ABDULLAH B. EBÎ BEKR
Adı : Abdullah
Künyesi : Tespit edilemedi
Doğum yılı : Tahminen peygamberlikten kısa süre evvel
Doğum yeri : Mekke
Adı : Abdullah
Künyesi : Tespit edilemedi
Doğum yılı : Tahminen peygamberlikten kısa süre evvel
Doğum yeri : Mekke
Baba adı : Ebu Bekr
Anne adı : Kuteyle bint Abdiluzza
Eş(ler)i : Âtike bint Zeyd
Akrabaları : Esma ile öz¸ Hz. Aişe ile baba bir kardeştir. Saîd b. Zeyd’in eniştesidir.
Oğulları : Talha¸ Ömer (?)
Kızları :Tespit edilemedi
Kabilesi : Kureyş
İslâm’a girişi : Çocukluğundan itibaren¸ İslâm’ın ilk yıllarında
Sohbet süresi : Yaklaşık yirmi yıl
Rivayeti : (1-2 zayıf rivayetin dışında) yok
Yaşadığı yer : Mekke¸ Medine
Mesleği : Tespit edilemedi
Hicreti : Medine’ye ailesiyle birlikte
Savaşları : Mekke Fethi¸ Huneyn ve Taif Muhasarası
Görevleri : Hz. Peygamber ile Hz. Ebu Bekr’in hicretleri esnasında Sevr Mağarası’na gizlendikleri üç gün boyunca Mekke’deki gelişmeleri gizlice onlara ulaştırır¸ yiyecek-içecek taşırdı.
Fiziki yapı : Tespit edilemedi
Mizacı : Cesur¸ akıllı¸ becerikli¸ şair ruhluydu. Hanımına çok düşkündü. Bu yönü onun birçok savaşa katılmasını engellemiş¸ babasının emriyle hanımından ayrılmış¸ ancak daha fazla dayanamayınca eşiyle tekrar evlenmiştir.
Ayrıcalığı : Hz. Ebu Bekr’in ilk çocuğudur.
Ömrü : Otuz küsur yıl olmalı.
Ölüm yılı : H. 11. Ölürken hanımına bir hurma bahçesi bırakmış ve kendisinden sonra evlenmemesini istemiştir. Âtike buna riayet etmek istemişse de¸ Hz. Ömer ikna ederek onunla evlenmiş¸ Hz. Ömer’den sonra da başkaları ile evlenmiştir.
Ölüm yeri : Medine. Cenaze namazını babası kıldırmıştır.
Ölüm sebebi : Taif Muhasarası’nda yaralanmış¸ bilahare o yara sebebiyle şehit olmuştur.
Sözleri : Hz. Peygamber¸ önce Yemen işi yeni bir kefene sarılmış¸ ancak sonra bundan vazgeçilmiştir. Abdullah “Bu kefen¸ Rasulullah (s.a.v)’ın mübarek cildine dokundu¸ onu kefenim olması için kendime saklayacağım” demiş ve satın almıştı. Ancak vefatı yaklaştığında “Eğer bunda bir hayır olsaydı¸ Allah onu peygamberi için tercih ederdi. Benim buna ihtiyacım yok!” dedi. İnsanlar onun hem ilk¸ hem de son sözüne şaşırdı. Sonra da onu sattırıp parasını sadaka olarak dağıttırdı.
Kaynaklar: Tabakat¸ I. 238¸ II.287¸ III. 201¸ VIII. 265-6; İstiab¸ II. 258; İsabe¸ II. 283-4; DİA¸ I. 95-99; Sahabiler Ansiklopedisi¸ s. 23-24; Hakim¸ Müstedrek¸ III. 477-8; Müslim¸ Cenaiz 45.
Bünyamin ERUL
Yazar1. DİLEDİĞİNE MADDÎ VE MÂNEVÎ NİMETLERİNİ BOL BOL VEREN, RUHLARI BEDENLERE YAYAN El-Bâsıt da bir şeyi yayan ve genişleten demektir. Yüce Allah'ın en güzel isimleri arasında yer alan ‘el-...
Yazar: somuncueditor
Yavaşça gözlerini açtı. Nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Son hatırladığı şey zıplarken bir tele takıldığı ve karnının çok acıdığı idi. Ne kadar çabalasa da o telden kurtulamamış bitap düşmüştü. ...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Daha çok küçükken rahmetli dedem beni sık sık sevindirirdi. Yattığım odadan salona kadar geçeceğim yola aralıklarla bir bir bozuk ve kâğıt para koyardı. Sonra da seslenerek beni çağırırdı. "Tarık, ge...
Yazar: Erdal KARASU
Şeyh Abdurrahman Erzincanî’nin soyu, Orta Asya’dan gelerek Erzincan’a yerleşmiştir. Evlâd-ı Rasûl’den ve Yıldırım Bâyezîd devri meşayihlerindendir. Zamanının gerekli ilimlerini memleketi olan Erzincan...
Yazar: Resul KESENCELİ