SOMUNCU BABA KİTABI
Anadolu’yu manevî ışıklarıyla aydınlatan gönül erlerinin serdarlarından biri de, Somuncu Baba adıyla bilinen Şeyh Hâmid-i Veli Hazretleri’dir. Hicri 815, miladi 1412 tarihinde Darende’nin Zaviye mahallesinde âlem-i cemale intikal eden Şeyh Hâmid-i Veli Hazretleri, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in “Ölmeden önce ölünüz.” bu hadis-i şerifinin sırrını bilen, dünyada iken nefislerini öldürdükleri için de ölümü gerçek âleme göçüş ve vuslat olarak kabul eden mutasavvıflardandır. Topluma hayat iksiri veren, canlılık katan, dinamizm katan Somuncu Baba ve onun gibi olan yüce veliler, hayatı manevî renklerle donatır, insanların iç âlemlerini aydınlatırlar. Cehaletle savaşır, zulmet karanlıklarına iman ve irfan çerağı yakar, gönülleri pür nûr ederler. Onların zikirle hemhâl olmuş kalpleri, ibadetle yoğrulmuş bedenleri, toprağa emanettir. Toprak onları çürütmez. Kendi aydınlatıcı olanın, kendi güneş olanın güneşten etkilenmesi, gecenin karanlığına düşmesi elbette mümkün değildir. Zaman ve devran onlarla hareket eder, gece ve gündüz kavramları vuslat kavramının içinde erir. İşte böyle anlamak gerekir. Somuncu Baba Hazretleri’nin Darende’de bulunması, Darende için bölge için bir lütuf, bir ihsan-ı ilahîdir. Yerin şerefi oturanın şerefi iledir. Bu toprakları şereflendirenler de yüce neseb-i Rasûlullah (s.a.v.)’a mensup olan zevatlardır. İlçemizi maneviyatı ile güzelleştiren yaşanılabilir hale getiren, Somuncu Baba’lar Hulûsi Efendi’lerdir. Bu zevat-ı kiram Darende’de olmasalardı Darende’nin diğer ilçelerden bir farkı olmazdı. Aslında bu mekânı şereflendirmiş, bu vadiye hayat vermiş, canlılık katmıştır. Manevî hayatiyetleri devam ettiği için, asırladır yüzbinlerce insan, onu ziyaret etmekte, adeta evlatlarında vücut bulmuş manevî şahsiyetiyle müşerref olmaktadır. Bu beldenin toprağı emanet edilene sahip çıkan sağlam bir imanı temsil ederken, her dem aydınlık saçan fikirleri bakınız, ülkemizin sınırlarını da aşarak dünyaya yayılmaktadır. İşte onların manevî hayatlarının devam ettiğinin en büyük işareti bu faaliyetlerdir. Somuncu Baba’nın ismi unutulmamıştır, fikirleri unutulmamıştır, canlı olarak ismi de fikirleri de yaşamaktadır. Bu kutlu soydan gelen Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s.) de ceddinin hizmet ve irşad yolunu takip etmiş, gönülleri imar etmiş, hizmetleriyle insanlığın gönül tahtında en müstesna yerini almıştır. Özüyle, sözüyle, şiiriyle, mektubuyla, hitabetiyle her zaman yaratılmışın en şereflisi olan insan üzerine eğilmiş, insan yetiştirmeye gönül kazanmaya çalışmıştır. Milletimizin ve memleketimizin faydasına olan her işte en önde bulunmuş, hayrî hizmetlerle de halkın güvenini kazandığı gibi eğitim, sağlık ve kültürel alanlarda devletimizin yapması gereken işlerde de fevkalade yardımcı olmuştur. 1986 yılında kurduğu “Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı” vasıtasıyla idealleri gerçekleştirilmiş, istediği hizmetler yerli yerince halkımıza ulaştırılmıştır. Her gün çoğalan heyecan ve şevkle bu hizmetler artarak devam etmektedir. Somuncu Baba Hazretleri daha önce yapılan çalışmaların kapsamlı bir şekilde ele alınıp bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve doğumu, ailesi, nesli, ailesi ve doğumu başta olmak üzere Somuncu Baba Hazretleri’ni bütün yönleriyle anlatan eser Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı tarafından Prof. Dr. Mehmet Akkuş hocamıza hazırlatılmıştır. Nasihat Yayınları arasında neşredilen eserin ‘Aile Şeceresi’ bölümünde Peygamber Efendimiz’den Somuncu Baba Hazretleri’ne kadar ki necip nesli âlisi tablo halinde verilmiştir. Çok güzel resimlerle desteklenen eser lüks baskısıyla sizlerin istifadesine sunulmuştur. Nasihat Yayınları. 0422 615 15 00 444 36 61
Yusuf HALICI
YazarKültür ve ilim tarihimizde vasiyetnâmeler bir irşat yolu olarak görülmüştür. Bunun için bazı büyük âlim ve sûfîlerin vasiyetleri meşhur olmuştur. Ebû Hanîfe’nin vasiyetleri de meşhur olanlar arasındad...
Yazar: Abdullah KAHRAMAN
Şanlıurfa, binlerce yıllık tarihi ve zengin kültürel mirasıyla turistlerin ziyaret edebileceği birçok yeri bulunan güzel illerimizin başında geliyor. Efsanelerin doğduğu, peygamberlerin izlerini taşıy...
Yazar: Yusuf HALICI
Gerek İslâm hukuku (fıkıh) gerekse tasavvuf, Müslümanların dünya ve âhirette mutlu olmaları için bazı kurallar koymuştur. Fıkıh, daha çok bedenin dış organlarına ait hükümlerle, tasavvuf da kalbe ait ...
Yazar: Yusuf HALICI
Kardeş kelimesi sözlüklerde, aynı anne ve babadan doğan veya ortak değerlere ve vasıflara sahip kimseler olarak tanımlanmaktadır. Arapça’da ise kardeş kelimesi, “uhuvvet” kelimesiyle ifade edilir ki a...
Yazar: Mehmet DERE