RABBİN HÜKMÜNE BOYUN EĞMEK: SABIR

Somuncu Baba

"Kur'ân bize sabır âbidelerini anlatır ve
onlar gibi sabırlı olmamızı ister. Bu sabır
âbidelerinin başında peygamberler gelir. Onlar¸
tevhîd düşmanlarının inkârlarına¸ hakîkatle ve
peygamberle alay etmelerine¸ işkence ve eziyet
etmelerine karşı sabretmişlerdir."

Sabır¸ kendini tutmaktır; sızlanma ve kızgınlıktan nefsini¸ şikâyetten dilini¸ tereddüt ve karmaşıklıktan organlarını uzak tutmaktır. İmanın yarısı şükür¸ yarısı da sabırdır. Sabır¸ sevdiğini hoşnut edebilmek için kendini fedâ edebilmektir; belâları güzellikle göğüsleyebilmektir; her şart ve ortamda Kitab ve Sünnet ölçülerinde kalabilmektir; nimet hali ile mihnet hali arasında fark görmemektir.[1]


Sabır üçtür: Tâate devamda sabır¸ masiyyetten uzak durmakta sabır¸ belâ ve musîbetlere karşı sabır.


Sabır¸ Acıları Tatlı ve Katlanılır Eden İlaçtır


İlaçlar acı olur¸ ama sonunda şifâ vardır. Sabırda başlangıçta acı gözükebilir¸ ama sabrın sonu selamettir. Önemli olan¸ belâların ilk çarptığı anda sabretmesini bilmektir.


Kur'ân bize Allah ile¸ O'nun yardımı ile sabrı emreder. Allah için¸ O'nun sevgisi ve rızâsı için sabrı tavsiye eder. Allah ile beraber¸ her zaman ve her yerde O'nunla olduğumuzun bilincinde¸ her şeyi ile kendini O'na adayarak sabırlı olmamızı ister. İşte Kur'ân'ın sabırla ilgili olarak bize çizdiği yol haritamız:


Kur'ân'ın Sabır Yol Haritası


1.  Sabredilmeli¸ sabır yaygınlaştırılmalı¸ sabırda sebat edilmeli:


"Ey iman edenler! Sabredin (isbirû); sebat gösterin (sâbirû); (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun (râbitû) ve Allah'tan korkun ki başarıya erişebilesiniz."[2] Âyette şu hususlar dikkatimizi çekmektedir:


İsbirû: Nefislerinizle sabredin¸ katlanın. Namazı ve diğer ibadetleri gözleyin.


Sâbirû: Allah yolunda belâları göğüsleyerek kalbinizle direnin.


Râbitû: Allah aşkıyla yanıp tutuşarak O'nun olun. O'nun uğruna cihad edenler olun.


2.  Sabr-ı Cemil:


Sabır güzeldir¸ en güzeli ise sabr-ı cemîldir. Sabr-ı cemîl¸ içerisinde sızlanma olmayan sabırdır; başa gelenlere sızlanmadan katlanabilmektir. Hz. Ya'kûb'un¸ Hz. Eyyûb'un¸ Ulü'l-Azm peygamberler başta olmak üzer bütün peygamberlerin sabrı¸ sabr-ı cemîldir.


Kulun¸ başına gelen belâları¸ Yüce Allah'a açması¸ sabra aykırı değildir. Aykırı olan¸ Allah'a şikâyet değil¸ Allah'tan şikâyet etmektir. Nitekim Eyyûb aleyhi's-selâm¸ amansız hastalıklara yakalandığında¸ "Bana sıkıntı dokundu¸ Sense merhametlilerin en merhametlisisin Allahım!" diye dua etmiştir. Yüce Allah da onu "Sabırlı kul" diye nitelemiştir.[3] Hz. Ya'kûb ise¸ "Ben gam ve kederimi¸ güçsüzlüğümü yalnızca Rabbime arz ediyorum."[4] demiştir.


Bu konuda Peygamberimiz ölçüyü şöyle koymuştur: "Bir hayırla karşılaşan Allah'a hamd etsin. Hayrın dışında bir şeyle karşılaşan ise yalnızca kendini kınasın!"[5] Evet¸ başa gelenleri karşılarken kula düşen¸ efendisinin hükmüne râzı olmaktır.[6]


3.  Zorlukta-darlıkta sabretmeli: Bollukta râzı olduğumuz Rabbin kazâsına¸ darlıkta da râzı olmalıöylece sabır¸ bizden ayrılmayan bir melekeye dönüşmelidir.


