İHRAMCIZÂDE İSMAİL HAKKI TOPRAK'I (K.S.) DERİNDEN ETKİLEYEN BİR GÖNÜL ERİ: MÛR ALİ BABA (K.S.)

Somuncu Baba

"Mûr Ali Baba ile İsmail Efendi'nin bir diğer ortak noktaları ise
ilme olan düşkünlükleri ve insan merkezli hizmeti kendilerine şiar
edinmeleridir. Mûr Ali Baba da İsmail Efendi de yüksek tahsilli
insanlar olmalarına rağmen kitap yazarak değil hizmetlerinin
merkezine insan yetiştirmeyi hedef olarak koyan isimlerdir."

İsmail Hakkı Toprak (k.s.) hizmetleri¸ eserleri ve yetiştirdiği talebeleri ile Sivas başta olmak üzere Anadolu'nun yakın tarihinde derin izler bırakan mümtaz şahsiyetlerden birisidir. İsmail Efendi¸ gönül telini titreten sözleri¸ Sivas İmam-Hatip Lisesi'nin kuruluş ve işleyişi¸ Sivas Ulu Camii tamiratı¸ birçok köyün yol ve içme suyu ihtiyaçlarının giderilmesi ve Anadolu'nun dört bir tarafına hizmet için görevlendirdiği talebeleri ile hizmet uğrunda geçen bir ömür neticesinde bu fani âlemden ayrılmıştır.[1] Onun hizmet anlayışını şekillendiren birçok gönül ehli isimden bahsetmek mümkündür. Üstadı Tokatlı Hacı Mustafa Hâkî Efendi¸[2] ikinci üstadı Sivaslı Mustafa Takî Efendi¸[3] küçük yaşlarda sohbetlerine katılarak manevi tesiri ile gönlünü ihyaya çalıştığı Abdullah Haşim El-Mekkî Efendi[4] ve halk arasında Mûr Ali Baba olarak tanınan Mehmet Efendi bu büyük isimlerden birkaç tanesidir.[5] İsmail Efendi üzerinde diğer üstatlarının etkileri az-çok bilinmesine ve çeşitli zeminlerde dile getirilmesine karşılık Mûr Ali Baba'nın ona tesiri ve aralarındaki maddî-manevî ilişki çok da bilinmemektedir. Bu eksikliği giderme adına çalışmamızda İsmail Efendi ile Mûr Ali Baba arasındaki maddi ve manevi ilişkiye dikkat çekmek istiyoruz.


Abdülkadir Geylanî'nin Sivas'taki Nefesi: Mûr Ali Baba


Asıl adı Mehmet olan Mûr Ali Baba¸ 1812 yılında Kerkük'te dünyaya gelmiştir. Babası Ahmet Paşa'dır. Babasının Sivaslı olduğu rivayet edilmektedir. Sivas'ta Hammadzâde (ö.?) isimli zatın kızı Münteha Hanım ile evlenen Mûr Ali Baba'nın bu evliliğinden Abdülkâdir Gulamî isimli bir oğlu dünyaya gelmiştir. Bu hanımının vefatından sonra Tûtî (Dudu) Hanımla evlenen Mehmet Efendi'nin bu evliliğinden ise Seyfettin¸ Halil Sırrı ve Muhittin isimli çocukları olmuştur.[6] 1884 yılında Sivas'ta vefat eden Mehmet Efendi¸ Sivas Çayırağzı Mahallesi Kızılırmak Sağlık Ocağı karşısında bulunan dergâhının bahçesine defnedilmiştir.[7]


