HİKMET BOYUTUYLA HARAMLARDAN UZAKLAŞMAK

Somuncu Baba

“İslâm'ın helâl kıldığı şeyler¸ haram kıldıklarından daha fazladır. Eşyada asıl olan helâl olmasıdır. Bir şeyin haram olduğuna dair açık bir hüküm yoksa asıl olan¸ o şeyin helâl olmasıdır.”

Yüce Rabbimiz¸ kullarını sınamak için bazı şeyleri onlara haram kılmıştır. Müslüman¸ haramlardan Yüce Allah'ın yasakları olduğu için sakınır. Ancak Yüce Yaratıcı'nın kullarına yasakladığı şeyler¸ hep onların zararına olan şeylerdir. Ya beden sağlığına¸ ya akıl sağlığına yahut da ruh sağlığına aykırı olan şeyler haram kılınmıştır.


Haram kılma sınav sebebidir:


Yahudilerin haksızlıklarından¸ çoklarını Allah yolundan menetmelerinden¸ yasak edilmişken fâiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkâr edenlere¸ elem verici azap hazırladık.”[1]


Allah: ‘Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen¸ yoldan çıkmış millet için tasalanma.' dedi.”[2]


Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın sırt¸ bağırsak ve kemik yağları hâriç¸ iç yağlarını da haram kıldık. Aşırı gitmelerinden ötürü onları bu şekilde cezâlandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlüyüzdür.”[3]


Bu âyetlerden de anlaşılacağı üzere Yüce Allah¸ işledikleri günahlar sebebiyle İsrailoğulları'na aslında helâl olan bir kısım şeyleri haram kılarak onları denemiştir. Şöyle ki¸ aslında temiz şeyler helâldir¸ ama onlara haram kılınmıştır. Yeryüzünde yerleşip hüküm sürmek helâl iken¸ onlara kırk yıl bu haram kılınmıştır. Yine onlara¸ eti yenen hayvanların bazı organları haram kılınmıştır. Demek ki insanlar haramlarla sınanmaktadırlar. Haramlar sayesinde Yüce Yaratıcı'nın helâl ölçülerine uyanlarla uymayanlar ayrışmaktadır. Nitekim aslında helâl olan bazı şeyler¸ imtihanın bir gereği olarak ihramlı olanlara haram kılınmıştır:


Deniz avı ve onu yemek size de¸ yolculara da¸ geçimlik olarak helâl kılınmıştır. İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size haram kılınmıştır. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan sakının.”[4]


Eşyada Asıl Olan Helâl Oluşudur


İslâm'ın helâl kıldığı şeyler¸ haram kıldıklarından daha fazladır. Eşyada asıl olan helâl olmasıdır. Bir şeyin haram olduğuna dair açık bir hüküm yoksa asıl olan¸ o şeyin helâl olmasıdır. Bunları örnekler üzerinde açıklayacak olursak:


Tevhîde inanmak insanın fıtratına uygundur. Buna karşın şirk koşmak¸ insanın fıtratına ve aklına aykırıdır. Tevhîdde huzur vardır¸ şirkte buhran vardır. Zira şirk koşan¸ kendi iç dünyasıyla çelişki içerisindedir.


Helâller¸ insanlara yetecek ve onları mutlu edecek ölçüdedir. Bu yüzden haramlara yönelmeye gerek yoktur. İnsan¸ temel ihtiyaçlarını fazlasıyla helâl yollardan karşılayabilir¸ insanın haramlara ihtiyacı yoktur.


Kâinatta pek çok meşrûbât vardır ve bunlar helâl kılınmıştır. Bunlarda sayısız faydalar vardır. Ancak alkollü içecekler haram kılınmıştır. Bunlarda ise insanın akıl¸ ruh ve beden sağlığını bozan pek çok şey vardır. Genel olarak baktığımızda helâl kılınan içecekler¸ haram kılınanlardan daha faladır. Tüm çeşitleriyle sular¸ sütler¸ envâî çeşidiyle meyve suları helâl kılınmıştır. Buna karşılık insanı sarhoş eden alkol ve benzerleri haram kılınmıştır.


Yüce Rabbimiz¸ insanın ihtiyaç duyacağı her şeyi ona helâl kılmış ve yine onun lehine bunun için bir kısım ölçüler belirlemiştir. İnsan¸ yeme içme ihtiyacını helâl yollardan karşılayabilir. Bunun için¸ “Yiyiniz¸ içiniz fakat israf etmeyiniz.”[5] buyrulmuştur. Demek ki helâl olan şeyleri ölçülü olarak almak helâl; ölçüyü aşarak israf etmek haramdır. Zaten aşırı yemek¸ içmek insan sağlığı için zararlı olan şeylerdir. Sağlıklı kalmanın en temel yolu¸ az yemek değil midir?