"Onlar sıkıntı¸ hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar¸ bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!"[7]


4.  Sabredenlerle beraber olmalı: Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir ve onları sever.[8]


5.  Sabır tavsiye etmeli. Sabrı tavsiye edenler zarardan kurtulanlardandır.[9]


6.  Namaz ve sabırla Allah'tan yardım istemeli: "Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz)¸ Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir."[10]


7.  Rabbin rızâsını kazanma adına sabretmeli: "Yine onlar¸ Rablerinin rızâsını isteyerek sabreden kimselerdir."[11]


8.  Tevekkül ile beraber sabretmeli: "Onlar sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir."[12]


9.  Sabrı şükürle taçlandırmalı: "Şüphesiz ki bunda çok sabırlı¸ çok şükreden herkes için ibretler vardır."[13]


10. En güzel ödülü kazanma adına sabredilmeli: "Elbette sabırlı davrananlara¸ yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz."[14]


11. Önder olmanın yolu sabırdan geçer:


12. Sabretmenin kazanımları anlatılırken bir âyette şöyle buyurulur: "Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman¸ onların içinden¸ buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik."[15] Demek ki sabırlı ve kararlı olmak önder olmanın ön şartı ve önderliğin gereğidir.


 


Kur'ân'da Sabır Örnekleri


Kur'ân bize sabır âbidelerini anlatır ve onlar gibi sabırlı olmamızı ister. Bu sabır âbidelerinin başında peygamberler gelir. Onlar¸ tevhîd düşmanlarının inkârlarına¸ hakîkatle ve peygamberle alay etmelerine¸ işkence ve eziyet etmelerine karşı sabretmişlerdir. Müşriklerin bunca baskı¸ tehdit ve işkencelerine karşılık asla yılgınlık göstermemişler¸ taviz vermemişler ve yollarından dönmemişlerdir. Yine onlar¸ imtihanın gereği olarak başlarına gelen hastalık¸ ayrılık gibi sıkıntılara sabretmişlerdi. Belâlar sağanak sağanak üzerlerine yağmışken aslâ sızlanmamışlar¸ ibadetlerini aksatmamışlar ve içten dualarıyla hallerini sadece Yüce Rabbe arz etmişlerdi. Bize düşen bu sabır örneklerini iyi okumak ve onlar gibi olmaya gayret etmektir.


a.  Ülü'l-Azîm Peygamberler gibi sabretmek:


"O halde¸ peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret."[16] Âyette geçen "Ulü'l-Azm" kavramı¸ kararlılık sahibi peygamberlerdir. Bu kavramla bütün peygamberler kastedilmiş olmalıdır. Meşhur görüşe göre ise¸ tevhîd düşmanlarının akla hayale gelmedik tehdit¸ alay¸ baskı ve işkencelerine karşı direnen Hz. Nûh¸ Hz. İbrahim¸ Hz. Mûs⸠Hz. İsâ ve Hz. Muhammed'dir.[17] Bunlardan Hz. Nûh¸ bıkmadan usanmadan¸ tehditlere aldırmadan¸ gece gündüz¸ gizli açık durmadan dinlenmeden ve asırlarca kavmini tevhîde davet eden peygamberdir. Hz. İbrahim¸ tabandan tavana putperestlerle mücadeleye adanmış bir ömrün adamıdır. Hz. Mûsâ ve Hz. Îs⸠en laf anlamaz¸ en iflâh olmaz¸ olmadık işlerin adamı olan bir kavmi yola getirmek için çırpınan peygamberlerdir. Varlığını Allah'a¸ ömrünü insanlığa adayan son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)'in ise Mekke ve Medine'de çektikleri hepimizin malumudur.


b.  Hz. Dâvûd gibi sabretmek:


Peygamberlikle saltanatı şahsında toplayan ve her ikisinin de en güzel şekilde hakkını veren¸ hikmet ve adaletle hükmeden¸ işini en güzel ve sağlamca yapan¸ variyetler içerisinde zâhidâne bir hayatın yaşanabileceğini bizlere gösteren¸ bütün sınavları başarıyla veren Peygamber.