Üstadı Abdurrahman Halisî'nin işareti ile Sivas'a gelen ve burada Kâdirî Dergâhı'nı açarak vefatına kadar insanlara hizmet ile meşgul olan Mûr Ali Baba¸ özelde Sivas büyük ölçekte ise Anadolu'nun maddi ve manevî çehresi üzerinde son derece etkili olmuş birisidir. Meşhur edebiyatçı Ziya Paşa¸ Şeyhülislam Mustafa Hayri Efendi¸ Meclis Başkâtibi Tevfik Bey¸ Sivas Mebusu Yusuf Ziya Başaran¸ Sadrazam Danışmanı Hacı Ali Başmabeyinci¸ Vali Halil Rıfat Paşa ve Vali Hasan Hilmi Paşa Mûr Ali Baba'nın tesir halkasına dâhil olan isimlerden birkaç tanesidir. [8] Mûr Ali Baba'nın ailesi de aynı heyecan ile hizmete devam etmiş¸ birçok önemli ismin yetişmesinde ve milli mücadele yıllarında ülkenin huzura kavuşması için önemli görevler üstlenmişlerdir. Mehmet Efendi'nin oğlu Abdülkadir Gulamî¸ Sivas Valiliği görevinde bulunan Sırrı Paşa ve Abidin Paşa'yı¸ yine Sivas'ın önemli değerlerinden Kazancızâde Emin Edip Efendi'yi derinden etkilemiştir. Torunu Fazlullah Moral ise Erzurum ve Sivas Kongrelerindeki fedakâr ve cesur tavrı ile millî mücadelenin şekillenmesine önemli katkılarda bulunmuştur.[9]


Mûr Ali Baba'nın maddi-manevi kişiliğinin belki de en büyük tesiri¸ farklı tarikatlara mensupta olsalar¸ İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak'ta gerçekleşmiştir diyebiliriz. İki ismin aileleri arasında başlayan bu etkileşim İsmail Efendi'nin hizmetlerine onun düşünceleri çerçevesinde yön vermesi ile devam etmiştir. Sözün bu noktasında Mûr Ali Baba ve İsmail Efendi arasındaki etkileşimi daha net bir şekilde göz önüne sermenin isabetli olacağı kanaatindeyiz.


Mûr Ali Baba'nın İsmail Hakkı  Efendi Üzerindeki Etkisi


İhramcızâde İsmail Efendi ile Mûr Ali Baba arasındaki ilişkiyi şeyh-mürit ilişkisinden ziyade kökleri derinlere dayanan iki aile arasındaki bir ilişki olarak değerlendirmek daha uygun olacaktır. Mûr Ali Baba'nın 1884'te vefat ettiği İsmail Efendi'nin de 1880'de[10] dünyaya geldiği gerçeği bu düşüncemize kaynaklık etmektedir. Yani¸ Mûr Ali Baba vefat ettiğinde İsmail Efendi henüz dört yaşındadır ve bu durumda iki isim arasında bir şeyh-mürit ilişkisinden bahsetmek pek de mümkün gözükmemektedir. Denilebilir ki İsmail Efendi¸ Mûr Ali Baba'yı daha çok aileleri arasındaki ilmî¸ manevî ve sosyal ilişki dolayısıyla tanıma imkânı bulmuştur. Mûr Ali Baba'nın oğlu Abdülkadir Gulamî'nin İhramcızâde Mehmet Efendi[11] isimli bir zattan icazet alması iki aile arasındaki ilişkiyi ilmi boyutu ile gözler önüne seren bir veridir. Mûr Ali Baba ve ailesinin soysal içerikli hizmetleri de İsmail Efendi'nin sosyal alandaki hizmetlerine ışık tutmuştur. Mûr Ali Baba¸ yol¸ çeşme ve okul gibi birçok hizmetin halkla buluşabilmesi için öncülük etmiştir. Onun Halil Rıfat Paşa dönemindeki birçok yolun yapımında bizzat çalışarak halkı bu konuda teşvik etmesi¸ Sivas'ta Kâdirî tekkesini kurarak kim olursa olsun ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları ile ilgilenmesi¸ İsmail Efendi'nin Zara-Cencin Köyü yolu yapımı ve içme suyu ihtiyacının karşılanması¸ Ulu Camii tamiratı¸ Sofu Yusuf¸ Hayırseverler ve Serçeli Camileri gibi birçok caminin inşası ve bakımı¸ Tozanlı Köprüsü'nün inşası¸ birçok çeşmenin yapımı¸ İmam-Hatip Lisesi'nin kurulması ve faaliyetlerini devam ettirebilmesindeki katkılarını akla getirmektedir. Bu hizmetlerin ekonomik ve siyasi anlamda toplumun kırılma dönemlerinde Mûr Ali Baba ve İsmail Efendi tarafından üstlenilerek hayata geçirilmesi de iki isim arasındaki bir diğer ortak noktadır. Yani her iki isim de zor zamanlarda büyük hizmetlere vesile olmayı başarmış yüksek ruhlu insanlardır.


