HZ. ÂDEM (A.S.)'DEN ÂDEMOĞULLARINA MESAJLAR

Somuncu Baba

"Meleklerin¸ Allah'ın emriyle Âdem'e secde etmeleri¸ saygı içindir. Bunda¸ melekler başta olmak üzere¸ tüm varlıkların insanın hizmetine verilişinin izharı vardır. Evet¸ insan isterse Rabb'e kul olarak meleklerden üstün olabilir. Kâinatta melekler dâhil tüm her şey insan için yaratılmıştır. İnsan da Rabb'i için yaratılmış olup O'na ibadet ve kulluk etmelidir."


Kur'ân¸ pek çok ayetinde¸ geçmiş kavimlerin hayatlarından kesitler ve kıssalar sunar. Kur'ân'ın neredeyse üçte biri kıssalardan oluşur. Kıssa¸ bir şeyin izini sürerek onu izlemek manasındadır. Kur'ân'da anlatılan kıssalar izlenerek okunmalıdır. Tarih bilgilenmek için¸ malûmat sahibi olmak için değil¸ ibret için okunmalıdır. Kur'ân bir tarih kitabı olmadığı için¸ kıssalar¸ tarihî bilgiler vermek için anlatılmaz. Kıssa ayrıca¸ beyan etmek¸ anlatmak¸ hikâye etmek anlamlarına gelir. Kur'ân'ın Ahsenü'l-Kasas -kıssaların en güzeli- diye nitelediği kıssa Yusuf kıssasıdır. Kıssaları okuyan kimse¸ kendini kıssanın içerisinde bulmalıdır. Kıssada anlatılan olumlu-olumsuz kahramanlarla kendini mukayese etmelidir. Aynı durumda ben olsam ne yapardım¸ nerede dururdum sorusunu sürekli kendine sorarak kıssayı okumalıdır.



Kıssa İbret Almak İçindir¸ Bilgilenmek İçin Değil!


Kıssaların anlatılış gayelerini şu şekilde özetlememiz mümkündür:


Kıssalar¸ nübüvveti ispat eder. Çünkü tarihin çok değişik dönemlerinde yaşanmış olayları ümmî bir kişinin bu şekilde doğru ve canlı olarak anlatması mümkün değildir.


Kıssalar¸ Peygamberimiz'i ve müminleri teselli eder; onları¸ tüm olumsuzluklarına rağmen¸ hayata hazırlamak için anlatılır.


Kıssalar¸ inkârcılar için uyarı ve tehdit maksatlı anlatılır. Bakın¸ sizden öncekilerin yaptığı gibi inkâr¸ küfür¸ nifâk¸ zulüm içerisinde olursanız¸ onların başına gelenler sizin de başınıza gelebilir. Aklınızı başınıza alın ve aynı durumlara sizler de düşmeyin şeklinde onları uyarır.



İnsanın Yaratılışı ve Meleklerin Secdesi


İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem Kur'ân-ı Kerim'in farklı yerlerinde anlatılır. Hz. Âdem'in ismi 25 defa Kur'ân'da geçer. Bu anlatımların her birinde bağlama göre farklı mesajlar sunulur. Kur'ân'da anlatılan Âdem kıssasının özeti şöyledir:


Yüce Allah¸ meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağını söyler¸ onlar önce¸ “Yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökecek birini mi yaratacaksın?” diye sorarlar. Yüce Yaratıcı¸ “Ben¸ şüphesiz¸ sizin bilmediklerinizi bilirim.” buyurur ve Hz. Âdem'i topraktan yaratıp ruhundan üfler/canından can katar¸ ona eşyanın isimlerini öğretir ve meleklerle onu sınava tâbi tutar. Melekler eşyanın isimlerini sayamazken Âdem¸ bir bir onları haber verir. Bunun üzerine Rabb'imiz¸ meleklere Âdem için saygı secdesinde bulunmalarını emreder. Hepsi emre baş koyup secde eder¸ içlerinde olan İblis¸ “Sen beni ateşten¸ onu topraktan yarattın; ben ondan hayırlıyım.” diyerek secdeden kaçınır. Bunun üzerine Yüce Allah¸ onu huzurundan kovar. İblis de¸ “Hep bunun yüzünden oldu¸ ben de bu insanoğlunun dört bir yanından ona yaklaşıp onu Senin yolundan alıkoyacağım.” der. Yüce Allah da “Elinden geleni yap¸ sen benim gerçek ihlaslı kullarıma zarar veremeyeceksin.” der.


