21. MEKTUP

Somuncu Baba

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)

Mektûbat-ı Hulûsi Darendevî – 21. Mektup
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)

Mektubunun ardından telgrafını da almıştım. İnsanlık gereği¸ şefkat eserlerinin neticesi olarak bazan hatırına dokunsa da¸ sizi koruma ve kollamada¸ kucağında avutan baba¸ anne ve sevdiklerinizden çok daha şefkatli ve merhametli¸ saadet hazinesinin sahibinin himayesindesin.
Sana yakışan şu ki; her arzu ve maksadı onun gönlünü almaya ¸ onun rızasını elde etmeye yönelik olup başkaca bir endişe ve meşguliyet seni hayali cihan değer anlarını aklından¸ gönlünden çıkarmasına vesile olmasın¸ zamanlarını boş yere harcamasın.
Baba ve annenin varlığı senin varlık sebebindir. Asıl selamet ve kurtuluş¸ manevî hayatının ebedî ve ilahî olmasıdır. O da¸ bilirsen¸ yakınlık şerefiyle mesud olduğun¸ Allah’u Teala’nın (c.c.) yüce sıfatlarının yardımlarının nazarı altında bulunduğun müddetçe mümkündür. Hülasa¸ onun hoşnutluğunu kazandığın sürece Yüce Allah’ın zatına da yakın olursun. Bundan başka emellerin peşinden koşmak¸ seni asıl maksadına ulaştırmaz. Ancak hayal sahifesini yıpratmaktan başka bir emele erişemezsin. Her yönden o altın kalpli¸ merhametli yüce insanın rızası¸ bizim rızamızı gözetmekten daha yüce ve daha güzeldir. Ömrün oldukça bir an bile onun rızasının dışında hareket etme. Bir lahza bile gönlüne hoş gelmeyecek şeyleri yapma. İşte bizim rızamız budur. Gönlümüz bunu arzu eder.
Yüce Allah (c.c.) Hazretleri de ana babaya hizmet ve hürmette söz tutanları¸ vefalıları dünya ve ahirette aziz tutup muhakkak râzı olacaktır. Bu bir fırsattır ki¸ aziz bir ganimettir. Birgün ansızın o izzetin en üst noktasında ¸ saadetten¸ bu kutluluğun gölgesinden ayrı düşersin de pişmanlık fayda etmez. Sana onun mübarek ayağına toprak olmak şerefi¸ bu her yönüyle harabe mülke sultan olmaktan daha şerefli ve daha saadetlidir. Ne mutlu o kimselere ki nefes nefes Allah’ın mükemmel ve mutlak güzelliğini seyrederler. Artık insaf olmaz ki¸ o güzel anın seyrinde hayran olan göz¸ ve sevgisiyle dolan öz¸ başkasının hayalinin yadıyla onu anmakla gam çekip ve yaş döke.
Onun himmetleri sayesinde sağlık ve sıhhatteyiz.Yüce ayaklarını bastıkları toprağa yüz ve gözlerinizi sürerek öpüp her an lütuf ve ihsanlarının¸ sevgilerinin muhtacı olduğumuzu arz et. Bu kadarla yetinirim.
Ey zülf-i semende bağlu mecnûn
Ey Leylî hayâlile diğer-gûn

Ey gül-bün-i gonca-i siyâdet
Âyine-i dilber-i melâhat

Râzın dil-i cânıma yetüpdür
Zârın da figânıma yetüpdür

Mektûbunu ciger pâre yazsun
Baştan başa hep şerâre yazsun

Göz gördüğü demde ağlayupdur
Her cânibe eşki çağlayupdur

Sînemde biriken hicrân-ı ser-encâm
Ne gönüle ne câna verir ârâm

Ammâ nider ihtiyârı yokdur
Sabrınca ede karârı yokdur

Yazmış ezelîde kilk-i takdîr
Zencîre Mecnûn Mecnûn’a zencîr

Kimden kime idelim bahâne
Cân vermekle yetelim câna

Peymâne-i gam bizimle dâim
Vîrâne-i gam bizimle dâim

Derd gâyetine yetince dertli
Dermân ile olmalı diyetli

Meydâna girince âşık-ı hak-bîn
Fikrinde olmaya gam-ı kevneyn

Mihnet yüküne isterim tâb
Ya tâbca mihnet ya mihnetimce tâb

Vîrân olası bu beyt-i ahzân
Güldürmedi bir dem virüp ârâm

Azâde iken yürütdü gamlar
Her lâhza(da) mihnet ü sitemler

Sayfayı Paylaş