Mûr Ali Baba ile İsmail Efendi'nin bir diğer ortak noktaları ise ilme olan düşkünlükleri ve insan merkezli hizmeti kendilerine şiar edinmeleridir. Mûr Ali Baba da İsmail Efendi de yüksek tahsilli insanlar olmalarına rağmen kitap yazarak değil hizmetlerinin merkezine insan yetiştirmeyi hedef olarak koyan isimlerdir. Onlardan bize çok fazla eserin/kitap çalışmasının ulaşmama nedeni de budur.


Mûr Ali Baba'nın İsmail Efendi üzerindeki bir diğer etkisi de İsmail Efendi'nin siyasete bakışı noktasında söz konusu olmuştur. İsmail Efendi¸ iki üstadının da siyasetle iç içe bir hayatı tercih etmelerine rağmen[12] onların metotlarını değil ömrü boyunca siyasete mesafeli durarak Mûr Ali Baba'nın bu konudaki tavrını modellemiştir. Aslında her iki isim de birçok siyasî ile yakın ilişkiler içerisinde olmuş kimselerdir. Mûr Ali Baba'nın¸ Sivas Valiliği yapan birçok isimle söz gelimi Ziya Paşa ve Hasan Paşa ile İsmail Efendi'nin ise ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve dönemin Başbakanı Adnan Menderes ile çok yakın ilişkileri olmuştur. Mûr Ali Baba'nın siyasete mesafeli tavrı neticesinde siyasilerle ilişkilerini belli bir noktada tutması İsmail Efendi için yol gösterici bir tavır olmuş İsmail Efendi de siyasilerle ilişkilerini her zaman seviyeli/mesafeli bir noktada tutmaya gayret etmiştir. İsmail Efendi¸ bir sözünde ‘Siyasetsiz insan olmaz¸ bizim siyasetimiz de siyasete bulaşmamaktır.' diyerek bu konuda Mûr Ali Baba'nın takip ettiği metodu aynen benimsediğini açıkça dile getirmiştir.


Sonuç


Kendisi Nakşibendî yoluna mensup olmasına rağmen¸ Rifaî Şeyhi Arap Şeyh'ten ve bir Kâdirî Şeyhi olan Mûr Ali Baba'dan istifade etmesi İsmail Efendi'nin hoşgörü ve güzellikler uğrunda mezhep-meşrep ayrımı yapmayan kişiliğinin bir göstergesi niteliğindedir.


Bir defasında kendisine Mûr Ali Baba hakkındaki düşünceleri sorulduğunda İsmail Efendi ‘Mûr Ali Baba da mûr olmuş o da Toprak üstünde' sözleri ile cevap vermiştir. Yani ‘Mûr Ali Baba karınca olmuş bu haliyle bize örnek olmuştur' tespitinde bulunmuştur. O¸ bu sözü ile Mûr Ali Baba'nın ne denli çalışkan bir kişiliğe sahip olduğunu ve onun bu kişiliğini takdir ettiğini anlatmıştır. İsmail Efendi¸ "Toprak üzerindedir." ifadesi ile kendisinin soy ismine işaret etmiş Mûr Ali Baba'yı baş üstünde tuttuğuna ve onun hayata bakışını modellediğine bir gönderme yapmıştır. Onun bu ifadesi bile tek başına Mûr Ali Baba'nın İsmail Efendi üzerindeki etkisini gösteren bir delil niteliğindedir.[13]


Bugün bizlere düşen görev İsmail Efendi'nin hakikati arayış sürecinde mezhep-meşrep ayrımı yapmadan hareket eden tavrını kendimize örnek almak olacaktır. ‘Bizim tarikattan/mezhepten değildir o zaman ne diyorsa ya yanlış ya da eksiktir' mantığının İslam dünyasına ağır faturalar ödettiği günümüzde İsmail Efendi'nin kucaklayıcı ve birleştirici bu tavrından alacağımız çok ders olduğu kanaatindeyiz. 


 


 


 






[1] Ebubekir S. Yücel¸ ‘İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak Hayatı ve Şahsiyeti'¸ Bir Gönül Eri: İhramcızâde İsmail Hakkı¸ Editör: Âlim Yıldız¸ Buruciye Yayınları¸ Sivas 2010¸ s.117-137.