Ardından Yüce Allah¸ Âdem'den eşini yaratır ve ikisini cennete koyar¸ şu ağaca yaklaşmayın der. Âdem ve eşi için cennette sınav dolu bir hayat başlamıştır. İblis¸ yeminler ederek “Bu ağaç sonsuzluk ve saltanat ağacıdır; Rabb'iniz sizi¸ melek olmayasınız¸ burada ebedî kalmayasınız diye bu ağaçtan men etti.” diyerek Âdem ve eşini kandırır¸ onların yasak ağaçtan yiyip cennet elbiselerinin üzerlerinden alınmasına ve kovulmalarına sebep olur. Âdem ve eşi¸ “Rabb'imiz! Kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz.” diyerek tevbeye sığınırlar. Yüce Allah da onları affeder ve imtihan için dünyaya gönderir (2/Bakara¸ 30-39¸ 7/A'râf¸ 10-27¸ 17/İsr⸠60-65¸ 20/Tah⸠115-123).



Kıssanın Mesajları


1. Yüce Allah¸ erişilmez kudretini göstermek için¸ ateşten cinleri¸ nurdan melekleri ve topraktan da insanları yaratmıştır. O'nun için Âdem'in yoktan var edilmesi ile tüm insanlığın yaratılması arasında bir fark yoktur. O bir şeyin olmasını isterse¸ ona ol deyivermesi yeterlidir.


2. Yüce Allah¸ Âdem'i¸ onun şahsında insanı mükemmel ve mükerrem şekilde yaratmıştır. O¸ insanı elleriyle yaratmış ve ona canından can katmıştır. İnsana düşen¸ bu şerefi muhafaza etmektir. Zira insan¸ Yaratıcısından koparsa ahsen-i takvîm mertebesinden esfel-i sâfilîn/aşağıların aşağısına düşer¸ hayvanlardan daha aşağılık bir varlık olur.


3. Yüce Rabb'imiz¸ Âdem'i¸ onun şahsında insanı eğitmiş¸ ona bilmediklerini öğretmiştir. İnsan¸ özüne yerleştirilmiş bu kabiliyeti geliştirerek cehaletle savaşmalı¸ ilmini ise Rabb'e yaklaşmaya vesile kılmalıdır. İnsanın yeryüzü halifeliği ancak ilim ve irfan ile mümkündür. Cehaletle hilafet olmaz.


4. İlk insan¸ Yüce Yaratıcı'nın eğitiminden geçmiş¸ cennet kültürünü yaşamış medenî bir varlıktır. Ona Yüce Allah ilk kitabını vermiştir. O¸ asla¸ ilkel¸ hiçbir şey bilmez değildir.


5. Meleklerin¸ Allah'ın emriyle Âdem'e secde etmeleri¸ saygı içindir. Bunda¸ melekler başta olmak üzere¸ tüm varlıkların insanın hizmetine verilişinin izharı vardır. Evet¸ insan isterse Rabb'e kul olarak meleklerden üstün olabilir. Kâinatta melekler dâhil tüm her şey insan için yaratılmıştır. İnsan da Rabb'i için yaratılmış olup O'na ibadet ve kulluk etmelidir.


6. İnsan¸ nefsini tezkiye¸ ruhunu tasfiye ederse¸ kâinatta her şey onun emrine amade olur. Ama azgınlaşırsa¸ nimetlerden mahrum kalır. Hz. Âdem¸ ebedîlik tutkusuyla şeytana uymadan önce¸ meleklerin saygısına mazhar oldu; bir an şeytana uydu¸ elindeki nimetlerden mahrum kaldı.


7. Secde¸ Yüce Allah'a boyun eğme¸ O'nun huzurunda O'nun azametini ikrar edip O'nun yoluna baş koymadır. İlk sınav secde ile başladı¸ secde ile devam edecektir. Secdesiz sınav olmaz. Bunun için namaz dinin direğidir. Bunun için gerçek müminler¸ secde izleri sûret ve sîretlerine yansıyan secdeli kimselerdir. Kur'ân'a göre¸ melekler başta olmak üzere¸ canlı cansız her şey secde eder¸ Yüce Yaratıcı'ya boyun eğer¸ yaratılış gayesine uygun hareket eder. Evrenin en şerefli varlığı insana düşen de bu varlıkların secde kervanına katılması¸ onlarla birlikte Yüce Yaratıcı'ya boyun eğmesi¸ O'nun huzurunda secdeye baş koymasıdır. Secde tevazu¸ secdesizlik kibir göstergesidir. Secdesizlik şeytanlıktır.


