protokol Konuşmaları ve Cami Beratı


Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi açılışına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ¸ Malatya Valisi Vasip Şahin¸ AK Parti Gurup Başkanvekili Mahir Ünal¸ AK Parti Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık ve Mustafa Şahin¸ BBP Genel Başkanı Mustafa Destici¸ Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır¸ AK Parti İl Başkanı Bülent Tüfenkçi¸ MHP İl Başkanı Arif Yıldız¸ Darende Kaymakamı Mehmet Aktaş¸ Darende Belediye Başkanı İsa Özkan¸ kamu kurum kuruluşlarının müdür ve çalışanları¸ sivil toplum örgütleri ve siyasî parti başkanları¸ iş adamları ile çevre il¸ ilçe ve yurtdışından birçok konuk katıldı.


 


15 Haziran 2013 Cumartesi günü sabah 9.00'da başlayan programda Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız Hamit Hamidettin Ateş Efendi¸ programa katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a plaket takdim etti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise¸ Cami Açılış Beratı'nı Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız Hamit Hamidettin Ateş'e verdi. Açılış programı vesilesiyle bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozda𸠓Tarih içerisinde milletlerin kültürlerinin ve medeniyetlerinin temel taşlarını meydana getiren¸ gelecek çağlara etki eden büyük insanlar vardır. Bu etki üzerinden yıllar geçmesine rağmen özelliğinden hiçbir şey kaybetmez ve aynı sıcaklığını ve ağırlığını her daim yeniymiş gibi muhafaza eder. Yıllarca halkın belleğinde varlığını korur. İnsan hayatının sırrını çok iyi bilen büyüklere bütün insanlığın ihtiyacı vardır¸ tarihimiz bizim bu anlamda büyük insanlarla doludur. Hem ilim hem irfan sahibi¸ hem mana âleminde hem madde âleminde büyüklerine insanların¸ asırların¸ eserlerin şahitlik ettikleri nice büyüklerimiz vardır. Ben bu vesile ile bunlardan bir tanesi olan Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Hazretlerini burada bir kez daha rahmetle minnetle şükranla yâd ediyorum.” dedi.


“Somuncu Baba bildiğiniz gibi Kayseri'de doğmuş¸ Şam Tebriz ve Erdebil'de dinî ve dünyevî ilimlerle ilgili icazet almış¸ irşat vazifesi için Anadolu'yu adeta karış karış gezmiş ve Bursa'da bir dönem yaşamış ve ömrünün son kısmını da Darende'de geçirmiş bir ilim ve gönül sultanıdır. Konuşmacılarımızın da işaret ettiği gibi Yıldırım Bayezid Han¸ Bursa Ulu Camii'nin inşaatını tamamlayıp açılışını hayırlı bir gün olan Cuma günü yaparken Emir Sultan Hazretlerine cuma namazında ilk hutbeyi okuması emrini veriyor. O da¸ zamanın kutbu aramızdayken benim onun huzurunda hutbe okumam doğru değildir diyerek Somuncu Baba Hazretlerini işaret ediyor. Onun üzerine Ulu Camii'de ilk hutbeyi Somuncu Baba irad ediyor. Anlatılan odur ki¸ Fatiha Suresini 7 farklı şekilde hutbesinde tefsir ederken bütün cemaat ona hayran kalmıştır. O dönemin şeyhülislamı Molla Fenari Hazretleri bu hutbeyi dinledikten sonra Somuncu Baba'ya intisab etmiştir. Somuncu Baba Hazretleri Osmanlı coğrafyasının manevî güneşidir. Öyle bir güneştir ki yetiştirmiş olduğu talebeleriyle birlikte tüm Osmanlı coğrafyasını etkilemiştir. O Hacı Bayram-ı Velileri¸ Akşemseddinleri ve daha nice gönül erlerini yetiştirmiştir. Onun yetiştirdiği gönül ve ilim adamları Osmanlı hükümdarlarının önlerinde ışık oldular ve Anadolu'dan Balkanlara¸ Kafkasya'ya¸ Ortadoğu'ya kadar olan bu güzel coğrafyayı hep aydınlattılar. İlimleriyle aydınlattılar¸ gönülleriyle aydınlattılar¸ sevdalarıyla aşklarıyla aydınlattılar¸ birlik diyen kardeşlik diyen dilleriyle fikirleriyle aydınlattılar.” diyen Bekir Bozdağ¸ daha sonra özetle şunları belirtti: “İşte Dîvân'ı¸ Mektûbât'ı ve Hutbeleri ile sevenlerinin kulağına hakikat sesini fısıldayıp fikrini zikrini sohbetini ilmini hayatını insanların hizmetine sunmuş olan Darendeli Şeyhzade oğullarından mutasavvuf şair¸ ilim ve gönül insanı Es-Seyyid Osman Hulûsi Ateş Efendi de böylesi bir zatın ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Peygamber Efendimizin neslinden¸ ülkemizin¸ insanımızın manevî rehberlerinden¸ manevî ilim ve irfan sultanlarından ve manevî ışıklarından birisidir. Ölümünün üzerinden 23 yıl geçti ama onun yaktığı ışık¸ onun ateşlediği yürekler onun yoluna onun aydınlattığı gibi devam etmektedir. Bu vesile ile vefatının 23. senesinde Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretlerini bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Aynı zamanda Osman Hulûsi Efendi 12. yüzyılda Hoca Ahmet Yesevî ile başlayıp daha sonra Yunus Emre¸ Eşrefoğlu Rumî¸ Niyazi Mısrî¸ Aziz Mahmud Hudaî¸ Ahmet Kuddusi gibi isimlerle devam eden tasavvuf şiirinin 20. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biri olmuştur.”