[2] Fatih Çınar¸ ‘Mustafa Hâkî Efendi'¸ Bir Gönül Eri: İhramcızâde İsmail Hakkı¸ Editör: Âlim Yıldız¸ Buruciye Yayınları¸ Sivas 2010¸ s.59-107.



[3] Fatih Çınar¸ ‘İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak ve Üstâdı Mustafa Takî Efendi'¸ Somuncu Baba¸ Sayı: 105¸ s.58–61. 



[4] Fatih Çınar¸ ‘İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi ve Arap Şeyh'¸ Somuncu Baba¸ Sayı: 154¸ s.66-69.



[5] Fatih Çınar¸ Mûr Ali Baba Hayatı¸ Eserleri¸ Dergâhı ve Bazı Düşünceleri¸ Buruciye Yayınları Sivas 2012¸ s.36-40.



[6] Mûr Ali Baba'nın vefatından sonra hanımlarına ve çocuklarına bıraktığı mirası gösteren belgeden Ali Ağa kızı Zahide isimli bir hanımla daha evlendiği anlaşılmaktadır. Talip Mert¸ ‘Kerkük'ten Yola Çıkan Karınca'¸ Hayat Ağacı¸ Sayı: IX¸ Sivas 2007¸ s.89.  



[7] Yüksel Göztepe¸ ‘Mûr (Mor) Ali Baba Hazretleri'¸ Bir Gönül Eri: İhramcızâde İsmail Hakkı¸ Editör: Âlim Yıldız¸ Buruciye Yayınları¸ Sivas 2010¸ s.31-32.



[8] Çınar¸ Mûr Ali Baba¸ s.36-50.



[9] Çınar¸ Mûr Ali Baba¸ s.17-26.



[10] Bazı kaynaklarda İsmail Efendi'nin 1873'te doğduğu bilgisine yer verilmiştir. M. Kazım Toprak¸ Kitab-ı Gül¸ Sivas 2008¸ s.8. Bu bilgi İsmail Efendi'nin 1905'te yapılan nüfus tescilindeki bilgilere ters düşmektedir. Yücel¸ ‘İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak Hayatı ve Şahsiyeti'¸ s.118. İsmail Efendi'nin 1873'te doğması da Mûr Ali Baba ile arasında şeyh-mürit ilişkisinin olduğunu göstermeye yeterli bir delil değildir. Çünkü bu tarihe göre Mûr Ali Baba vefat ettiğinde İsmail Efendi on bir yaşında olmaktadır. Daha çocuk denecek bir yaşta olan İsmail Efendi ile Mûr Ali Baba arasında şeyh-mürit ilişkisinden bahsetmek mümkün gözükmemektedir.



[11] İhramcızâde Mehmet Efendi'nin hayatı hakkında elimizde net bilgiler mevcut değildir. Salnamelerde değişik yıllarda çeşitli görevlerde olduğu görülen Mehmet Efendi'nin bu görevlerini şu şekilde gösterebiliriz: Cemaat Meclisi Azalığı (Salname-i Vilayet-i Sivas¸ Hazırlayan: Ebubekir Yücel¸ Buruciye Yay.¸ Sivas 2008¸ c.II¸ s.169); Maarif İdaresi Azalığı (Salname-i Vilayet-i Sivas¸ c.III¸ s.26)¸ Maarif Dairesi Azalığı (Salname-i Vilayet-i Sivas¸ c.III¸ s.82¸ 145). Salnamelerde Mehmet Efendi'nin "Mahkeme-i İstinaf Hukuk Dairesi Azalığı" yaptığı da belirtilmektedir fakat buralarda ismi "İhramizâde Muhammed Mehmed Efendi" olarak geçmektedir. (Salname-i Vilayet-i Sivas¸ c.III¸ s.254¸ 293).  



[12] Mustafa Hâkî Efendi Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Tokat Mebusluğu¸ Mustafa Takî Efendi ise İlk TBMM'de Sivas Mebusluğu görevlerinde bulunmuşlardır.



[13] Göztepe¸ "Mûr (Mor) Ali Baba Hazretleri"¸ s.36.

Sayfayı Paylaş