ANADOLU’DAKİ SELÇUKLU MOTİFİ: SİVAS

Somuncu Baba

Sivas şair için bir ana yüreği kadar müşfik ve kucaklayıcıdır. Sivas¸ bütün şehirlerin ötesinde yiğitlerin harman türkülerin derde derman olduğu yüreği yanık ozanlar şehridir. Sivas aklın durduğu¸ güzelliklerin kalbi yoğurduğu¸ günde beş vakit ince minarelerinin Hakk'a divana durduğu akl-ı selim bir şehirdir! Medeniyet geçidinde bayrağı taşıyan Sivas¸ türküler geçidinde türkü türkü selama duran Sivas¸ namahremin vatana el uzattığı demlerde kıyama kalkışan Sivas'tır yine!

Bir Selçuklu nakışında seni bulmak ne güzel.
Ne güzel seni duymak bir ney sesinde.
Şems-i Sivasi'nin mübarek türbesinde
Kandil kandil yanan şehir!


Sivas bir Selçuklu şehzadesi!


Bir geniş yayla serinliği vatanın orta yerinde. Sivas hem Sivas olmuş¸ hem kendi rüyasının gergefini dokumuş çizgi çizgi. Tarihin altın şehri¸ ruhumuzun altın düşüncesi¸ fikrimizin zikrimizin meşalesi bir özge diyardır Sivas.


Uzun uzun kavakların uzak diyarlardan gelen saba yelini nazlı nazlı sevgiliye teslim ettiği¸ mor leylak kokulu dağ çiçeklerinin her dem Hakk'ı tespih ettiği Sivas topraklarının alnından ak mı ak bir merhametin¸ şefkatin ve hikmetin türlü türlü rayihasını bulursunuz.


Sivas menzilimizdeki bütün türkülerin öteki adıdır.


Sivas vatan topraklarının en hası¸ en yiğidi¸ en masumu ve en alperenidir! Uzak görüşlü uluların engin ve dingin hatıralarını nakış nakış işledikleri¸ kalp gözünü hikmetin merkezine dikizledikleri ve bütün uzak iklimleri mesafe mesafe Sivas'a yaklaştırdıkları bir gönül tezgâhıdır.


Sivas Zamanın Nefesini Tuttuğu Şehirdir!


Bir gün bir derviş gibi  çıkıp gelirsem eğer
Görürsem bir daha gönül gözüyle seni
Anla bir rüzgâr gibi yüreğimden geçeni
Ve sonra anam gibi sar beni¸ Sultan şehir


Sivas şair için bir ana yüreği kadar müşfik ve kucaklayıcıdır. Sivas¸ bütün şehirlerin ötesinde yiğitlerin harman türkülerin derde derman olduğu yüreği yanık ozanlar şehridir. Sivas aklın durduğu¸ güzelliklerin kalbi yoğurduğu¸ günde beş vakit ince minarelerinin Hakk'a divana durduğu akl-ı selim bir şehirdir! Medeniyet geçidinde bayrağı taşıyan Sivas¸ türküler geçidinde türkü türkü selama duran Sivas¸ namahremin vatana el uzattığı demlerde kıyama kalkışan Sivas'tır yine!


Gök Medrese geçmişin engin gönüllü erenlerinin hatırlı ve hatıralı dualarını kalbinin taraçalarında saklar gibidir. Medresenin avlusunda her bir ayak izinde bin bir fikrin düşleri saklı gibidir.


Divriği Ulu Camii hala dimdik ayakta "En Sevgili" için dualara ev sahipliği yapmakta¸ gönüllere ve ruhlara manevî bir şifa dağıtmaktadır.


Şifaiye Medresesinde hala doktorların Hakk'a teslim olmuş çabalarını hisseder gibisiniz. I. İzzettin Keykavus sırra kadem bassa da inşa ettiği medresede onun soluğunu ve hatıralarını bulur derin bir tefekkürün kapısını çalarsınız. Medresenin karşısına bağdaş kurup oturan Çifte Minare Camiinde çifte dünyalara hazırlığı bir berekete dönüştürmekte¸ hayret duygularının semaya kanat çırpmasına köprü olur dualarınız!


Sivas bir Selçuklu şehridir ancak Osmanlı'da şaha kalkmıştır.


Osman Ağa Konağı¸ Ali Baba Konağı¸ Behram Paşa Hanı¸ Ziya Bey Kütüphanesi¸ Eğri Köprü¸ Kesik Köprü ve daha niceleri Osmanlıyı hatırlatır¸ Osmanlı adına konuşur gibidir!


Bir De Çermikleri Vardır Sivas'ın


Allah şifalı suları bu şehre bahşetmiş gibidir. Sulardan yükselen şifa¸ tene değdiğinde can ferahlık bulmakta¸ kalp mutmain olmaktadır. Ortaköy Çermik¸ Sivas Soğuk Çermik¸ Sivas Sıcak Çermik¸ Kangal Balıklı Çermik¸ Gürün Gökpınar göl göl¸ pınar pınar¸ buğu buğu misafirlerini beklemektedir.


Sivas Çarşıları Osmanlıdır.


Kazancılar Çarşısı¸ Bakırcılar Çarşısı¸ tarihî Taşhan Çarşısı¸ Mavi Çarşı¸ Sanayi Çarşısı ve daha nice nice çarşı¸ han ve hamam Sivas'ın süsü ve ziynetidir aslında. Neye ihtiyacınız var¸ ne ararsanız size göre bir çarşı elbette vardır Sivas'ta. Şehir hayatı öylesine derli toplu¸ öylesine düzenlidir.


Bezirci¸ Yüceyurt¸ Altıntabak ezelden Sivaslıdır. Bu semtler ve ilçeler Sivas'ın has çocuklarıdır. Damar aynıdır¸ dil aynı¸ beden aynı. Bütün ilçeleri Sivas'ın dilini konuşur¸ nereye dayanırsa dayansın fikir ve zikir Sivaslıdır!


Sivas demek Şems-i Sivas'i demek. Onun manevî atmosferi demek. Sivas derken onun engin dünyası¸ engin görüşleri ve engin gönlü gelir akla. Adını doğduğu şehirden alan nasiplilerdendir o.


Ve İhramcızade İsmail Hakkı Efendi!


Ve manevî atmosferi ve gönül iklimi! İhramcızade İsmail Hakkı Efendi¸ hem şiirleriyle¸ hem yüreğiyle¸ ilim ve irfanını nakış nakış bölge coğrafyasına nakşeden engin gönlüyle Sivas'ın kalbidir¸ aklıdır¸ fikri ve zikridir! Hem irşat hem mürşit makamında Sivas'ın kalbine gönül mızrabını vurmuş bir özge ermiştir bilene!


Sivas ne kadar anlatılsa bitmez¸ ne kadar söylerse azalmaz¸ ne kadar çok anılsa tükenmezdir! Sivas tükenmez bir hazinedir¸ bir aynadır bakana¸ bir türküdür söyleyene¸ bir yoldur gidene… Koca Veysel gibi iki kapılı bir hanın yolcusu iseniz buyurunuz Sivas'a… Yavuz Bülent Bâkiler'in mısralarıyla kucağını açmış sizi bekliyor!


Ne güzel seni sevmek böyle uzaktan 
Ve seni düşünmek bir çocuk hevesiyle¸
Her sabah yeniden ezan sesiyle
Müslüman müslüman uyanan şehir!

Sayfayı Paylaş