HZ. İBRAHİM PEYGAMBER (A.S.)'İN BABASINA DUÂSINDAN BİZE YANSIYANLAR

Somuncu Baba

“Hz. İbrâhim önce babasını¸ tevhîd dinine davet etti¸ saygılı ve iknâ edici bir üslupla onu hakka çağırdı; babasının düşmanca tavrı üzerine ona duâ edeceğini söyledi ve bu va'di sebebiyle ona duâ etti. Bu¸ bir evlâdın babasına olan sevgi ve şefkatinin gereği idi.”


Kur'ân-ı Kerim'de anlatılan kıssalarda sayısız ibret¸ hikmet ve mesajlar vardır. Hz. İbrâhim Peygamber'in babasıyla arasında yaşananlar da bunlardan biridir. Putperest bir kavme peygamber olarak görevlendirilen Hz. İbrâhim'in babası da putperestti. Kavmi gibi¸ babası da İbrâhim Peygamber'e karşı geldi¸ ona inanmadı¸ hatta ona düşman oldu¸ onu taşlamakla tehdît etti ve onu yanından kovdu. İbrâhim (a.s.)¸ babasına karşı davet vazîfesini ihmâl etmedi. Azim ve kararlılıkla onu tevhîde çağırdı. Onun hidâyeti için ona hep duâ etti.


“Kitap'ta İbrâhim'e dair anlattıklarımızı da an¸ o şüphesiz dosdoğru bir peygamberdi.


Babasına söyle demişti: ‘Babacığım! İşitmeyen¸ görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?


Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy¸ seni doğru yola eriştireyim.


Babacığım! Şeytana tapma¸ çünkü şeytan Rahmân'a başkaldırmıştır.


Babacığım! Doğrusu sana Rahmân katından bir azâbın gelmesinden korkuyorum ki¸ böylece şeytanın dostu olarak kalırsın.'


Babası: ‘Ey İbrâhim! Sen benim tanrılarımdan yüz çevirmek mi istiyorsun? Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş git.' dedi.


İbrâhim söyle cevap verdi: ‘Sana selâm olsun. Senin için Rabb'imden mağfiret dileyeceğim¸ çünkü O¸ bana karşı çok lütufkârdır.


Sizi Allah'tan başka taptıklarınızla bırakıp çekilir¸ Rabb'ime yalvarırım. Rabb'ime yalvarışımda mahrûm kalmayacağımı umarım.”1


“Babamı da bağışla¸ o şüphesiz sapıklardandır.”2


Başarı İçin Dua


Davet ve du⸠aynı kökten gelen iki kelimedir. Birincisi¸ insanlara yapılan çağrıdır; ikincisi ise Rabb'e yapılan çağrıdır. İlki¸ insanların hidâyete çağrılması¸ ikincisi Rabb'in yardıma çağrılmasıdır. Demek ki bir işte başarının elde edilebilmesi için¸ hem kul olarak yapılması gerekenleri yapmalıyız¸ hem de duâ etmeliyiz.


Nitekim Hz. İbrâhim de öyle yaptı. Önce babasını¸ tevhîd dinine davet etti¸ saygılı ve iknâ edici bir üslupla onu hakka çağırdı; babasının düşmanca tavrı üzerine ona duâ edeceğini söyledi ve bu va'di sebebiyle ona duâ etti. Bu¸ bir evlâdın babasına olan sevgi ve şefkatinin gereği idi. Tıpkı Hz. Nuh'un¸ boğulmakta olan oğlu için¸ “Rabbim! Oğlum benim ailemdendi. Doğrusu Senin va'din haktır. Sen hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”3 demesi gibi. Ne var ki¸ mü'min ile inanmayanlar arasında herhangi bir yakınlık olamazdı. Din bağı¸ kan bağının her zaman üstünde idi.


Davetçi¸ hem davet etmeli hem de hidâyet için duâ etmelidir. Zira hidâyet¸ Yüce Rabb'in lütuf ve keremiyle gerçekleşen bir nimettir. Bu yüzden O'ndan istenmelidir. Hz. İbrâhim de böyle yaptı. Önce davet etti¸ ardından duâ etti. Davetçinin daveti¸ fayda vermese de; o kendi sorumluluğunu yerine getirmiş olur ve bu daveti Rabb'i katında kendisi için bir mâzeret olur.


Yüce Allah¸ İbrâhim'in babası için yaptığı bu hidâyet duâsını kabul etmedi. Zira baba hidâyet için hiç çaba göstermedi¸ o hidâyete lâyık bir kimse değildi. Alıcılarını hidâyet çağrısına kapatmıştı. Alıcılar kapalı olunca¸ vericinin tüm çabaları boşuna idi. Demek ki¸ hidâyet için ona müstahak olmak gerekir. Küfür ve inkâra şartlananlara hidâyet verilmez.


“Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra¸ akraba bile olsalar¸ puta tapanlar için mağfiret dilemek Peygamber'e ve mü'minlere yaraşmaz.


İbrâhim'in¸ babası için mağfiret dilemesi¸ sadece ona verdiği bir sözden ötürü idi.”4


Rivâyetlere göre¸ Peygamberimiz (s.a.v.)'in amcası ve hâmîsi olan Ebû Tâlib¸ atalarının dini üzerine vefat edince Peygamberimiz çok üzüldü ve onun için istiğfarda bulunacağını söyledi. Bunun üzerine bu âyet indi. Ardından gelen âyette de şu değişmez hakikat hatırlatıldı: “Sen¸ sevdiğini doğru yola eriştiremezsin¸ ama Allah¸ dilediğini doğru yola eriştirir. Doğru yola girecekleri en iyi O bilir.”5


Bu âyetler¸ Hz. İbrâhim'in babası için duâ edişini gerekçe göstererek câhiliye döneminde ölmüş anne babalarına ve yakınlarına duâ etmek isteyen mü'minleri uyarmak için indi. Müslüman¸ küfür üzere ölmüş olan kimselere¸ yakınları bile olsa duâ edemez.


