MİLLÎ HASSASİYET

237 Dergi_ORJ-34

“Bir sıkıntı hâlinde hemen kenetlenen insanlarımızın bu millî birlik ve dayanışma ruhunu sürekli canlı tutarak düşmanlara aman vermemesi gerekiyor. Ne demiş atalarımız; Su uyur, düşman uyumaz.”

 

İnsanların güvenilir ve huzurlu bir şekilde yaşaması için devlet dediğimiz kavram oluşmuştur ve devlet insanlarının rahat ve huzurlu yaşaması için de bir takım tedbirler alır. Bunları düzgün bir süreç içerisinde uygular. Güzel ülkemiz bu topraklarda geçmişten bu yana sürekli sıkıntılar çekmiş ve zaman zaman yine sıkıntılar yaşayabiliyor.

Ülkemizin başarılarını hazmedemeyenler bir şekilde yoluna taş koyarak bu başarıları sekteye uğratmaya çalışabiliyor. İnsanlarımızın daha bilinçlenmesi ve geleceğe sağlam adımlarla ilerlemesi ile düşmanların kötü emelleri bertaraf edilecektir. Nitekim acı bir şekilde yaşadığımız 15 Temmuz’da insanlarımız tek yürek olarak adaletsizliğe ve ülkeyi kara günlere sürüklemek isteyenlere fırsat vermedi ve gereken cevabı verdi. Kurtuluş savaşımızda çoluk çocuk, genci, yaşlısı ve kadını herkes cepheye koşarak vatan savunması yaparken bu cennet vatan toprağımızın bir takım şer odaklarına teslim edilmesi düşünülemez.

Geçmişten bu yana baktığımızda on altı devlet kuran Türk milletinin ortak bir yönü var ki ya hür olacağız ya da öleceğiz. Ancak insanlarımızın azmi ve vatan sevgisi ile çok şükür bayrağımızın gölgesinde huzurlu bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Hangi dönem olursa olsun çocuklarımıza, kardeşlerimize birlik içinde gelecek yarınlar için çalışmamız gerektiğini vurgulamamız lazım. Vatana faydalı olmak için herkes mesleğini en iyi şekilde icra ederse, öğrencilerimiz bilgilerini en iyi şekilde pekiştirerek ülkemize güzel işler kazandırabilirse bundan iyisi düşünülemez. Her konuda bağımsızlığımızı elimize alarak daha güçlü bir Türkiye için kurtuluş savaşındaki gibi çoluk çocuk, genci, kadını, erkeği, yaşlısıyla elimizden gelenin en güzelini yaparak vatanımıza sahip çıkmak zorundayız.

Günümüzde bazı dizi ve filmlerde maalesef hayali kahramanların figüran olarak kullanıldığını görüyoruz ve bu kişiler genç dimağlarımızın zihinlerini bulandırıyor. Oysa bizim gerçek kahramanlarımız var, vatan savunmasında ve ülkemizi ilim, bilim yönünden kalkındıran çok önemli kahramanlarımız var, genç dimağlara hayali ve kurgu kahramanları aktarmak yerine gerçek kahramanlarımızı zihinlere nakşetmemiz gerekiyor. Vatan savunması sadece cephede değil, cephe gerisinde ilim ve bilime sunulan katkılarla geleceğe daha sağlam adımlarla gitmemize olanak sağlayacak çalışmalarla da mümkündür. Devletimiz her bakımdan güçlü olmalı ki yarınlara daha sağlam ve güçlü bir şekilde adım atabilelim.

Çanakkale’de verdiğimiz vatan savunmasının çocuk ve gençlere çok iyi bir şekilde anlatılması gerekiyor. Orada yatan mucizenin çok iyi anlatılması gerekiyor. Havada mermilerin çarpışarak birbirini vurduğu bir atmosferde vatan savunması veren aziz Mehmetçiğimizin kahramanlıklarını anlatarak ve hatta imkân varsa o toprakları ziyaret ederek nasıl zorluklar yaşadığımızı en azından hayal ederek çocuklara, gençlere ve nihayetinde kendimize de iyi bir şekilde anlatmamız bir vatan borcudur.

Bir sıkıntı hâlinde hemen kenetlenen insanlarımızın bu millî birlik ve dayanışma ruhunu sürekli canlı tutarak düşmanlara aman vermemesi gerekiyor. Ne demiş atalarımız, “Su uyur, düşman uyumaz.” Tarihî gerçeklere baktığımızda geçmişten bu yana cennet vatanımız üzerinde sürekli oynanan oyunlar ve ülkemizi parçalama gayretleri maalesef geçmişte olduğu gibi bugün de var ve yarın da olmaya devam edecek. Çünkü hiç istemesek de kötülük kıyamete kadar var, iyinin ve kötünün savaşı… O yüzden devletimizin her daim güçlü olması, insanlarımızın rahat ve huzurlu olması açısından mühimdir.

Bazen klişe gibi gelebilir lâkin bizim bizden başka dostumuz yok. Tüm mevcudiyetimizle biz güzeliz ve güzel bir ülke olmak için de var gücümüzle vatandaş olarak üretmek, düşünmek, çalışmak ve çabalamak durumundayız. Allah devletimize zeval vermesin.

Sayfayı Paylaş