İFTİRA SOSYAL BİR FELAKETTİR

Somuncu Baba

Kur'an¸ peygamberlerin kıssalarını naklederken zaman zaman onların maruz kaldığı iftiraları da anlatmaktadır. Kur'an'da¸ geçmişte¸ Allah'ın elçilerinin ve onlar gibi Kur'an ahlâkıyla ahlâklanan salih kişilerin tümüne¸ menfaatperestlik¸ delilik¸ kendini beğenmişlik¸ hırsızlık¸ zina gibi farklı iftiralar atıldığı beyan edilmektedir. Hz. Yusuf'un hayatı inananların ve inandığı gibi yaşayanların uğradıkları bu tür iftiraların örnekleriyle doludur. Hz. Musa¸ Hz. Süleyman ve hatta Hz. Muhammed (s.a.v.)¸ kavimleri tar

İftira ile İmtihan Olanlar


Yüce Allah¸ insanı en güzel bir şekilde yaratmış¸ onu yeryüzünün halifesi kılmış¸ ona şeref ve izzet bahşetmiştir. Kur'an¸ güvenilir insanların hüküm sürdüğü huzurlu ve emniyetli bir toplumu¸ barış içinde bir dünyayı büyük hedef olarak belirlemiştir. Dolayısıyla buna engel olacak her kötülüğü yasaklamıştır.


Kur'an¸ insanların birbirinin hukukuna saygı duyduğu¸ şeref ve haysiyetlerin korunduğu huzurlu bir toplumu gaye edinir. Dolayısıyla ferdin ahlâkî eğitimine büyük önem verir. Çünkü fert¸ toplumun yapı taşlarından biridir. Ferdin¸ olumlu veya olumsuz davranışları¸ öngörülen huzurlu toplumu aynı oranda etkiler. Bu sebeple ferdin iyi ve kötü davranışlar konusunda bilgilendirilmesi¸ iyiliğe özendirilmesi¸ kötülükten sakındırılması gerekir. Kur'an-ı Kerim¸ öngördüğü bu toplumu oluşturmak için fertlere doğru ve güzel davranışları emreder¸ kötü ve çirkin davranışlardan da kaçınmalarını ister. Kur'an¸ bu doğrultuda bütün bu kötü vasıflardan fertleri sakındırmıştır.


Kur'an¸ peygamberlerin kıssalarını naklederken zaman zaman onların maruz kaldığı iftiraları da anlatmaktadır. Kur'an'da¸ geçmişte¸ Allah'ın elçilerinin ve onlar gibi Kur'an ahlâkıyla ahlâklanan salih kişilerin tümüne¸ menfaatperestlik¸ delilik¸ kendini beğenmişlik¸ hırsızlık¸ zina gibi farklı iftiralar atıldığı beyan edilmektedir. Hz. Yusuf'un hayatı inananların ve inandığı gibi yaşayanların uğradıkları bu tür iftiraların örnekleriyle doludur. Hz. Musa¸ Hz. Süleyman ve hatta Hz. Muhammed (s.a.v.)¸ kavimleri tarafından haksız iftiralara uğramış peygamberlerdendir. Aynı şekilde Hz. Meryem¸ Peygamberimiz (s.a.v.)'in eşi Hz. Aişe ve Peygamberimiz (s.a.v.)'in yanında bulunan sahabiler de çeşitli iftiralara maruz kalmış kutlu insanlardır. Bu insanlar kendilerine yöneltilen iftiraları her zaman örnek bir sabır ve tevekkülle karşılamış¸ inkârcıların bu baskılarına aldırış etmemiş ve Allah'ın emrettiği ahlâkı yaşamaya ve insanları da doğru yola davet etmeye devam etmişlerdir.


Aynı şekilde bir başka mü'mine iftira atıldığında da mü'minler¸ bunu sabır ve tevekkülle karşılamışlardır. İftiraya uğrayan kardeşleri güzel bir sabır gösterdiğinde¸ dünyada Allah'ın rahmetini ve ihsanını kazanacağını¸ ahirette ise Rabbimizin rızası ve cenneti ile ödüllendirileceğini ümit ederler.


Mü'minlere söylenen her incitici söz¸ söyleyene geri dönüp isabet edecek olan azapla sonuçlanacaktır. Bir başka deyişle¸ mü'minler aleyhine yapılan her konuşma¸ her tavır ve her zulüm mutlaka yapan kişinin dünyada ve ahirette şiddetli bir pişmanlık yaşamasına; telafisi olmayan¸ içini yakan¸ onu kahreden bir sıkıntı ile karşılaşmasına neden olacaktır.