Evet¸ Hz. İbrâhim'in babası için yaptığı duâ kabul edilmedi. Ne var ki Hz. İbrâhim'in bu içten duâsı Kur'ân'da yer aldı ve insanlığa örnek oldu. Bu du⸠Peygamberimiz (s.a.v.)'in de en fazla okuduğu duâlar arasında idi. Onun tavsiyesi üzerine namazlarımızın sonunda okuduğumuz duâlardan oldu. Bu örnek duâ şöyleydi:


“Rabbim! Beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duâmı kabul buyur.


Rabbimiz! Hesap görülecek günde¸ beni¸ anamı babamı ve inananları bağışla.”6


Anne ve Baba İçin Dua


Mü'min¸ önce kendisi için duâ etmeli¸ ardından hayata gelmelerine sebep olan anne ve babası için¸ daha sonra da bütün mü'minlere duâ etmelidir. Zira cennet onlarla birlikte olunca daha güzel olacaktır.


Nifâk çukurlarında kalmaya direnen¸ küfür¸ inkâr bataklıklarına saplanan kimselere duâ fayda etmez¸ küfür üzerine öldükten sonra onlar duâyı da hak etmezler. Hayatta oldukları sürece onlara davet edilir ve hidâyetleri için duâ yapılır. Ancak onlar o halleri üzerine öldükten sonra onların bağışlanması için duâ yapılmaz. Duâ yapılmaz¸ yapılsa da bir şey ifade etmez.


“Onların ister bağışlanmasını dile¸ ister dileme¸ birdir. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu¸ Allah'ı ve peygamberini inkâr etmelerinden ötürüdür. Allah fâsık topluluğu doğru yola eriştirmez.”7


“Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma¸ mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah'ı ve peygamberini inkâr ettiler¸ fâsık olarak öldüler.”8


“Onlar için¸ bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah¸ yoldan çıkmış toplumu doğru yola eriştirmez.”9


Mü'minin Mü'mine Duâsı


Mü'minin duâsı¸ mü'min olanlara fayda verir. Küfür ve inkâr üzere ölmüş olanlara ise ne duâ fayda verir¸ ne de duâ niyeti ile cenâze namazı kılmak fayda verir. Bir mü'minin¸ küfür ve inkâr üzere ölmüş birine duâ etmesi¸ onun küfür ve inkârına müsâmaha göstermesi¸ bunu onaylaması demektir. Hâlbuki bir mü'minin gönlünde küfre müsâmaha olamaz¸ mü'min küfre rızâ da göstermez.


“İbrâhim ve onunla beraber olanlarda¸ sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine söyle demişlerdi: ‘Biz sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkâr ediyoruz; bizimle sizin aranızda yalnız Allah'a inanmanıza kadar ebedî düşmanlık ve öfke baş göstermiştir.'


Yalnız¸ İbrâhim'in¸ babasına söylediği ‘And olsun ki¸ senin için mağfiret dileyeceğim¸ fakat sana Allah'tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez.' sözü bu örneğin dışındadır.


Ey inananlar! Deyin ki: ‘Rabbimiz! Sana güvendik¸ Sana yöneldik; dönüş Sanadır.”10


Yüce Rabbimiz¸ her bakımdan bizlere örnek olarak sunduğu Hz. İbrâhim'in babası için yaptığı duâsını¸ bu örnekliğin dışında tutmuştur. Zira o bu konuda uyarılmış ve küfür üzere ölen babasına duâ etmekten vaz geçmiştir. Her insanda¸ yakınlarına karşı bir düşkünlük vardır. Bu düşkünlük¸ yanlış noktalara gidebilir. Akrabalık ilişkileri aslâ Allah düşmanlarına yakınlığa¸ onların rızâsını almaya dönüşmemelidir. Elbette onların hidâyeti için çaba sarf etmeli ancak onlar küfürde inat ve ısrar ederler¸ bu hal ile ölüp giderlerse artık onlara duâ edilmez¸ yakınlık gösterilmez. Nitekim Peygamberimiz¸ nesepçe öz amcası olan Ebu Leheb küfür üzere ölünce¸ “Onunla benim aramda herhangi bir akrabalık bağı kalmamıştır.” buyurmuştur. Oysa o¸ amcasının hidâyeti için çaba göstermiş¸ fakat bu çabası ona fayda vermemiştir.


Rabbimiz de şöyle buyurur:


“Allah'a ve âhiret gününe inanan bir toplumu¸ babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve peygamberine karşı gelenlere¸ sevgi beslediklerini görmezsin.”11



Dipnot


1. 19/Meryem¸ 41-48.
2. 26/Şuar⸠86.
3. 11/Hûd¸ 45.
4. 9/Tevbe¸ 113-114.
5. 28/Kasas¸ 56.
6. 14/İbrâhim¸ 40-41.
7. 9/Tevbe¸ 80.
8. 9/Tevbe¸ 84.
9. 63/Münâfikûn¸ 6.
10. 60/Mümtahıne¸ 4.
11. 58/Mücâdele¸ 22.

Sayfayı Paylaş