Açılışa katılanlara Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını ileten Bozdağ¸ Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi'nin restorasyonunda emeği geçenlere teşekkür etti. Programdan memnun kalan Başbakan Yardımcımız memnun bir şekilde ilçemizden ayrıldı.


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise bütün manevî erenleri şükranla ve özlemle andığını belirterek¸ Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi'yi minnet ve rahmetle andığını belirterek¸ Hulûsi Efendi'nin Nasihat şiirinden beyitler okudu. Mustafa Destici¸ bugün Türkiye'nin birlik ve beraberliği için en büyük eksikliğin manevî büyüklerinin azalması olduğunu söyledi. Destici¸ “Bugün bir Mevlâna¸ Yunus Emre¸ Somuncu Babamız olsaydı günümüzde yaşadığımız sorunları tartışıyor olmazdık.” dedi. 


AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal da maddî ve manevî anlamda Anadolu'yu inşa edenlerin ruhlarının burada olduğunu hissettiğini söyledi. Tarihten günümüze bu güzelliklerin devam ettiğini belirtti.


Malatya Valisi Vasip Şahin¸ külliyenin emek verilerek inşa edildiğini ifade etti. Hiçbir fedakârlıktan kaçınılmadığını söyleyen Şahin¸ yapıda hem Osmanlı hem de Selçuklu Devleti'nin izlerini bulmanın mümkün olduğunu kaydetti. 


Malatya Milletvekili Öznur Çalık ve Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır yapılan hizmetler karşısında takdir ve teşekkürlerini beyan ettiler.


 


Külliye Açılışı ve Ziyaretler


Külliye'nin açılışı yapılan hatim merasimi ve açılış duasından sonra Taç Kapısı'nda Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ¸ Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız ve kıymetli protokol tarafından gerçekleştirildi. Akabinde yeni yapılan camii gezildi.  Ziyaretçiler tarihî dokuya uygunluk¸ sanat¸ estetik ve teknik açıdan eserin mükemmelliği karşısında çok etkilendiler ve takdir ifadelerini söz ve hareketleriyle gösterdiler. Sonra türbe kısmına geçilerek Somuncu Baba¸ Halil Taybi¸ Hulûsi Efendi Hazretleri ve ahfadın kabri şerifleri ziyaret edildi.


 


Hamidiye Çarşısı Açılışı ve Bedesten / Hayır Çarşısının Gezilmesi


Hamidiye Çarşısı da Külliye gibi aynen Selçuklu-Osmanlı tarzında sanat ve estetik anlayışı çerçevesinde inşa edildi. Ön ve sağ tarafı kemerli dükkânlardan müteşekkil çarşının orta bölümünde tarihî dokuya uygun şadırvan yapıldı. İç kısımda bulunan abdesthaneler¸ mükemmel bir güzellik ve zarafetle yapıldı. Hamidiye Çarşısı'nın açılışı¸ coşkulu bir kalabalık ile Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız tarafından¸ dualar eşliğinde yapıldı.