İftiracılara Allah Soracak


Allah her şeyi gören¸ bilen ve işitendir. Allah'ın dilemesi dışında hiçbir insan başka bir insana en küçük bir zarar vermeye muktedir değildir. Hiçbir müfteri başıboş değildir. Ve hiçbir iftira¸ -iki kişi arasında geçse dahi- karşılıksız kalmaz. İftirayı atan unutsa dahi¸ onu gören¸ işiten ve yaratan Allah unutmaz; inkârcıların söyledikleri tüm isyankâr sözlerin¸ asılsız iftiraların¸ sahip oldukları tüm kötü düşüncelerin¸ yaptıkları tüm zulümlerin ahirette hesabını vereceklerdir.


İftira¸ dinimizde şiddetli bir şekilde yasaklanmış ve büyük günahlardan sayılmıştır. Yapılan iftira ile kul hakkı ihlal edildiği için hak sahibi hakkını helâl etmedikçe iftira eden kişinin Allah tarafından affedilmesi mümkün değildir.


Kur'an-ı Kerim'in bildirdiğine göre¸ iftiranın en şiddetlilerinden birisi de namuslu kadınlara zina isnat etmektir. Böyleleri dünyada da ahirette de lânete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır. İffetli kadınlara zina isnat edip de¸ dört şahitle ispat edemeyenlere ceza olarak seksen değnek vurulacağı (Hadd-i Kazf)¸ şahitliklerinin ebediyen kabul olunmayacağı ve böylelerinin¸ hak yoldan çıkmış fasık kimseler olacağı ifade edilir.


Günah işleyen herkes gibi müfteri de yaptığı bu iftiranın günahından kurtulabilmesi için¸ samimi bir şekilde tevbe etmesi gerekir. Allah katında yapılan tevbenin kabul edilmesi için de¸ iftiraya uğrayan kişiden helâllik dilemesi gerekmektedir. Çünkü iftira¸ kul hakkına giren büyük bir günahtır.


Yaşadığımız toplumda tasvip edilmesi mümkün olmayan birçok davranışa şahit olmaktayız. Bizlere düşen evvela bu davranışlardan kendimizi korumak¸ daha sonra da yanlış davranış ve alışkanlık içinde olan insanları bu hallerinden vazgeçirmeye çalışmaktır. Bu konuda da örnek modelimiz ve rehberimiz tabii ki Hz. Peygamber (s.a.v.)'dir. Şayet bizler¸ Allah Rasûlü'nün bu konudaki metot ve prensiplerine uygun olarak kötüler ve kötülüklerle mücadele etme yolunda gayret gösterirsek¸ onun başardığı gibi ideal bir toplum meydana getirme girişimlerimizde başarılı olabiliriz.


İftiranın Zararları


İftira¸ son derece kötü ve tahrip edici bir fiildir. Dolayısıyla hem iftira eden hem de kendisine iftira edilen kimse için bu durum çok vahimdir. İftira¸ sosyal bir felakettir. Dolayısıyla iftiranın gerek fert gerekse toplum hayatında birçok zararı vardır. Bunları kısaca şöyle açıklayabiliriz:


a) Ferdî zararları: İnsanın şeref ve namusu¸ hayatta sahip olduğu bütün maddî şeylerden önemlidir. İnsanın şeref ve haysiyetine yönelik onu toplumda küçük düşürecek türden maddî ve manevî yönden zarar verecek her türlü iftira onun malını mülkünü gasbetmekten daha büyük bir haksızlıktır. Gasp edilen¸ kaybolan mal¸ tekrar temin edilebilir veya yerine yenisi alınabilir ama yaralanan ve lekelenen şeref ve haysiyet tekrar iade edilemez. Haksız yere yapılan iftiralar sonucu pek çok kişi hayatta telafi edilemez zararlara uğramaktadır. İftira yapan kişi şunu iyi bilmelidir ki¸ suçsuz günahsız insanlar aleyhine yapılan her konuşma¸ her tavır ve her zulüm mutlaka yapan kişinin dünyada ve ahirette şiddetli bir pişmanlık yaşamasına; telafisi olmayan¸ içini yakan¸ onu kahreden bir sıkıntı ile karşılaşmasına neden olacaktır.


