KIRKSEKİZİNCİ MEKTUP

Somuncu Baba

Sevgili Ağabeyimin Huzuruna Arz!

Eziyetten perişan olan Hatice'nin vefa zamanında durumu aynı olup yiyip içmekte ve konup göçmekte olan onlardan bir an bile ayrılmayan durumu¸ bizim sahip olduğumuz eski çocuklar zümresini hoşnut edip¸ hakkında:

Ey Canımız Amcamız:

Ta dünyaya ayak basıldığından bugüne kadar baba ve ana bilip bağlılıkla bulunduğumuz kimseler bizi yıkık köşelerinde-viran yerlerde- bıraktılar. Evlâd-ı Resul Hatice'dir ki¸ bizden bir an bile ayrılmak istemiyor.

Sevgili Ağabeyimin Huzuruna Arz!


 


Eziyetten perişan olan Hatice'nin vefa zamanında durumu aynı olup yiyip içmekte ve konup göçmekte olan onlardan bir an bile ayrılmayan durumu¸ bizim sahip olduğumuz eski çocuklar zümresini hoşnut edip¸ hakkında:


 


Ey Canımız Amcamız:


 


Ta dünyaya ayak basıldığından bugüne kadar baba ve ana bilip bağlılıkla bulunduğumuz kimseler bizi yıkık köşelerinde-viran yerlerde- bıraktılar. Evlâd-ı Resul Hatice'dir ki¸ bizden bir an bile ayrılmak istemiyor.


 


Annesi yakalayıp götürmese geceyi de bizimle beraber geçirecek diye o yeni doğmuş çocuğun ezeli anlayışı memnuniyet göstermektedir. O ruha hoş gelen Sekine'nin düşkünlüğü tazelenince eski düşkünlüğünden kurtulmak için¸ Fatıma Abla ahrete varmış ve umarım rahmete yakındır. Yine şefkatle dalgalanan deniz gibi kıymetli peder sizden dargınlıkla ayrıldığından bahsedip mektup göndermediğiniz için çok üzüldüğünü yazıyor.



Bu hal ile ayrılığın büyük acısıyla gözyaşım kanla doldu. Ayrılık hayali beni çok üzdü.”


 


Dört aya yakın olan peder ile ayrılığınız¸ o kinle dolu yüreğiniz¸ o düşkün halin nasıl olduğunu¸ o belalı gönül¸ geçen sene ve o hoş huyların zerre güzelliğine hasretlik çeker ve o yeni¸ taze¸ güzel çocuklarından ayrılmış olan gözleriniz ayrılık gözyaşlarını döker diye hem o selamet ve kurtuluşlarımız hem ümitsizlikle terk edip üzgün¸ çaresiz ayrıldığınız sevinç parıltısı mektuplarını bu naçizane¸ mütevazi hediyelerime sararak gönderiyorum ki¸ gözyaşının şiddetinden¸ Yakup'un gözünün karartısı¸ ağ perdesinde olduğu gibi düşkün¸ yorgun¸ sarhoş¸ mest olmuş mutluluğumuzun çiçeği toz götüren hasret gözyaşları meydana getirmiş ise Yusuf'un gömleği misali gözlerine sürüp onlarla can sıkıntısını gidersin. Ve o hoş ahlakın çok hoşa giden mest edici bitkilerin rüzgarıyla zevk ve şevkin çoğaltılıp bu gurbet üzüntüsü ile dolan âlemde ve bir nice sıkıntıları¸ dertleri hayalinden ortaya koyup¸ anlatıp kastedilen makama yetesin.


 


Belanın senden hoşnutlukla belanın sahibine varması için meydana gelen beladan razı ve hoşnut olmaklığın gerekir.


 


Ey Gözbebeğim¸ Gözümün Nuru!


 


Sen bir Adem ve Havva'nın yolunun nuru ve cömertliğinin/lütfunun tacının doğurduğu kıymet ve “sen olmasaydın yeri göğü yaratmazdım” kutsi hadisinin oluşunun safalı Mustafa'nın şanı ve ortaya çıkan şerefine dünya ile ahiretin ortaya çıkış ve yokluk alemine gönderilmiş olan¸ âlemleri nurlandıran ay gibi bir peygamberin ak ve bembeyaz neslinden meydana gelmiş tertemiz bir nesilsin.


 


Selamlar..


 


 


 


Güncelleme: Yrd. Doç. Dr. Cemil GÜLSEREN

Sayfayı Paylaş