MEKTUBAT-I HULÛSI DARENDEVİ

Somuncu Baba

– 27. MEKTUP

Ey Aziz Kardeş!
Ey Allah u Teâla’nın yoluna talip olan kişi Allah yolunda
ayağını tam bir tevekkül ve teslimiyetle bir kâmile (Allah dostuna)
bağlan ki senin gelişinde var olan nasibin ortaya çıksın. Ölümsüz¸
sonsuz ikrama mazhar (vasıl) olmak hususunda¸ ona kavuşmak yolunda gayret
et ve bunu murad et.
Sen bu yolda gayret gösterip çabalarken bir gün hak ettiğin
manevî nasibin ortaya çıkacak ve sen gönül huzuruna erişeceksin.
Gönülleri hoş edecek zamanı bekle ve sen bir değil bin can
ile bir irşâd sahibinin -mürşidin- davetini bekle¸ hazır
ol. Her an bir nazar¸ bir himmet bekle. Bu manevî yolun gerçek¸
sadık yolcularının bir nefesi bile boşa gitmez¸ bir anı bile kaybolmaz.
Sen hemen yeter ki kendini kurtulmuşların arasında say¸ kendini onlardan
ayırma.
Bülbül nasıl gül faslına -nevbaharına- eriştiyse ben de
senin siyah saçını ve (o güzel) yüzünü gördükten
sonra nevbahara erişmiş gibi oldum.

Senden sana¸ tenden cana sefer eyle ki asıl seyran (seyr-süluk ) budur.” Sırrının
ortaya çıkmasıyla can cananına vasıl olur. Hem de senin isteğin hâsıl
olup muradına erersin. Mürşidinin uygun bulmasıyla.
****
Umumun menfaatine karşı şahsî menfaat gözetenlerin arzularını
yerine getirerek¸ iyi demeleriyle övünme. Umumu hiçlik derecesinde
görüp¸ nefsini herkese tercihen şahsî menfaatlerinin oluşmasına
rağmen kötü demeleriyle de üzülme. Ancak bir gayen var ise
yüklendiğin görevleri iyi niyet ve adaletle başarıp vatana¸
millete karşı doğruluğu ki¸ sözde değil gerçekten¸ bizzat
icraya çalış¸ uygula. Emaneti korumak¸ canından ileri himayesi
ve muhafazası lazım bir ödevdir. Emanete hıyanet edenler¸ kendilerine hıyanet
etmiş olur.
Pek küçükken ben o deryâlara bir bir daldım
Her birinden ne kadar varsa nasîbim aldım
Emsile mes’eleyi kıldı güşâd
Nasara yensuru nasran ve nihâd
Ol Binâ’nın otuz iki bâbın
Fethedüp anlamışız esbâbın
Okuduk bizde Merâh u Maksûd
Hem Avâmil’le görüp dersi şühûd
Dahi hem metn-i metîn Kâfiye’den
Câmi’nin şerhini ol câmiadan
Yolumuz uğradı Tasdîkât’a
Dahi tefsîr-i hikem- âyâta
Ba’zı ba’zı da Fenârî’den
Okuyup mantık Meâni’den
Bana olmuşdu mürebbî o peder
Ya’ni doğmuş da doğurmuşdu püser
Tutdurup zülf-i semen bûyundan
Koklayup anber–i gîysûsundan
Okudup dersini hatt u hâlin
Ö
ğredüp harfini hâ vü dâlın
Ezber etdirmek içün Leylâ’yı
Yazdı illâ ile çok çok lâ’yı
Ö
ğretüp bir gün o lebrîz-sühen
Dedi bir az da oku sırr-ı dehen
Lebinin la’l ve fercâmından
Zinde-i câvid olan kâmından
Bahsedüp la’l ü lebin esrârın
Derc idüp dürr ü dişin envârın
Dedi bin ehl-i sühan söyleyemez
Dehenin sırrını şerh eyleyemez
Kaşının karası vü kadr- şebini
Gösterüp dersini hem mektebini
Ç
eşminin fitne vü sihrinden
Gamzesinin âl u mekrinden
Ey gönül mazhar-ı tekrîm olasın
Sa’y idüp maksad-ı aksâ bulasın

Sayfayı Paylaş