TEMİZ TOPLUM ÖZLEMİ

Somuncu Baba

İşte ülkemizden içinde Allah korkusu olan ve doğru sözlü bir mü'min kızımızın îtirafları böyledir. Demek ki¸ Allah korkusu ve doğru sözlülük insanı bu derece mükemmel bir hâle getiriyor. Toplumumuzda bu şuurda insanların sayısı çoğaldıkça mutlaka birgün düzlüğe çıkacağız.

Müslüman'ın Dünyevileşme İmtihanı


Özellikle son yıllarda pozitivist anlayış¸ insanı inançlardan ve ahiret bilincinden uzaklaştırmıştır. Günümüzde birçok değer yargısı değişmekte ve ahlâkî bir erozyon hızla devam etmektedir. Dünyevileşen insanın elinden tutulup Rabbiyle buluşturulması ve tekrar ona ahiret bilincinin verilmesi gerekmektedir. Her türlü kötülüğün temelinde inançsızlık vardır. Özellikle ahiret bilincinden uzaklaşan insanlar daha kolay kötülük yapabilmekte ve günah işleyebilmektedir.


Dünyevileşme gün geçtikçe artmakta¸ insanlar zevk peşinde koşmaya başlamakta ve sadece tatmin arayışına girmektedirler. Dünyevileşen günümüz insanı¸ nefsini tatmin için her türlü yola başvurmaktadır. Zevk ve sef⸠insanımızı hızla tembelliğe¸ atâlete¸ köşe dönmeciliğe itmektedir. Zevk kültürü¸ insanlar arası ilişkileri bir mücadele zemininde ele almaktadır.


Günümüz inanan insanları olarak biz de öyle bir hâle gelmişiz ki¸ önceliklerimiz tamamen değişmiştir. İnsanın dünya ve ahiret hayatı adına birinci sırada yer vermesi gerekli olan şeyler¸ maalesef olması gereken konumda değildir. Her nedense günümüz insanları¸ en çok düşünmeleri gerekli olan şeyleri en az düşünür hale gelmişler. En önemli ve hiç unutulmaması gereken şeyleri de en son sıraya koymuşlardır. Mesela¸ insanın hiç unutmaması gereken şeyler;


– Allah'ın varlığı¸ birliği¸ büyüklüğü ve O'nun rızası¸


– Dünya hayatının geçici olduğu ve bir gün gelip her canlı gibi ölümü tadacağı¸ gibi hususları hiç hatırımıza getirmiyoruz. Bu dünyada ebedî olarak yaşayacakmışız gibi hareket ediyoruz.


Çare; Allah'ın Kitabında


Temiz toplum arayışlarının arttığı son yıllarda¸ insanlar büyük bir ahlâkî erozyona uğramışlardır. Bugün toplumumuzda cinayet¸ zina¸ fuhuş¸ hırsızlık¸ kapkaç gibi suçlar yaygın bir hal almıştır. İnsanlarda helal-haram mefhumu kalmamıştır. Bugün insanlar cebine para girsin de nereden nasıl girerse girsin düşüncesindedir. Çalışmadan¸ emek sarf etmeden köşe dönmenin yollarını aramaktadırlar.


Günümüz insanının problemleri kanaatimizce şunlardan kaynaklanmaktadır:


1.  Allah'tan gereği gibi korkmamak


2.  Ahireti ve hesabı unutmak


3.  Doğru ve dürüst olmamak


4.  Güvenilir olmamak


5.  Çalışmamak¸ tembellik etmek


İnsanları dünya ve ahiret saadetine kavuşturmak için indirilmiş olan Kur'an¸ günümüz insanlarının problemlerine ışık tutmakta ve çözüm yolları göstermektedir. Yukarıda saydığımız hususlara Kur'an'dan şu şekilde çareler bulmaktayız:


Ahzab Suresi 70-71. ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin. (Böyle davranırsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur."


Bu ayetlerde inananların dünya ve ahiretteki mutluluk ve huzuru iki madde halinde özetlenmektedir.


a)  Allah'tan saygı ile korkmak ve emirlerine karşı gelmekten sakınmak


b)  Her hâlükârda doğru söz söylemek ve dürüst olmak


Bu iki madde âdeta İslâm ahlâkını bütünüyle içine almaktadır diyebiliriz. Çünkü kim Allah'ın emir ve yasaklarına riayet ederek O'ndan hakkıyla korkar¸ daima doğru söz söyler ve dürüst olursa¸ Allah onun işlerini düzene sokar ve o kimse ilahî mağfirete nail olur. 


"Kim Allah ve Rasûlüne itaat ederse işte onlar¸ Allah'ın nimetlerine mazhar ettiği nebiler¸ sıddıklar¸ şehitler¸ sâlih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaşlardır."[1]


1. Allah korkusu: Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Kim Allah'tan korkarsa¸ Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ona beklemediği yerden rızık verir…"[2]


2. Doğru sözlü olmak: Her zaman ve her konuda ilkesel olarak doğru söz söylemek¸ hangi durumda olursanız olun maksadı açık¸ yerinde ve mü'mine yakışan söz söylemek¸ Hak'tan asla ayrılmamak gerekir.


Cennet Ehlinin Ahlâkı


Nitekim Allah Rasûlü (s.a.v.)¸ bir hadislerinde şöyle buyurur: "Bana şu altı şey hakkında söz verin ben de cennete gireceğinize dair garanti vereyim: Konuştuğunuz zaman doğru konuşun¸ söz verdiğiniz zaman sözünüzü yerine getirin¸ emanette emin olun¸ ırzınızı¸ namusunuzu koruyun¸ gözlerinizle harama bakmaktan sakının¸ ellerinizi haramdan uzak tutun."[3]


Nesefî de şöyle demiştir: "Doğru söz söylemek ve dili muhafaza etmek her iyiliğin başıdır."[4] Ahmet Yesevî de: "Kötülükten korunmak istiyorsan eline¸ diline¸ beline sahip ol…" demiştir.


