BOZKIRIN BEREKET HAVZASI: KAYSERİ

Somuncu Baba

"Tekir Yaylasında bir düne bir bugüne teslim olur¸ Erciyes kandiliniz olur hiç
sönmeyesi! Bu yaylada rüzgâr söyler¸ rüzgâr konuşur söyleyeceklerinizi¸ siz susar¸
kendinizi bir bilgenin yolunu adımlarken bulursunuz!"

 Orta Anadolu'nun serin yaylalarını¸ bereket havzasını ve pınarlarını arıyorsanız yolunuz Kayseri'ye düşmeli önce! Kayseri'de aramalısınız düşlerinizi ve kaderinizi. Kayseri engin göklerin fevkine nadir ulaşan erdemli ve faziletli şehirlerimizdendir. Erciyes Dağı'nın eteklerinde her dem göklere bir şeyler fısıldarken bulursunuz bu kadim şehri. Bir serin ezgi düşer gönlünüze¸ bir türkü ses verir bağrınızda¸ bir dua düşer dilinizde ve kendinizi efil efil esen Kayseri rüzgârlarına teslim edersiniz.


Tekir Yaylasında bir düne bir bugüne teslim olur¸ Erciyes kandiliniz olur hiç sönmeyesi! Bu yaylada rüzgâr söyler¸ rüzgâr konuşur söyleyeceklerinizi¸ siz susar¸ kendinizi bir bilgenin yolunu adımlarken bulursunuz!


Şehir cadde ve sokaklarıyla size her dem nerde kalmıştık der gibidir. Tarihin uzun¸ upuzun koridorunda yürürken ne dar geçitler¸ ne patikalar ne dolambaçlı yollara saparsınız. Kayseri tarihin altın kızı¸ göğsünde beşi birliği parıldayan¸ ipekten şalları başında bir denizin kabaran dalgası gibi renkten renge atlayıp duran bir gökkuşağı gibidir.


"Halil İbrahim Bereketi"


Kayseri kehribar sarısı düzlüklerinde tahılın ve hububatın zenginlerinden biridir. Ak alnını ticaretin göğsüne dayamış¸ seherin muştusuyla kapılarının eşiğine "Halil İbrahim Bereketi" oturmuştur.  Selçuklu Ahileri hâlâ şehri terk etmemiş¸ hâlâ şehrin bereketine dua ve yakarışları bir yağmur serinliği katmaktadır.  Kayseri bedestanları geçmişin dizlerinde sabır dokumaktadır!


Ahi Evran şehri hiç terk etmemiş¸ "Bacıyan-ı Rûm" hâlâ Kayseri'de gönül terkisine şükür halısını dokumakta ve bereketin duasına çağırmaktadır bütün Kayseri esnafını ve dahi eşrafını.


Kayseri Müslümanın göz ve gönül aydınlığıdır bahtı hiç kararmayası! Bir sönmez meşaledir hiç sönmeyesi¸ bir ulu derviştir hiç gitmeyesi!


Kayseri geçmiş zamanların en has şehridir eskimeyesi!


Gesi Bağlarında yârini yitiren sevdakârın iniltilerini hâlâ duyarsınız gittiğinizde. Kayseri bağlarının öteki adıdır Gesi Bağları.  Bu serin bahçelerde ve bağlarda bir meyve geçidi yakalar gözlerinizi.  Gâh üzümdür elinize düşen¸ gâh kayısıdır gözlerinizi alan¸ gâh elmadır aklınızı alan! Bu küçük bağ evlerinde kaybedilen ve şehrin geniş caddeleri üzerinde yitirilen huzur ve güvenin yeni yüzünü bulursunuz¸ hislenir¸ geriye doğru kayar gider düşünceleriniz¸ düşleriniz!


Kayseri'de rüyalar yenilenir her dem puslanmayası…


Tanrı Misafiri Niyetine Ağırlama


Kayseri¸ mutfağında kadının zamanın kozasını örmeye vaktinin yetmediğidir. Telaşın eksik olmadığı¸ heyecanın her dem dorukta olduğu zamanlar yaşanır bıkılmayası! Yarın yaranın eksik olmadığı Kayseri evlerinde gelenin yedirilmeden¸ içirilmeden yola koyulduğu görülmemiştir! Her gelen önce tanrı misafiri niyetine ağırlanır¸  hoşnut kılınır ve geldiğine çokça sevindirilir!


Sucuk¸ pastırma¸ kavurma¸ mantı¸ kabak çiçeği dolması¸ içli köfteler¸ katmerler ile bir zengin mutfağın hanım ağası gibidir.  Serin yaylarında beslenen hayvanların etleri efil efil çiçek ve kekik kokmakta ve yiyene şifa dağıtmaktadır.