8. İnsan¸ hata edebilir. Önemli olan¸ hatasını fark eder etmez tevbe etmesidir. Unutmayalım ki İblis bir günah işledi¸ günahında ısrar etti¸ kendini savunmaya kalktı¸ şeytan oldu. Âdem de bir yanlış yaptı¸ ancak o eşi ile birlikte hatasını kabul edip Rabb'inden af diledi¸ peygamber oldu. Tevbe tüm günahları siler. Günahından tevbe eden kimse¸ günah işlememiş kimse gibidir.


9. Hayat Âdem ve eşi Havva ile onların kurdukları aile ile başladı. Onlar birlikte sınava tâbi tutuldular¸ birlikte tevbe ettiler ve birlikte dünyaya gönderildiler. İmtihan dünyasında kadın ve erkek birlikte sınavı başarmak için gayret etmelidir.


10. Aile¸ ilk insandan beri var olan ve insanlığın meşru bir şekilde çoğalmasını sağlayan bir kurumdur. Aile hayatı cennette de devam edecektir. Cennetlikler¸ sâlih eşleri ve zürriyetleriyle birlikte cennette ağırlanacaktır.


11. Yeryüzü halifesi olarak yaratılan insan¸ bu görevini hakkıyla yerine getirmeli¸ asla bozgunculuk yaparak ve kan dökerek bu göreve ihanet etmemelidir. Zira kan dökmekle¸ bozgunculuk yapmakla hilafet görevi yerine getirilemez.


12. Allah'ın düşmanı olan şeytan¸ atamızın ve bizim can düşmanımızdır. Tarih boyunca o¸ biz insanları Rabb'in yolundan alıkoymak için çırpınmıştır. O¸ peygamberler başta olmak üzere¸ tüm herkesle uğraşmış¸ onları yoldan çıkarmaya¸ Yüce Rabb'e kulluktan alıkoymaya çalışmıştır. Karşımızda tecrübeli ve azılı bir düşman vardır. Ona karşı¸ Yüce Rabb'imizin gösterdiği yollara girersek¸ peygamberlerin taktiklerini esas alırsak onunla baş edebiliriz. Şeytanın adamlarına ve adımlarına uymamak için gerekeni yapmalı¸ sonra da kovulmuş şeytandan Allah'a sığınıp O'nu yardıma çağırmalıyız.


13. İblis¸ ebedîlik tutkusu ile Hz. Âdem'i aldatmıştır. İnsan bu dünyanın sonlu olduğunu bilmeli¸ ebedî saadetin ahiret yurdunda olduğunu unutmamalı ve bu dünyada ahireti kazanmak için çalışmalıdır.


14. Atamız Âdem'in kıssası¸ aslında hepimizin hayat hikâyesidir. Bizler de atamız gibi şu sınav dünyasında sınanmaktayız. Ebedîlik tutkusu¸ bizlerde de mevcut; şeytan bizleri de yoldan çıkarmak için pusuda beklemekte. Bizim içimizde de şeytana uyanlar ve uymayanlar¸ istikametten sapanlar ve sapmayanlar var. Önemli olan¸ Rabb'in çağrısına kulak vermek ve o çağrıya uymaktır. Asıl olan şeytana uymamak¸ şeytana uyup günaha düşünce de hemen ondan vazgeçip tevbeye sığınmaktır.


15. Kâinatta helal olan nimetler bol ve çok fazladır¸ haramlar sınırlıdır. Akıllı olan¸ helâl nimetlere yönelir ve imtihanın gereği yasak olanlara meyletmez. Zira haramda hayır¸ kerahette keramet yoktur.


16. İnsan şu ubudiyet ülkesinde helallerin adamı olursa¸ Rabb'inin nimetlerine mazhar olmaya devam eder. Haramlara düşerse¸ onu dünya ve ahirette bekleyen¸ mahrumiyetler olacaktır.

Sayfayı Paylaş