b) Sosyal zararları: İftira sonucunda insanlar arasındaki sevgi ve dostluk bağları zayıflar; dayanışma gücü ortadan kalkar. İnsanlar birbirine güven duymaz hale gelirler. Bu güvensizlik¸ toplumun sosyal hayatını tamamen felce uğratarak yıkıcı bir etki yapar. İftira¸ toplumdaki güzellikleri yakıp bitiren bir ateş gibidir. İftira¸ toplumda adaletin tam olarak etkisini kaybettiği zamanlarda yaygınlaşabilen sosyal ve ahlâkî bir hastalıktır. Çünkü adaletsizlik ve takipsizlik¸ kötü fiillerin yaygınlaşmasına ve artmasına yol açan bir başıboşluğa sebep olmaktadır.[1]


İftiradan Kurtulma Çareleri


Kur'an-ı Kerim'in belirttiğine göre¸ insan güvenilir olmalıdır. Yüce Allah güven telkin etmeyen bozguncu insanları sevmez.[2] Bozguncu ve fasık insanların getirip haber verdikleri şeyler¸ araştırılıp incelenmeden kabul edilmemelidir. Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ Müslümanı elinden ve dilinden diğer Müslümanların emin olduğu¸ zarar göremediği kimse olarak tarif etmiş[3] söz söylerken yalan söylemeyi¸ vaad ettiğinde sözünde durmamayı¸ kendisine bir şey emanet edilince¸ ihanet etmeyi münafıklık alameti olarak saymaktadır.[4] İslâm¸ insanlara kötü sözle hitap etmeyi¸ onlara lânet edip sövüp saymayı yasakladığı gibi¸ insanların kusurlarını başlarına kakma¸ su-i zanda bulunma ve başkalarının ayıplarını araştırmayı da hoş görmemektedir.[5] Sevgili Peygamberimiz¸ gerçek mü'mini; kendisi için sevip istediğini başka insanlar için de sevip isteyen kişi olarak nitelendirmektedir.[6] Günahsız yere insanların azap çekmesine ve huzursuz olmasına sebep olmak ne kötü bir davranıştır. İnsan kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına da yapmamalı¸ üç günlük dünya için ahiretini yıkmamalıdır. İşte müfteri¸ iftiranın kendisine yapılması halinde¸ bunun kendi ruhunda meydana getireceği tahribatı hesap ederek¸ bu kötü huydan vazgeçmelidir. Hata yapan herkes gibi müfteri de yaptığı bu iftiranın günahından kurtulabilmesi için¸ samimi bir şekilde tevbe etmesi gerekir.[7]


İftira¸ genellikle çıkarları zedelenen¸ birine karşı düşmanlık¸ kin ve hınç besleyen veya başkalarıyla rekabet içinde olan yalan söylemekten çekinmeyen kötü niyetli bazı insanların¸ karşılarındaki kişiye veya kişilere zarar vermek amacıyla başvurdukları çirkin yöntemlerden biridir. Kur'an ahlâkından uzak olup da¸ dolayısıyla insanî değerlerden uzak yaşayan toplumlarda¸ yaygın olarak başvurulan karalama yöntemlerinden biridir.


Kur'an¸ iftirayı şiddetle yasaklamıştır. Çünkü iftira sosyal barışı tehdit eden manevî bir hastalıktır. İftira¸ insanlar arasındaki sevgi¸ dostluk ve güveni zedelediği gibi¸ toplum fertleri arasında çekişme ve düşmanlığın artmasına ve bu yolla toplum düzeninin bozulmasına sebep olmaktadır.


 


 


 








[1]   Şener¸ agm.¸ IV¸ 42; http://www.sevde.de/islam_Ans/ii/iftira.htm (2.04.2004).



[2]  /Bakara¸ 205



[3]   Buharî¸ İman¸ 4.



[4]   Buharî¸ İman¸ 24.



[5]   Buharî¸ Mezalim¸ 3.



[6]   Buharî¸ İman¸ 6; Müslim¸ İman¸ 71; Nesâî¸ İman¸ 19; Tirmizî¸ Sıfatü'l-Kıyame¸ 60; İbn Mâce¸ Mukaddime¸ 9.



[7]   Tevbe için bkz.¸ 11/Hud¸ 3; 20/Taha¸ 82; 28/Kasas¸ 67; 42/Şura¸ 25; 39/Zümer¸ 53-55.

Sayfayı Paylaş