BATI'NIN TÜRKLERE HAYRANLIĞI

Somuncu Baba

UBICINI: "Türkiye'de hiçbir zaman ne asilzadeler sınıfı mevcut olmuştur ne de imtiyazlı tabakalar."

Batı ile aramızdaki mesafenin açılma dönemi bitti. Şimdi kapanma evresindeyiz. Bu¸ kaç yılda tamamlanır kestirmek zor. Açılmaya başladığı tarihi dikkate alırsak¸ kapanma için o kadar zamana tahammülümüzün olduğunu düşünemiyorum. 18. asırdan itibaren açılmadan söz edilir; Batı'da Rönesans hareketiyle birlikte reformların başlaması¸ sanayi devriminin buna bağlı olarak gelişmesi aramızdaki mesafeyi açmaya başladı ve bu neredeyse üç asırlık bir zamanı aleyhimize kullandı.


Aşağıdaki ifadelerden de anlayacağımız gibi¸ biz aslında çok çabuk intibak edebilen¸ kolektif düşünceyle hamle stratejisini çok iyi uygulayan bir milletiz. Tarih boyunca bunun sayısız örnekleri vardır. Başarımız ve gücümüz de buradan kaynaklanmaktadır. Ne var ki¸ basiretli yöneticiler bunu değerlendirebilirse sonuç verir¸ hesaba katmaz¸ toplumun önünü tıkarsanız gelişme şansınız yoktur.


Bizim aydınımızın kaybettiği "özgüven" duygusunu yeniden sosyal karakterimize oturtabilmek için¸ neler yapmamız gerektiği konusunda tarihin derinliklerine doğru bir yolculuk yaptım. Bu çalışma¸ "Batı Türk'ü Tanıdıkça" adıyla yayımlanan bir kitap oluşturdu. Orada¸ batılı aydınlar bize nasıl bakıyor? Onu irdeledim. Sadece Osmanlı akınlarıyla değil¸ Osmanlılardan çok önceleri¸ Hunlar¸ Peçenekler¸ Bulgarlar gibi Türk boyları Avrupa topraklarına yerleştikleri ve Selçuklular da Balkanlara geçtikleri için¸ 10 asra yakın bir zaman Demokles'in Kılıcı gibi tepelerinde durulmuş. Bu da doğal olarak Avrupalıda bir korku psikolojisi oluşturmuş ve politikacılar kendi ülkelerinde hep bu korkuyu ciddi bir paranoyaya dönüştürerek kullanıp iktidar olmuşlar. Ama Batılı aydınlar onlar gibi bakmıyor meseleye.


Bugün bizim kendimiz için söyleyemediğimiz birçok olumlu düşünce ve tavrı Batılılar bizim için söyleyebilmişlerdir. Hatta hatır için övmek yerine daha ileri giderek bir hayranlık duygusuyla diyebilmişlerdir: Bakın mesela¸ siyasî arenada Batılılar bizi işgalci bir millet olarak gösterirler. Michel Balıvet: "Avrupa'nın Türk'e düşmanlığı¸ dün olduğu gibi bugün de sabit kalmış bir söylemdir!" diyerek bu yanlışa işaret ederken Franz Babinger işin gerçek cephesine parmak basıyor: "Eski kavimlerin yerleşemedikleri Anadolu'yu Türkler yurt hâline getirdi!" diyerek işin doğrusunu tarihin malzemesi olarak sunuyor bize. Tabii bu görüşte Babinger yalnız değildir: Aynı görüşü bir başka Batılı yazar Herbert Adams Gıbbons da paylaşır ve şöyle der: "Anadolu¸ XIII. asırda Bizans tarafından tamamen Selçuklulara terk edilmiştir!" Bir başka araştırmacı¸  Vasilij Viladimiroviç Barthold ise "Hıristiyanlar¸ Selçuk Türklerini ‘kurtarıcı' sıfatıyla karşıladılar!" demek suretiyle yukarıdaki görüşleri kuvvetlendiriyor. Bundan yakınan bir başka Batılı bilim adamı olan Claude Cahen¸  bu meseleyi bir düzeltme anlayışıyla şöyle ele alıyor ve "Batı'da her şey birbirine karıştırılmış ve Türkler yanlış yorumlanmıştır. Bu yanlışlığı düzeltmek gerekir!" diyor. Bugün bizim aydınımız bizi doğru yorumlayamamaktadır. Bunun temel sebebini ise bir başka Batılı aydın Poul Dumont¸ çok acı bir tespit yaparak şöyle açıklar: "Reform süreci (Tanzimat)¸ hiç kuşkusuz bir kültürel sömürgeleşmeyi de beraberinde getirdi!" Bugün temel problem budur işte¸ bu kültürel sömürgeleşmedir ki¸ biz meselemizi çözecek aydınları yetiştiremedik. İşin acı tarafı¸ Helmut Vodn Moltke'nin söylediği gibi "Avrupa¸ Türkiye ile Türkiye'nin kendi kendisiyle olduğundan daha fazla ilgilidir!" Onlar Türkiye'nin ve Türklerin Batı tarihinin üzerinde oynadığı rolü çok iyi bildikleri için öneminin farkındadır ve bunu kendi hesaplarına nasıl kullanacaklarının da çalışmasından geri durmamaktadırlar. Çünkü onların hesabını Lui Ramber¸ çok iyi bir yaklaşımla deşifre eder: "Batılılar¸ Türkiye'ye söz dinletecek durumda bulundukça haksız imtiyazlarını koruyacaklardır!" Ancak Georgina Max Muller¸ bir gerçeğin farkındadır: "Türkiye¸ onu yutmak isteyenin boğazından geçmeyecek kadar büyük ve sert bir lokmadır!" diyerek doğruya işaret eder. Bu doğrunun en sağlıklı yorumunu ise¸ Jean Poul Roux yapar ve "İki bin yıl boyunca Türklerin dehalarına pek çok kez tanık olduk; geçmiş geleceğin garantisiyse Türklerden çok şey beklenebilir!" der. Çünkü Türkler¸ Paul Coles'in ifadesiyle "Türkler¸ Avrupa'da son derece yüksek dinî müsamahayı temsil ederler!"


