ÂB-I HAYAT YURDU DARENDE

Somuncu Baba

Malatya'nın uzağına düşer Darende… Dağlar¸ tepeler aşmadan görünmez o masum yüzü. Esrarını öyle kolay kolay aşikâr etmez. Fakat buraya varmaya bir niyetlenmişsen hiçbir engel önünde duramaz. Yüreğinin götürdüğü yere gitmekten başka yapacak bir şeyin kalmaz. Çünkü Darende'nin manevî atmosferi bir mıknatıs gibi gönül ehli insanları kendine çeker. Oraya gidince farklı bir havaya girdiğini hissedersin. Manevî güllerin en irileri ve en dirileri karşılar sizi bu güzel ve özel ilçede… "İyi ettim de geldim" dersiniz kendi kendinize.

Malatya'nın uzağına düşer Darende… Dağlar¸ tepeler aşmadan görünmez o masum yüzü. Esrarını öyle kolay kolay aşikâr etmez. Fakat buraya varmaya bir niyetlenmişsen hiçbir engel önünde duramaz. Yüreğinin götürdüğü yere gitmekten başka yapacak bir şeyin kalmaz. Çünkü Darende'nin manevî atmosferi bir mıknatıs gibi gönül ehli insanları kendine çeker. Oraya gidince farklı bir havaya girdiğini hissedersin. Manevî güllerin en irileri ve en dirileri karşılar sizi bu güzel ve özel ilçede… "İyi ettim de geldim" dersiniz kendi kendinize.


Davetkâr bir peri gibidir Darende… Tabir caizse bir dünya cennetidir o alımlı suretiyle… Yorgun gönüllerin huzura ve sükûna erdiği bir esenlik beldesidir. Göklerin mavisi¸ suyun mavisinin menşeidir burada. Bir su medeniyetinin tam ortasında olduğunuzu bütün hücrelerinize kadar hissedersiniz. Bu su¸ bildiğimiz sulardan öte¸ bir âb-ı hayat hükmündedir.



Bir huzur beldesi olan Darende'de tabiat bütün cömertliğini sergiler sevgiyle bakan gözlere… Gönül sultanlarının sesi yankılanır Tohma Çayı'nın kanyonlarında. Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri¸ nam-ı diğer Somuncu Baba'nın maneviyatı kuşatır Darende'nin tarih kokan cadde ve sokaklarını. Basiret nazarlarıyla temaşa edenlere bütün sırlar aşikâr olur Saklı Bahçe'de… Minarelerden okunan lahuti ezanlar tamir eder ruhların kırık dökük yanlarını…


Dağların kucağında tefekkürle meşguldür Darende… Sanki Tohma Çayının berrak sularıyla söyleşmektedir Hakk'a ve hakikate dair… Bu toprakların her karışına dualar sinmiştir. Bu topraklarda Horasan erenlerinin bugünkü temsilcileri¸ tertemiz ayaklarıyla dolaşmaktadır. Hayatın merkezine madde değil¸ mana oturtulmaktadır. Fitne fesat değil¸ zikir duyulmakta Darende'nin ruhlara inşirah veren o masmavi ve berrak semalarından…


Tohma Çayının kenarındaki ufak tefek ağaçlar güzel bir tablonun vazgeçilmez bir parçası gibidir.  Bu çayın en güzel kısmı Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın ve Somuncu Baba Camii'nin bulunduğu bölgededir.  Bu maneviyat erenleri¸ buranın havasını iyice munisleştirerek doyumsuz kılarlar.


Tohma'nın kıyıcığında içtiğiniz demli bir çayın tadını kolay kolay unutamazsınız. Kanyondan yükselen kayaların heybeti insanlara uhrevî duygular ilham eder. Öte yandan Tohma'nın üzerine kurulan küçük ve şirin köprüler bir başka güzel görüntü oluşturur.


  Darende güneşin usulca doğup usulca battığı¸ ayın geceyle söyleştiği masal beldesidir Somuncu Baba Boğazı¸ Somuncu Baba Camii ve Balıklı Göl'den başlayan bir doğa harikasıdır. Tohma Çayı¸ bu boğazdan adeta zikredercesine vakur ve nazlı nazlı akmaktadır.


Maneviyat erenlerinin¸ gönül sultanlarının pak yurdudur Darende… Hak ve hakikatin meydanıdır bu güzide topraklar… Ulu Cami'nin açılış hutbesini okuyan Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri¸ nam-ı diğer Somuncu Baba bu toprakların manevî bekçisidir. Gönül sultanları bu topraklarda sonsuzluk uykularını uyumaktadır. Manevî feyizlerle mü'minlerin gönüllerini fetheden Şeyh Hamid-i Veli (k.s) ve Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)'nin mübarek kabirleri bu güzel ilçede bulunmaktadır. Onlar bu mübarek ve muazzez toprakların tapuları hükmündedir.


Şiire gönül veren ve müstakil bir Divan'ı bulunan Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi¸ Darende'yi mesken tutan ve burada tertemiz nesil yetiştiren bir Hakk ve hakikat dostudur. Onun yolundan giden talebeleri¸ kirlenen dünyayı ve ruhları arıtma gayreti içindedir.  Onun kabrinin burada olması¸ bu topraklara bambaşka bir güzellik ve özellik katmaktadır. Bu çağın Yunus'u diyebileceğimiz gönül sultanlarından Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)'nin şu dizeleri ne kadar da manidardır:


Garazsız hem ivazsız hizmet et her canlıya/Kimsesizin düşkünün ayağı ol¸ eli ol


Allah için herkese hürmet et de sev sevil/Her göze diken olma sümbülü ol gülü ol


İncitme sen kimseyi kimseye incinme hem/Güler yüzlü tatlı dilli her ağızın balı ol


Darende'ye bahar gelince bahçeler bayramlık elbiselerini giyer sanki… Kayısılar bembeyaz çiçeklerini açtığı zaman adeta bir gelinliği andırırlar. Hele bir de dallar meyveye durunca bahçelerin güzelliğine doyum olmaz. Kayısı yüklü her ağaç sarı renklere bürünür.


Darende¸ suyun kalbinde atan bir nabızdır. Suyun bu kadar yüksek tonda dile geldiği ve suyun bu kadar mükemmel bir ahenk oluşturduğu başka bir yer yok sanırım. Darende'ye vardığınızda ilk dikkatinizi çeken şey¸ şehrin sükûnetidir. Su sesinden gayrı ses duyulmaz olur. Sanki Tohma Çayından akan suların sesini duyalım diye cümle mevcudat susmuştur.


 Şirin Darende'de tabiat bütün cömertliğiyle kendini tefekkür ve tezekkür ehline teşhir eder. O güzel coğrafyayı temaşa edenler¸ Hakk'ın yaratma sıfatının ihtişamı karşısında küçük dillerini yutarlar. Burada her şey Hakk'a nazar kılınması için doğal bir dekor hükmündedir.


Darende¸ Hakk dostlarının kabirleriyle inanç turizmine aday küçük bir yerleşim yerimizdir. Tohma Çayının emsalsiz güzelliğini cömertçe sergilediği bu diyarda olmak insana büyük bir gönül huzuru verir. Ortasından böyle görkemli bir çay geçen külliye sanırım sadece Darende'de var. Buradaki zikir ehli insanların içinin paklığı yüzlerine fazlasıyla yansımıştır.


Darende bu kifayetsiz kelimelerle öyle kolay kolay anlatılamaz; bu güzel diyar ancak gezilip görülünce hakkıyla ve layıkıyla anlaşılır. Burayı gezip görmenin şimdi tam vaktidir.

Sayfayı Paylaş