BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİNE!

Somuncu Baba

Yeşilin durak durak gönlünüzü aldığı¸ gözlerinizin yeşilden bayramlığını giydiği sarp ve ihtişamlı dağların şehridir Bolu. Bir yiğitlikler hikâyesidir aslını sorarsanız. Tabiat her dem Allah'a şükreder gibidir. Zaman Bolu'da yeşil yeşil ilerler¸ saatlerin kadranında fıstık yeşili vakitler gizlidir.

Zaman fısıltıyla yeşilin türküsünü söyler anlatır.

Konuralp ve Gündüzalp'in müslümanca ayak izlerini takip eden Selçukluların gönüllerini sıcağı sıcağına teslim ettikleri çırağdır erenler ocağında. İklimler¸ mevsimler bu beldede göz göre göre¸ yüz yüze kesişirken insan ruhu da nasi

Yeşilin durak durak gönlünüzü aldığı¸ gözlerinizin yeşilden bayramlığını giydiği sarp ve ihtişamlı dağların şehridir Bolu. Bir yiğitlikler hikâyesidir aslını sorarsanız. Tabiat her dem Allah'a şükreder gibidir. Zaman Bolu'da yeşil yeşil ilerler¸ saatlerin kadranında fıstık yeşili vakitler gizlidir.


Zaman fısıltıyla yeşilin türküsünü söyler anlatır.


Konuralp ve Gündüzalp'in müslümanca ayak izlerini takip eden Selçukluların gönüllerini sıcağı sıcağına teslim ettikleri çırağdır erenler ocağında. İklimler¸ mevsimler bu beldede göz göre göre¸ yüz yüze kesişirken insan ruhu da nasibini alır bu med -cezirlerden.   


Yollar uzar ve uzadıkça sizi mutlaka ya bir gümrah çeşme başına ya da bir nilüfer desenli göl kenarına atar¸ yüreğinizin kıyısı neşeyle ve huzurla ayaklanır. Renk renk¸  boy boy köknar ve sarıçam alnını gökyüzüne dayamış¸ nefesini Bolu dağlarından şehrin ova ve düzlüklerine vermiş gibidir.


Orman orman¸ tepe tepe¸ dağ dağ¸ ırmak ırmak¸ göl göl¸  Bolu yakınlaşır¸ düzleşir¸ sözleşir yüreğinizde. Ilık ılık¸ efil efil¸ elvan elvan bir rüzgâr okşar alnınızı.


Bolu bilgece bir masal anlatır düşlerinize.


Göynük bir Akşemseddin diyarıdır bütün tevazu ve arifane bakışıyla gelene gidene dikizlemiştir kalp gözünü. Akşemseddin sanki bir sokak başında beyaz atının üzerinde karşınıza çıkacakmışçasına bir ümit dolar yüreğinize ansızın. Tarih ve zaman sizi kucaklar.


Mudurnu hala Şeyhü'l Ümran'ı anmakta¸ onun için göğsüne baharın renkli tüllerinden ve güllerinden takıp sevdalıkta işmar etmektedir gönül ve can evine. Bin vefa gülüşünün tınısı yankı bulmaktadır Bolu semalarında. 


Yeniçağa'da şair Dertli telli sazı elinde zalimlere¸ azgınlara¸ bozgunlara¸ yoldan çıkmışlara¸ kalp gözünü fitne fücurla doldurmuşlara meydan okurcasına taşlamakta¸ sazının tezenesi inim inlemektedir hala.


Bir Yol Lalesidir Bolu


Rüzgârın gizlisi¸ saklısı¸ yolu yordamıdır.


Köroğlu yiğitliğin en hasıyla¸ en merdanesiyle¸ en öfkesiyle düşmanını dağlara çağırmaktadır. Düşman susmakta Köroğlu yüce dağlardan nida vermektedir sanki:


Benden selam olsun Bolu beyine


Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır.


Ok gıcırtısından kalkan sesinden


Dağlar sada verip seslenmelidir.


 


Bolu hem eskidir¸ hem yeni¸ hem güzeldir¸ hem asil¸ hem vefalıdır hem kadirşinas… İzzet Baysal ne kadar yeni ise Tokad-ı Hayrettin Hazretleri o kadar kadim zamanların avazı ve gönüllerin tükenmeyen sızıdır.


Bolu dağların eteğinde bir göl cennetidir. Bu şehrin kaderine göl yazılmış¸ gölce bir gülüş takılmıştır göğsüne.  Abant¸ Yedigöl¸ Gölcük¸ Gölköy dağların eteğinde bütün maviliği¸ bütün dinginliği¸ bütün serinliği¸ bütün derinliğiyle nilüfer nülüfer çiçeğe durmuş gibi şen ve bahtiyardır.


Köroğlu Dağı¸ Kartalkaya¸ Akkayalar Dağ da¸ zirve zirve göklerin burcunda bir dost selamı gibidir.  Dağ demek sabır demek¸ sebat etmek demektir. At Yaylası¸ Köroğlu Yaylası¸ Kıbrısçık Yaylası Sinnecük Yaylası geniş geniş¸ engin engin¸ mesafe mesafe gönlünüzü çelmektedir.


Bolu mutfak kültürünün baş şehridir. Aşçılık mesleğinin doruğa çıktığı belde¸ sahan sahan lezzetin damaklarda seyr-ü sefere çıktığı bir duraktır bilene. Mengen'de anasından doğan her kız ve erkek bir aşçı çırağıdır aynı zamanda. Mengen mutfak kültüründe dünyaya meydan okuyan bir sağanaktır.


Bolu Anadolu'nun bağrında gülümseyen bir ebemkuşağıdır renk ahenk. Şehrin karış karış Selçuklu ve İlhanlı nefesiyle ısındığı¸ Osmanlı'nın ihtişamıyla ruhunda rüzgâr tadınca bir esintinin demet demet ruhumuzu okşadığı bir yayla şehri…


Bolu'dan İstanbul'a kaç çeker Ağam derseniz¸ Bolu Ankara'dan İstanbul'a geçen yolun ruhundaki handır¸ şairin göğsündeki ilhamdır tadana… Abant yoluna düştüğünüzde tatlı bir heyecandır sizi kendine çeken ve saran. Abant hayallerinizi süsleyen bir nülüferler geçididir. Rüyalarınızın ermiş sultanıdır her dem hasret duyduğunuz.


Su Medeniyetinin Altın Şehridir Bolu


Yüce dağ başlarında naçar kaldığınız bir kar ve fırtınalar ülkesidir. Bolu Anadolu'nun yüksek basamağı¸ dağ lalesi¸ gümrah ırmağı ve masumiyetin yemyeşil adresidir. Bolu beyce bey¸ dağca dağdır elleri kınalı.


Köroğlu'nun at koşturduğu Çamlıbel'in sarp adıdır çıkılmayası. Ruhumuzun ve kalbimizin destansı yanıdır takılmayası. Hayatımızın derbendi¸ yollarımızın uğrağı gibidir mesafe mesafe varılası.


Bolu uzakların geçidi¸ yakınların karlı ve fırtınalı bir tipide dinginliğidir. Bolu yeşilin ve suyun başkentidir!

Sayfayı Paylaş