ELLİALTINCI MEKTUP

Somuncu Baba

O her şeyi yolu yordamı ile bilen arif kişi¸ ey eskiden beri yanımda olan dost¸ hikmet ilminin mirasçısı olan kâmil (olgun) insan¸ ey doğru yolun (sırat-ı müstakim) rehberi olan yüce insan¸ ey bulunduğu toplumun en güveniliri olan¸ ey insanlara gidilecek doğru istikameti gösteren¸ insanları aydınlatan muhterem¸ kerem sahibi¸ efendimize can dostu oldun. Onun yanından ayrılmadın. Ona bağlandın. Bu sebeple kerem sahibi¸ ikram sahibi¸ gözü gönlü bol¸ saygı değer efendimize çok güzel hizmetler ettin. Bu hizmetlerinle olgunluk mertebe


O her şeyi yolu yordamı ile bilen arif kişi¸ ey eskiden beri yanımda olan dost¸ hikmet ilminin mirasçısı olan kâmil (olgun) insan¸ ey doğru yolun (sırat-ı müstakim) rehberi olan yüce insan¸ ey bulunduğu toplumun en güveniliri olan¸ ey insanlara gidilecek doğru istikameti gösteren¸ insanları aydınlatan muhterem¸ kerem sahibi¸ efendimize can dostu oldun. Onun yanından ayrılmadın. Ona bağlandın. Bu sebeple kerem sahibi¸ ikram sahibi¸ gözü gönlü bol¸ saygı değer efendimize çok güzel hizmetler ettin. Bu hizmetlerinle olgunluk mertebelerini bir bir geçtin ve bu hizmetlerinle şeyhimizin¸ efendimizin seni kabul etmesini sağladın. Kerem sahibi Pir Hazretlerinin takdirini kazandığına şüphe yoktur.


Büyüklerin bir kişiye iltifat göstermesi demek hem bu dünya hem de öbür dünyada ona iltifat göstermesi demektir. Büyüklerin böyle bir iltifat ile bir kişiyi beğenip takdir etmesi¸ kurtuluş kapısının müjdecisi demektir. Her zaman hakkınızda¸ Pir Hazretlerine sadakat ve samimiyetle hizmet etmeniz dolayısıyla o da size karşı muamelesinde farklı davranmakta¸ size müstesna (farklı-özel) bir yer vermektedir.  Pir Efendimiz Hazretlerinin size karşı olan bu güzel yaklaşımı inkârı mümkün olmayan bir hakikatten (gerçekten) ibarettir. Hikmet sözlerinden birisi de aile şeceremiz sayılırken şöyle bir müjde vermek yeterli olacaktır. "Selmânu minnâ" yani; "Selman bizdendir¸ Ehl-i Beyttendir." ( Selmân-ı Fârisi (r.a.); Ashab-ı Suffadan olup İranlıdır.) Bu hadis-i şerifin ortaya çıkması şefkat¸ lütuf ve inayet yani yardımlarının eseridir.


Sâir mahlukdan bir kimse olsa pâk-dil / Ehl-i beytin zümresinden sayılır Selman olur


(Diğer yaratılmışlardan -insanlardan- bir kimsenin kalbi¸ gönlü¸ niyeti temiz olur ise o kişi Peygamberimizin yakınlarından olur. Tıpkı Selmân-ı Farisi gibi.)


Ancak sizdeki bu güzellikler¸ hünerler ve meziyetler sizi ümit ederim ki gurura¸ böbürlenmeye sürüklemez. Gurur¸ böbürlenme tehlikelidir. Bu sebeple sizdeki bu kabiliyetler¸ ümit ederim sizi gurura düşürüp de yok olma durumuna getirmez. Sizin duruşunuzun güzelliği y  ani tevazuunuz ve bir kul olduğunuzun farkında olmanız ve mutlak bir şekilde hiçbir şeye gücü yetmeyen zavallı varlıklar olduğunuzu (Kulun acizliğini bilmesi¸ gurura kapılmadan her şeyin Allah'tan kaynaklandığının farkında olmasıdır.) bildiğinizden dolayı sizin gururlanıp¸ her şeyi yok etme noktasına gitmeyeceğinizi söylüyorum. Durumunuza bakarak böyle bir müjdeyi size söylemeye cesaret ettim.  Sevgili dostumun hacca gittiğinde orada yapmış olduğu hizmetler kelimelerle tarif edilemeyecek noktadır. Bu gayretlerinden açıkça söylenebilir ki o Allah'ı bilen kişinin dili hep doğruyu¸ adaleti söyler. Bu ulu kişinin sözlerinden çıkarttığım sonuç şudur ki: "Canım Çınarlıoğlu Ali Osman Efendi'nin fedakârca yaptığı hizmetlerinden memnun olduk." demesi bizim için ikinci bir müjde sayılır. Maddî ve manevî¸ cana değer iltifatlarını almanızı isterim. Şefkat ve hasretle gözlerinizden öperim.


 


 






[1] Bu mektubu Ali Osman Çınaroğlu'na yazmışlardır.


*Güncelleme: Yrd. Doç. Dr. Cemil GÜLSEREN

Sayfayı Paylaş