Kayseri mantısı küçülüp küçülüp kaşığa dolmakta bir farklı lezzetin pınarı olmaktadır yiyene!  Etli ekmeğine¸ böreğine¸ tatlısına¸ çöreğine mutfaklar doymakta¸ her dem pencerelerden¸ bacalardan misafir gözlenmektedir Kayseri mutfakları!


Misafir gelmeyen yerin bereketinden kuşku duyulur!


Misafir Kayseri'de bir velinimettir hane malikine!


Halının Motifindeki Vatan Sevdası


Kayseri ilçelerinin sevdasına yanar her dem! Gâh Pınarbaşı tutar elinden¸ gâh Sarız! Pınarbaşı adıyla müsemmadır serin pınarlarıyla tutuşan gönülleri ve alınları serinlettikçe oralarda kalmak diler ayrılmazsınız suların çağıltısından¸ ayrılamazsınız!


Bünyan'da Türkiye'm halıları dokunur yerin elinden!


Yahyalı ilçesinde Kapuzbaşı Şelalelerinde ayrı bir dünyaya tutunur hayalleriniz¸ geçip gidersiniz kendi ikliminize¸ bütün arzularınız susar¸ suların zerreleri derdest eder ruhunuzu ellerinizi¸ çaresiz kalırsınız! Sultan Sazlığı sizi rengârenk ve çeşit çeşit kuşların dünyasına çeker ve oradan bilmediğiniz ülkelere¸ masmavi engin göklere uzanır¸ kuşların cıvıltılarına revan olursunuz!


Hayallerinizin ülkesine bu kuşlarla seyrüsefere çıkarsınız!


Melikşah'ın Atı Şaha Kalkmıştır


Kayseri dünü olduğu gibi bugünü de en ihtişamıyla yaşayan köklü şehirlerimizin başkentidir biline! Melikşah'ın atını şaha kaldırdığı şehirdir Kayseri¸ Sultan Alparslan'ın Bizans'a darbeyi vurduğu durak¸  Battalgazi'nin Malatya'ya gelen akınlara set çektiği bir uç beyidir Kayseri!


Dünü Kayseri'den çıkarırsanız bugünü anlayamazsınız!


Koca Sinan¸ büyük Sinan bu topraklardan yedi düvele meydan okudu! Mimarlığın başkenti olan bu şehirde İslâm ve Türk mimarisinin altın eserlerini bulur uzun yıllar öncesine kalbinizi yaslar¸ bir derin düşüncenin mihmandarı olursunuz. Gidersiniz tarihin dar koridorları arasından geçmişe doğru. Bütün ulu camiler¸ kervansaraylar¸ bedestenler¸ hanlar¸ hamamlar¸ kümbetler¸ kubbeler¸ kaleler¸ sizi bekler ağuşunu açarak!


Nesibe Hatun şifahanesinde zaman ağrılarını dindirmektedir sanki.


Şehir kalesinde askerler hala bir savaşın düşünü kurmakta¸ bedenlerini ve dahi akıllarını siper etmekte gibidirler. İç Kalede I. Alâeddin Keykubat bütün askerleriyle kale kapısında içli bir duanın sağlamasında uyuyup kalmış gibidir.


Kayseri Surlarında uzun bir tarih uyumaktadır. Bizans İmparatoru Jüstinyen hâlâ mağlubiyetinin ahını ve yasını tutmakta akıncı beylerinin sel gibi hücumlarına kulağını kapatmaktadır!  Surların her bir kapısından bir akıncı beyi hâlâ nöbet tutmakta Jüstinyen'in korkulu rüyası olmaktadırlar.


Kayseri büyük bir tarihin altın sayfası¸ altın anahtarı ve süregelen halkasıdır.  Kayseri şehirlerin en hası ve en yiğidir.  Anadolu coğrafyasının Alperence bir tasviri gibidir¸ bir erendir Gesi Bağında ve bir Alptır Tekir Yaylasında!


Kayseri iç Anadolu'nun en hakiki yurdudur her dem varılası.


Kayseri Anadolu'nun en mert delikanlısıdır her dem sorulası…


Türk İslâm düşüncesi bu topraklarda maya tutmuş¸ bu topraklarda filiz vermiş ve bu topraklarda şaha kalkmıştır!


Kayseri'de tarihin her dem koynunda olursunuz zaten düşünmeyi bilirseniz! Kanaviçe nakışlı bir güzel örtüdür Anadolu'nun tam ortasında¸ kaldırırsanız altında binlerce yıllık bir mazi¸ bir büyük tarih medeniyet size tevazuuyla gülümser ve oracıkta hemhal olursunuz.


Kayseri bir medeniyet başkentidir hiç geçmeyesi!


Kayseri kültürden irfana¸ hikmetten rahmana gidilen bir tefekkürün adresidir gitmeyi bilene…

Sayfayı Paylaş