BAHAR GELECEK..
Gündemi işgal etti¸ Besmelesiz bir güruh. Zihinleri kirletti¸ Milletin gönlü mecruh
Riya tahta oturmuş¸ Samimiyet sürgünde. İnsafı sel götürmüş¸ Vicdansızlık düğünde. Kıblesi para olmuş¸ Huzurdan yana züğürt. Sine isyanla dolmuş¸ Almaz nasihat¸ öğüt. Çekirdeği bozdular¸ Her şeyin cılkı çıktı. Nesilleri çözdüler¸ Tükettikçe acıktı. Dünya öyle küçüldü¸ Köyler bile tozuttu. Akraba¸ komşu öldü! Yasını baykuş tuttu. Neydi biz'i öğüten? Fitne kapıyı açtı. Yalnızlık¸ hüzün tüten¸ Çorbanın tadı kaçtı. Nursuzdan rehber olmaz¸ Yol gidilmez ezbere. Zaman kararıp kalmaz¸ Şafak sökmek üzere¸ Kendi özüne eğil¸ Şahit olsun tarihler. Artık kılıçla değil¸ Tekbirlerle fetihler. Çağı heyecan sardı¸ İman¸ ilim¸ ter gerek. Zulüm nereye vardı? Kalplere sefer gerek. Ey Müslüman çocuğu¸ Bu ufuklar sana dar! Sensin gül tomurcuğu¸ Bahar gelecek bahar
Servet YÜKSEL
Yazar“Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek” mefhumu, insanlara genel manada güzellikleri telkin eder. Yaratılmışların en şereflisi olan insan elbette ki, “ahsen-i takvim” olduğu için fıtrî olarak da, cismî o...
Yazar: Musa TEKTAŞ
Her ilim dalı ‘hoca-talebe’ münasebetinin zorunlu olduğu süreçlere şahitlik eder. Örneğin bir ustanın dizinin dibine oturmadan usta bir marangoz olunmayacağı gibi bir kimsenin alanında uzman bir hocan...
Yazar: Fatih ÇINAR
Ben yanmışım¸ kül olmuşum¸ Leyla kim ? Aşk bağında gül olmuşum¸ Leyla kim ? Yüreğimi hasretine bandıkça¸ İçim-dışım al olmuşum¸ Leyla kim ? Güze...
Yazar: Servet YÜKSEL
Şeyh Abdurrahman Erzincanî’nin soyu, Orta Asya’dan gelerek Erzincan’a yerleşmiştir. Evlâd-ı Rasûl’den ve Yıldırım Bâyezîd devri meşayihlerindendir. Zamanının gerekli ilimlerini memleketi olan Erzincan...
Yazar: Resul KESENCELİ