Daha sonra Bedesten'e geçilerek Hayır Çarşısı'nın açılışı gerçekleştirildi. Yurt genelindeki temsilcilikler tarafından getirilen yöresel ürünler¸ eşyalar ve kıyafetler insanların istifadesine sunuldu.  Misafirler kendilerini mutluluk diyarında gülistanın gülleri arasında görüyorlardı. Gerçekten olağanüstü hazırlanmıştı…


 


Uluslararası Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Sempozyumu


Uluslararası Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Sempozyumu'nun ikincisi¸ Türkiye¸ İngiltere ve Mısır üniversitelerinden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.


Darende Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen program¸ Mısırlı Hafız Hüseyin Türkan'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılış konuşmasını yapan Kaymakam Mehmet Aktaş¸ mesajları çağları aşarak bugüne ulaşan Şeyh Hamid-i Veli¸ yani Somuncu Baba ve Darandeli düşünür Osman Hulûsi Ateş Efendi'nin¸ Anadolu'yu maneviyatlarıyla aydınlattığını belirtti. Darende Belediye Başkanı İsa Özkan¸ ilçede faaliyet gösteren Vakfımızın büyük mutasavvıflardan devraldığı anlayışla önemli hizmetler yaptığını söyledi. Nijeryalı Büyükelçisi Mohammed Yousef Babagindeo da önceki yıllarda da etkinliğe katıldığını ifade ederek¸ her ziyaretinin bir öncekinden daha maneviyat dolu geçtiğini kaydetti. Kültür etkinliklerinin çok mükemmel geçtiğini belirten Babagindeo¸ “Allah¸ Türkiye'yi de Nijerya'yı da korusun.” dedi. Vakfımız Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yağcı¸ sevginin paylaşıldıkça herkes tarafından hissedileceğini belirterek¸ Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi'nin insanlığa hizmet için seferber olduklarını anımsattı. Bosna Hersekli orkestra şefi Emir Muhanovic de ilçede etkileyici bir manevî hava olduğunu söyledi. Hulûsi Efendi'nin divanındaki ilahileri okuyunca o dizelerin yazıldığı yerleri görmek istediğini kaydeden Muhanovic¸ “Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi manevî kimlikleriyle Türkiye'nin yanı sıra Balkanlar ve Ortadoğu'yu da etkilemiştir. İyi ki onların yaşamış olduğu yerleri görme fırsatı buldum.” ifadesini kullandı. Bosna'da Halil Hulûsi Birzina'nın Darende'yi dört saat anlattığını fakat güzellikleri anlatarak bitiremediğini belirtti.


Sempozyumda Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil “Somuncu Baba'nın Yetiştirdiği Talebeleri ve Etkileri”ni anlatırken büyük İnsanları tanımak için yaptıkları eserlere bakmak¸ yetiştirdikleri insanları görmek gerekir dedikten sonra bunu anlamak için Darende'yi görmek ve anlamak gerekir ifadesini kullandı.  Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kemikli¸ “Bir Kültür Ocağı: Somuncu Baba'nın İnşa Ettiği Muhit”¸ Gaziosmanpaşa Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Özköse “Hulûsi Efendi'de İrfani Gelenek”¸ Maramara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Kahraman¸ “Hulûsi Efendi'nin Hutbelerinde İlim ve İrfan”¸ Mısır Ayn Şems Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Ahmet Sami Elaydy “Hulûsi Efendi'nin Hayatında Ahlakî Tavırlar” tebliğini sunarken Darende'de Hulûsi Efendi ve Hamideddin Efendi'ye bağlı insanlarda gördüğü güzelliği ve kardeşlik duygusunun zirvede olduğu belirterek Allah'ın selamıyla selamladığını ifade etti. İngiltere Glasgow Üniversitesi Öğretim Üyesi Sheikh Rudwan Mohammed de “Hulûsi Efendi'nin Dîvânı'nda İlim ve İrfan İlişkisi” başlıklı konuda sunum yaptı. Üst düzeyde Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi anlatılırken ilim ve irfan sofrasından damlalar gönülleri yıkadı¸ temizledi.


 


Plaket Töreni ve Teşekkür


Programın tamamlanmasından sonra Külliye'nin yapımında emeği geçenlere¸ sempozyuma katılan ilim erbabına¸ idari ve mülki erkâna plaket takdimi yapıldı. Katılımcılar tarafında sevgi seli ve alkış tufanı ile memnuniyetler dile getirildi. Bizlerde Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ başta olmak üzere tüm devlet erkânına¸ akademisyenlerimize¸ misafirlerimize¸ gönül dostlarımıza teşekkür ederek¸ muhabbetimizin sonsuza kadar sürmesini temenni ediyoruz… Sağ olun¸ var olun…

Sayfayı Paylaş