  Şimdi biz dışarıdan böyle gözüken bir millet olarak bu alanda kendimizi yeniden keşfetme durumundayız. 


Bizim bugün kendimize bakışımızda bir yenilenme sağlayacaksak¸ dışımızdakilerin söylediklerinin de önemi olduğunu düşünüyorum. Onun için bu kitabımda kendilerine yer verdiğim Batılı aydınların¸ görüşlerini konu başlıkları olarak arz edeyim istedim. Bunların detaylarını merak edenler¸ "Batı İslam'ı Tanıdıkça" ve "Batı Türk'ü Tanıdıkça" isimli kitaplarıma bakabilirler…


 "Batı'nın ya da Batılının söylediği o kadar da önemli mi?" diyenlerimiz olacaktır. Aslında öyle değil¸ bugün Avrupa Birliği'ne gireceksek bunlar önem taşıyacaktır. Giremesek de önemi vardır. Çünkü aşiret değil¸  devletseniz ve dünya siyasî ortamında yerinizi bilmeye ihtiyaç vardır. Kınross'un dediği gibi: "Türkiye¸ geçmişte Doğu'nun Batı Gücüydü¸ bugün ise Batı'nın Doğu gücüdür!" Bunun farkındaysak¸ üstelik bu ilgiye zaruret de vardır. Aydın olmak¸ sadece kendimizle yetinmek değildir! Burada kendilerinden nakiller yaptığımız insanları okursanız bunun ne kadar gerekli olduğu daha iyi anlaşılacaktır sanırım. Sözü bu insanlara bırakıyorum:


GUMILEV: "Türklerin ulus sistemi¸ ordu disiplini¸ diplomasi ve mükemmel bir dünya görüşüne sahip olmaları hayrete şayandır!"


BABİNGER: "Eski kavimlerin yerleşemedikleri Anadolu'yu Türkler yurt hâline getirdi!"


KOMMENA: "Yiğitliğiyle ünlü Oğuzlar¸ deriden yapılmış kalkanı maharetle kullanmada usta bir savaşçı idi!"


BATRHOLD: "Hıristiyanlar¸ Selçuk Türklerini ‘kurtarıcı' sıfatıyla karşıladılar!"


RASONYİ: "Batılı milletlerden daha önce Türklük¸ dünyamızın her çağında büyük rol oynamıştır!"


KIENITZ: "Hun¸ Avar¸ Bulgar¸ Macar ve Peçenek gibi Türk boyları¸ manevî temeli kaybedince eridiler."


CAHEN: "Batı'da her şey birbirine karıştırılmış ve Türkler yanlış yorumlanmıştır. Bu yanlışlığı düzeltmek gerekir!"


DURANT: "Yaptıkları abideler¸ Türklerin 'barbar' olduğunu iddia edenleri hayal kırıklığına uğratmaya yeter!"


BUSBECG: "Türkleri ‘Üstün Irk' hâline getiren¸ liyakat ve mükâfata verdikleri önemdir!"


VOLTAIRE: "Bütün tarihçilerimiz¸ Osmanlı imparatorluğu'nu istibdada dayanan bir devlet olarak göstermekle bizi çok aldatmışlardır!"