"Onların söylediklerine sabret¸ kulumuz Dâvûd'u¸ o kuvvet sahibi zatı hatırla. O¸ hep Allah'a yönelirdi."[18]


c.  Hz. Eyyûb gibi sabretmek:


Adı sabırla özdeşleşmiş¸ âdetâ sabır âbidesi olmuş adam; belâlar üzerine yağarken asla sızlanmayan¸ belâlarla pişen¸ onlara katlanan¸ direnen ve sonunda murâdına eren peygamber.


"Eyyûb'u da (an). Hani Rabbine¸ «Başıma bu dert geldi. Sen¸ merhametlilerin en merhametlisisin.» diye niyaz etmişti.[19] Gerçekten biz Eyyûb'u sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O¸ ne iyi kuldu! Dâimâ Allah'a yönelirdi."[20]


d.  Hz. Ya'kûb gibi sabretmek:


Çok sevdiği Yûsuf'unun ayrılığı karşısında gam ve keder gözyaşlarını içine akıtan¸ ancak aslâ ümidini yitirmeyen örnek insan.


"(Ya'kûb) dedi ki: Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Anlattığınız karşısında (bana) yardım edecek olan¸ ancak Allah'tır."[21]


e.  Diğer Peygamberler gibi sabretmek:


"İsmail'i¸ İdris'i ve Zülkifl'i de gündeme taşı! Hepsi de sabreden kimselerdendi."[22]


Hz. İsmail; küçücük yaşta annesi ile birlikte ıssız bir vâdîde hayata merhaba derken¸ yine çocuk yaşta Yüce Allah'ın kurban emrine tam bir teslimiyetle boyun eğerken¸ tevhîd mücadelesinin her safhasında en güzel sabır örnekleri sunan Peygamber… Hz. İdris¸ küçük yaşlarda Şit peygamberden ilim alan ve Âdemoğullarını tevhîde çağıran¸ Allah yolunda Bâbil'den Mısır'a hicret eden¸ hikmetle orada insanları tevhîde çağıran azimli¸ kararlı insan… Allah'a itâat ve ibadette zorlukları göğüsleyen Peygamber Hz. Zülkifl…


Evet¸ peygamberler¸ her konuda olduğu gibi sabır konusunda da en güzel örneklerimizdir. Onlar¸ bir insan olarak ne pahasına olursa olsun istikamet üzere kalmak¸ ibadet ve tâate devam etmek¸ günahlardan uzak kalmak ve belâlara katlanmak/direnmek hususunda¸ bize yaşanılabilir en güzel ve canlı/ölümsüz örnekleri sunmuşlardır. Onları ne kadar doğru ve iyi bir şekilde tanırsak¸ sabrımız o ölçüde artacak¸ direncimiz bilenmiş olacaktır.


 






[1] Firuzabâdî¸ Besâir¸  III¸ 371-379.



[2] 3/Âlu İmrân¸ 200.



[3] 38/Sâd¸ 44.



[4] 12/Yûsuf¸ 86.



[5] Müslim¸ Birr 55.



[6] Curcânî¸ Ta'rifât¸ s¸ 131; Firuzabâdî¸ Besâir¸ III¸ 379-380.



[7] 2/Bakara¸ 177.



[8] 2/Bakara¸ 153¸ 249; 3/Âlu İmrân¸ 146; 8/Enfâl¸ 46¸ 66.



[9] 103/Asr¸ 3.



[10] 2/Bakara¸ 45¸ 153.



[11] 13/Ra'd¸ 22.



[12] 16/Nahl¸ 42; 29/Ankebût¸ 59.



[13] 14/İbrâhîm¸ 5; 31/Lokmân¸ 31; 34/Sebe'¸ 19; 42/Şûr⸠33.



[14] 16/ Nahl 96.



[15] 32/Secde¸ 24.



[16] 46/Ahkâf¸ 35.



[17] İbn Kesîr¸ Tefsîr¸ IV¸ 172.



[18] 38/Sâd¸ 17.



[19] 21/Enbiy⸠83.



[20] 38/Sâd¸ 44.



[21] 12/Yûsuf¸ 18.



[22] 21/Enbiy⸠85.

Sayfayı Paylaş