Burada Asr-ı Saâdet'ten çok güzel bir doğruluk örneği sunmak istiyorum: Hz. Ömer¸ hilâfeti döneminde insanların durumlarını öğrenmek için geceleri Medine sokaklarında dolaşırdı. Bir gece Medine sokaklarında dolaşırken bir kadının kızına şöyle seslendiğini işitir.


Anne:


– Kızım¸ yarın çarşıda satacağımız süte biraz su kat.


Kız:


– Anneciğim¸ bu işin dinen yasak olduğunu bilmiyor musun? Nitekim mü'minlerin Emiri Ömer de süte su katılmasını yasakladı.


Anne:


– Kızım sen suyu ilave et¸ korkma¸ Ömer bizi nereden görecek.


Bu duruma son derece üzülen kız:


– Ama anneciğim Ömer görmese de Allah görüyor ya!


Bu karşılıklı konuşmayı dinleyince kızdaki Allah korkusu¸ Ömer'in çok hoşuna gitmişti. Daha sonra evine dönünce bu ailenin kim olduğunu öğrenen Hz.Ömer¸ o kızı oğlu Âsım'a istemiştir. İşte Hz.Ömer'in gece gezintisi oğlu Âsım'ın bu kızla evlenmesine vesile olur. Bu evlilikten Ömer b. Abdülaziz'in annesi Ümmü Âsım dünyaya gelir. Yani o Allah korkusuyla dopdolu olan genç kız¸ âdil halife Ömer b. Abdilaziz'in ninesidir. Ömer b. Abdilaziz ise¸ tarihte ikinci Ömer olarak şöhret bulmuştur.[5]


İşte Allah korkusuyla dolu olan kadınların büyütüp yetiştirdiği çocuklar¸ adâletiyle ün kazanan devlet başkanı ve âlimler olurlar. Şunu unutmamak gerekir ki¸ her başarılı erkeğin arkasında mutlaka bir büyük kadın vardır.


Bir doğruluk örneği de günümüzden sunalım: Ülkemizde bir şehirde kaçak elektrik kullanan bir ailenin kızı¸ şöyle diyerek fetva soruyor:


– Hocam! Evimizde uzun zamandan beri kaçak elektrik kullanılmaktadır. Anne ve babamı: "Ey babacığım ve anneciğim! Bu yaptığımız kanunen yasaktır¸ suç işliyoruz. Dinen de helâl değildir." diyerek birçok kez uyardım. Fakat bir türlü onları bundan vazgeçiremedim. Bu kaçak elektrikle su ısıtıyoruz¸ abdest alıyoruz¸ namaz kılıyoruz. Bu aldığımız abdest ve kıldığımız namaz sahih oluyor mu?


İşte ülkemizden içinde Allah korkusu olan ve doğru sözlü bir mü'min kızımızın îtirafları böyledir. Demek ki¸ Allah korkusu ve doğru sözlülük insanı bu derece mükemmel bir hâle getiriyor. Toplumumuzda bu şuurda insanların sayısı çoğaldıkça mutlaka birgün düzlüğe çıkacağız.


Her Müslümanın Görevi


Toplumumuzdaki problemlerin çözümü için insanlarımızda toplumsal duyarlılığın artması gerekir. Bu toplumda yaşayan her fert toplumsal sorunlarla ilgilenmek durumundadır. "Bana değmeyen yılan bin yaşasın." felsefesi artık terk edilmelidir. Şu husus çok iyi bilinmelidir ki¸ iyiliği emretmek¸ kötülükten sakındırmak bir toplumun başarısı¸ selâmeti ve salâhı için her Müslümanın yapması gereken en önemli İslâmî görevlerden birisidir. İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak toplumu sâhil-i selâmete ulaştıracak bir kurtuluş gemisidir.


İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmanın çok önemli olmasından dolayı Yüce Allah¸ Kur'an-ı Kerim'de birçok ayette bu konu üzerinde durmuştur. Nitekim Cenâb-ı Hakk¸ bu ümmetin en hayırlı ümmet olmasının sebeplerinden birinin de¸ iyiliği emretmeleri ve kötülükten sakındırmaları olduğunu şu ayet-i kerimede açıklamıştır:


"Siz¸ insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet oldunuz. İyiliği emreder¸ kötülükten sakındırırsınız ve Allah'a inanırsınız…"[6]


Yüce Allah¸ bu ayet-i kerimede¸ iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmayı imandan önce zikretmiştir. Hâlbuki iman olmadan ibadetler kabul edilmez. Yani ibadetlerin kabul edilmesi için iman şarttır. İşte bu ayet-i kerimede Yüce Allah¸ öneminden dolayı¸ iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmayı¸ imandan önce zikretmiştir. Çünkü toplumun salâhı ve düzeni buna bağlıdır.


 


 








[1] 4/Nisa¸ 69



[2] 65/Talak¸ 2-3



[3]   Ahmed b. Hanbel¸ el-Müsned¸ V¸ 323.



[4]   Nesefi¸ Medariku't-Tenzil¸ III¸ 315.



[5]   Bkz.¸ Hasan İbrahim¸ İslâm Tarihi¸ I¸ 413.



[6] 3/Al-i İmran¸ 110

Sayfayı Paylaş