PEDRO: "Türkiye'ye gidip işlerini yoluna koyamadan dönenler¸ Türklere iftira etmekten geri duramazlar!"


THEVENOT: "Türkler¸ Müslüman¸ Hıristiyan yahut Musevî herkes için iyi şeyler isterler!"


RICAUT: "Tanrı¸ Türkleri¸ Hıristiyanların kusurlarını cezalandırmak için yüceltip desteklemiş gibidir!"


MONTAGU: "Türk kadınlarının fikir sahibi¸ nazik ve bizler kadar hür olduklarını gördüm!"


CHISHULL: "Vitray¸ Hıristiyanlığın bir kaybı olarak Türklerde kaldı!"


TOTT: "Sancak-ı Şerif¸ Türklerin güvenlerinin tek kaynağı ve birleşmelerinin kutsal noktasıdır!"


HAMMER: "Kolları Avrupa ve Asya'yı kuşatan Osmanlı yıkıldığı zaman¸ enkazı dünyanın üç kıtasını örtecektir!"


RACZYNSKİ: "Osmanlıları barbarlıkla ya da bilgisizlikle suçlamak¸ onlara karşı yaptığımız haksızlığın en büyüğüdür!"


LAMARTINE: "Anadolu'ya yerleşen Türkler¸ İslâmiyet'in aşılmaz kalesi olmuşlardır!"


UBICINI: "Türkiye'de hiçbir zaman ne asilzadeler sınıfı mevcut olmuştur ne de imtiyazlı tabakalar."


MOLTKE: "Avrupa¸ Türkiye ile Türkiye'nin kendi kendisiyle olduğundan daha fazla ilgilidir!"


HOWARD: "Türkler çok terbiyeli ve mümtaz insanlar¸ bu özellikleri hangi mevkide olursa olsun değişmiyor!"


FONTMAGNE: "Türklerde eski çağların irfanı hissedilir¸ alınlarında ise kökten gelen bir aydınlığın asaleti parlar!"


MULLER: "Türkiye¸ onu yutmak isteyenin boğazından geçmeyecek kadar büyük ve sert bir lokmadır!"


RAMBER: "Batılılar¸ Türkiye'ye söz dinletecek durumda bulundukça haksız imtiyazlarını koruyacaklardır!"


ELIOT: "İslâm'ın disipline soktuğu Türkler¸ tarihte yine önemli roller oynayacaktır!"


LECOMTE: "Avrupa¸ Doğu mimarisinden müspet bir şekilde faydalanmıştır!"


FARRARE: "Türkler¸ Hıristiyanlardan daha şuurlu ve vicdanlı bir millettir!"


COLES: "Türkler¸ Avrupa'da son derece yüksek dinî müsamahayı temsil ederler!"


DAVISON: "Osmanlı¸ inancın¸ kutsal kentlerin ve özellikle de Sünniliğin koruyucusuydu."


BALIVET: "Avrupa'nın Türk'e düşmanlığı¸ dün olduğu gibi bugün de sabit kalmış bir söylemdir!"


ALDERSON: "Batı¸ Osmanlı'da devletin devamlılığı için gerekli olan evlat katlini sürekli istismar etti!"


D'OHSSON: "Beşeriyeti lekeleyen¸ mahkemeleri dehşete düşüren kötülükleri Türkiye'de göremezsiniz!"


IMBER: "Çöküş döneminde bile Osmanlıların ordularını ikmal ve arazide tutabilme kabiliyeti hayranlık uyandırmıştır!"


DABAĞYAN: "Dönemin Batılı devletleri Osmanlı'yı yıkabilmek için Ermenileri kullanmışlardır!"


NEAVE: "İslamiyet'in ve Türklerin korudukları değerler¸ modern medeniyet adına merhametsizce kenara itildi!"


GIBBONS: "Anadolu¸ XIII. asırda Bizans tarafından tamamen Selçuklulara terk edilmiştir!"


GIBB: "Osmanlı şairinin başarısı¸ birçok bardağın arasında onları devirmeden dans etmede gösterdiği kabiliyete benzer!"


LOTI: "Türkler¸ Yakın Doğu'nun en temiz¸ en kuvvetli medeniyet unsurudur!"


CARDINI: "Avrupa ile İslâm arasındaki ilişki¸ Hıristiyanlık ile İslâm arasındaki çatışmanın yeni bir biçimidir!"


SHAW: "Rusya ve Avusturya başkenti İstanbul olan yeni bir Ortodoks devleti kurma hayalindeydi!"


FINKEL: "İsli camdan bakan Batılılar¸ Osmanlı'yı dinlemeden onun niteliği hakkında varsayımlarda bulunmuşlardır!"


