MEKTÛBAT-I HULÛSİ DARENDEVÎ

Somuncu Baba

– 16. Mektup

Pek Cömert Kardeşime¸
Benim canım. Selam ve selamet temennilerinden sonra içeriği hakikatler kaynağı olan¸ hakikatleri içeren bağrıma basmakla şeref duyduğumuz mektubunuzu alarak âcizane hakkımda – lâyık olmadığım halde- göstermiş olduğunuz hüsn-i teveccühlerinize erişmiş olmaktan dolayı size teşekkür ederim.
Sual buyrulan övülmeye değer hasletler bir hâl ehlinin kazandığı manevi haller olduğundan bu hususta bir söz demeğe cesaret edemem. Yalnız yüce şahsınızı ümitle bekleme noktasında bırakarak kayıtsız kalmayı da uygun görmeyerek cevabına elden geldiği kadar¸ gücüm yettiğince başlıyorum ve diyorum ki:
Kesin¸ sağlam bilgi sahibi kişilerin gittiği bu yol Allahın yoludur¸ dinimizin efendisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) 'in yoludur. Bu yol sadıkların¸ İslâmiyet'e gönülden bağlıların yoludur. Bu yolun efendileri Allah'ın yiğitleridir.
İnsanı kötülüğe sürükleyen nefis (öyle bir) devdir ki¸ onsekiz bin âlemi yutsa yine de canavarlığı¸ hırsı¸ yeme arzusu giderilmiş olmaz. Ancak onu düzeltmeye çalışmak¸ nefsi yenmeye gayret etmek¸ onu tedavi etmek gerektiğinden bu ise doğru¸ gerçek¸ işinin ehli bir tabibin eli¸ gücü sayesinde kendisini Rabbine adamış irfan sahibi bir Allah dostunun dikkat ve ihsanlarıyla ve onların hazırladığı ilaçlarla mümkün olacağı muhakkaktır. Gerçek olan tedavi bu lütuflarla huzura ulaşmaktır. Onların bir nazarı hastaya devadır. Hak yolunun yolcularının bağlandığı yani mensubiyetini alarak doğruluk ve samimiyetle ilim irfan artırmak kastıyla teveccüh kıldığı zâtı kabul¸ birbirini takiben sağlam bir el üzerine; “Benim Allah'la öyle bir vaktim var ki¸ ona ne bir mukarreb melek ne de bir peygamber ulaşır.” Peygamberimizin Allah'a olan yakınlığını işaret eden hadisten doğagelmiş bir ders verenin ve hidayet yolunu gösterenin olması icab eder. Böyle bir kâmile bağlanmış olan yaratılmışın hepsi bir araya gelmekle çözmek dursun¸ harekete geçirmek kudretine bile sahip değillerdir. Çünkü bu bağlanış bilinen dört ana unsurdan (Hava- Su-Toprak- Ateş) meydana gelmiş bir insan vasıtasıyla¸ “Allah’ın Kudreti her şeyin üstündedir” ayetinin işaret ettiği manevi bir ticarettir.
Ruhlar¸ ezel meclisinde mensup olduğu bu âlemde her zaman alışmış olduğu huzur içinde “Allah'a bağlanınız” ayetinin sırlarıyla bağlanmışlardır. Manevî bir doğuştan meydana gelmemiş ve ulvî bir doğuşa vesile olabilecek maneviyata sahip olduğu şüpheli olan bir zâta bağlanmanız¸ sizdeki izlerine bakmanız¸ kanaatınız için kâfidir. Kendinize bakın yeter. Eğer mürşidi¸ hak bilerek çok değerli Pirimize¸ olanca sadakatınızla bağlandığınız gün gibi aynı iradenizle telkin edilen dersleriniz ve zikirleriniz¸ tesbihleriniz yalnızca derse yeni başlayanlar hususunda aynen ebedi hayatın kendisi derecesinde olan rabıtaya devam da sürekli bulunsa idiniz¸ şu tutkunluğunuzla kemal derecesine ulaşarak isteğinize kavuşurdunuz.
İstikrarlı olanlar¸ ağaç gibi büyürler.
Herhangi bir işin ehli isen onda devam et. Onda ilerlemeye bak demişlerdir.
Sonuç itibariyle-kısaca- size lâzım olan asıl maksada ulaşmak¸ ona dönmek¸ Kadri yüce Pirimizin yüzünü görünceye kadar Merhum Hacı Mustafa Efendi'nin tarifi üzerine onun tarzı suretiyle ihlâs ve yakınlığı kati olarak bilinen tarzda rabıtaya ve zikir derslerine devam edersiniz. Allah’ın izniyle güzel yüzlü pederinizin Hacdan dönüşlerinin ardından fırsatı ganimet bilerek huzurlarına gidersiniz. Onun güzel¸ nurlu aydınlık cemaliyle her bir davranışınızı¸ tavrınızı da güzelleştirir¸ nurlandırırsınız kardeşim.
Gerçek yardımcı ve yol gösterici ancak Allah’tır…

Sayfayı Paylaş