FINDLEY: "Türklerin uygarlık eşiklerini geçerken kimliğini koruyup kendine nasıl dönüştürdüğünde öğrenecek önemli dersler vardır!"


OLIVIER¸ "Hıristiyan aileler çocuklarını para uğruna acımadan satarken Türkler onlara esir değil¸ evlat muamelesinde bulunurdu!"


WHEATCROFT: "Osmanlı'nın erdemleri yüzyıllar boyu değişmeden kalmıştır!"


ROUX: "İki bin yıl boyunca Türklerin dehalarına pek çok tanık olduk; geçmiş geleceğin garantisiyse Türklerden çok şey beklenebilir!"


MANTRAN: "Batı¸ Osmanlı'nın gelişmesini önlemek için reform girişimlerini sürekli engelledi!"


GRAMMONT: "Selim döneminde¸ 40.000 Alevî'nin kırılması efsanesini destekleyen hiçbir kanıt yok elimizde!"


VATIN: "Osmanlı İmparatorluğu'nda çepeçevre kuşatılmış küçük bir Rum tacir devletin varlığı tarihe aykırılıktı!"


İ. BELDİCEANU: "Osman'la Orhan¸ tarih sahnesine çıkmak için¸ talihi¸ zekâyı ve askeri yetenekleri birleştirmeyi bildiler!"


N.BELDİCEANU: "Osmanlı Sultanı'nın iktidarı keyfî olmaktan uzaktı!"


BAZIN: "Osmanlı İmparatorluğu dilleri¸ dinleri ve kültürleri farklı yığınla halkı Türk yönetiminde bir araya getirmiştir!"


VEİNSTEİN: "Osmanlılar¸ Balkanlarda gerçek bir etnik ve siyasal mozaiği tek bir egemenlik altına yerleştirmiş oldular!"


DUMONT: "Reform süreci (Tanzimat)¸ hiç kuşkusuz bir kültürel sömürgeleşmeyi de beraberinde getirdi!"


RAYMOND: "Osmanlıların¸ gerçek bir tutarlılık taşıdığının ve belli bir sağlamlık kazandığının tartışılmaz kanıtını Mağrip verir!"


MANSFIELD: "Büyük devletler İmparatorluğu yaşatmaya kararlı gözükseler de¸ topraklarını ele geçirmekte asla duraksamamaktaydılar."


McCARTHY: "Osmanlı'yı yıkmanın sorumluluğu¸ bunun neye mal olacağını hesaplayamayan emperyalistlere yüklenmelidir!"


STRZYGOWSKİ: "Türk Sanatı Asya'yı¸ Avrupa'yı¸ hatta Çin'i bile etkisi altına almıştır!"


GLÜCK: "Türklerin yarattıkları sanatlar¸ sabit milli topraklardan gıdalanmış olup asla yabancı kültürlerin doğurduğu bir mahsul değildir!"


AMICIS: "Hiçbir şehir¸ içinde yaşayan halkın tabiatını ve felsefesini İstanbul kadar temsil edemez!"


PALMER: "Sovyetlerin hızlı çökmesiyle¸ Rusya'nın Karadeniz'deki rakibi Osmanlılar tekrar güncellik kazanmaktadır."


LEWIS: "Türk varlığının devamını İslâm dini ile dilleri Türkçe sağlamıştır!"


ANNA MASALA: "Mevlâna¸ Yunus ve Hacı Bektaş¸ manevî hocalarımdır!"


KINROSS: "Türkiye¸ geçmişte Doğu'nun Batı gücüydü¸ bugün ise Batı'nın Doğu gücüdür!"


POPE: "Batı'nın Türkiye'yi anlayamaması¸ onu sömürgeleştirememesinden kaynaklanıyor!"


GEORGEON: "Hıristiyan-Müslüman zıtlığı¸ Türk kimliğinin temel unsurudur!"


GREGOIRE: "Türklerin sahip olduğu zenginlikleri ele geçirme arzusu¸ antlaşmaların üstüne çıkmıştı!"


NAKRACAS: "Arapların Anadolu'da üç yüz yılda yapamadıklarını Türkler on yılda başardılar!"


HOTHAM: "Türkler her zaman yöneten¸ ama hiçbir zaman yönetilmeyen soyluluğa sahiptir!"


LLOYD: "Türkiye'de kalmış bir yabancı¸ bu ülkede gerçekleştirilen değişimin ne denli şaşırtıcı olduğunu kabul etmek zorundadır!"


MANDEL: "Geçmiş yüzyılda seyyahlardaki hayranlık¸ Türkiye'deki hayatın insani kalitesine olmuştur!"


FULLER: "Demokratik karakteri ve meşru hükümeti Türkiye'ye muazzam bir güç ve devamlılık sağlamaktadır."

Sayfayı Paylaş