Sağlığa Zararlı Şeyler


Rabbimiz kâinattaki bütün her şeyi insanın emrine sunmuş¸ imtihanın gereği olarak yiyeceklerden birkaç kalem şeyi haram kılmıştır. Haram yiyeceklerin başında Allah'tan başkası adına kesilen etler¸ ölmüş hayvan eti¸ kan ve domuz eti gelir. Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanın eti haram kılınmıştır. Çünkü bunda¸ o hayvanları insanların emrine sunan Yüce Allah'a karşı bir nankörlük ve O'nun bu konudaki emrine başkaldırı vardır. Laşe¸ kan ve domuz etinde de insan sağlığına zararlı pek çok şey vardır. Domuz etindeki insan sağlığına zararlı şeyler¸ bir takım katkı maddeleriyle bertaraf edilse de o yine haramdır. Zira onu her şeyin sahibi Yüce Allah¸ sınav gereği yasaklamıştır.


Şüphesiz size ölü hayvan etini¸ kanı¸ domuz etini¸ Allah'tan başkası için kesilen hayvanı haram kılmıştır.”[6]


Leş¸ kan¸ domuz eti¸ Allah'tan başkası adına kesilenleri canları çıkmadan önce kesmemişseniz¸ boğulmuş¸ bir yerine vurularak öldürülmüş¸ düşüp yuvarlanmış¸ başka bir hayvan tarafından süsülmuş¸ yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları¸ dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fâsıklıktır.”[7]


Neslin sahih bir şekilde devamı ve cinsel ihtiyaçların karşılanması için nikâh meşrû kılınmıştır. Buna karşılık zin⸠fuhuş yasaklanmıştır. Kur'ân âyetlerinde kişinin evlenebileceği ve evlenmesi haram olan kimseler açıklanmıştır. Nikâhta¸ nesebin sübûtu¸ insanın huzur ve sekîne içerisinde yaşaması varken; fuhuş insanın akıl¸ ruh ve beden sağlığını bozan virüsleri bağrında barındırır. Fuhuş¸ toplumsal barış¸ huzur ve güveni de zedeler.


İnsanların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için alış veriş helâl kılınmış; buna karşılık fâiz¸ karaborsa haram kılınmıştır.


Allah alış verişi helâl¸ fâizi haram kıldı.”[8]


Ey İnananlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil¸ karşılıklı rızâ ile yapılan ticaretle yiyin¸ haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah şüphesiz ki size merhamet eder.”[9]


Gönül rızasıyla yapılan alış veriş sayesinde insanlar¸ ihtiyaçlarını karşılarken; buna karşın fâiz¸ gasp¸ hırsızlık¸ aldatma gibi şeyler bireysel ve toplumsal güven ve huzuru bozan şeylerdir.


Yüce Rabbimiz¸ dininin önündeki engelleri kaldırma adına cihad etmeyi¸ Allah yolunda savaşırken öldürmeyi helâl kılmıştır. Ancak O¸ haksız yere bir cana kıymayı haram kılmıştır. Zira Allah'ın verdiği canı¸ Allah'ın emri ve izni olmadan hiç kimse alamaz.


Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın.”[10]


Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse¸ bütün insanları öldürmüş gibi olur.[11]


İnsan konuşan bir varlıktır. Hakkı söylemek¸ insanın ihtiyaçlarını karşılamak için konuşması¸ hemcinsleriyle konuşup sohbet etmesi meşrûdur. Buna karşılık yalan¸ iftir⸠dedikodu gıybet ve boş konuşmalar haramdır. Haram kılınan bu konuşmalarda insanın hem kendisine¸ hem çevresine yönelik pek çok zararlar vardır. Hak ve hayır olmayan her söz¸ insanın vaktini¸ Allah ve insanlar yanındaki itibar ve değerini tüketen şeylerdir.


Haramlar Denenmeye Değmez


Haram kılınan hiçbir şeyin merak edilecek bir tarafı yoktur ve bir kerecik olsun haramlar denenmeye değmez. Zira insanlık tarihi boyunca¸ bunca uyarılara rağmen her türlü haram denenmiş ve bunun dünyada o haramları irtikâp edenlere herhangi bir hayrının olmadığı görülmüştür. Bunun için Kur'ân'ın pek çok âyeti¸ haramları işleyenlerin dünyadaki âkıbetlerini anlatır.


İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır.”[12]


Doğrusu Biz insana katımızdan bir rahmet tattırırsak ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse işte o zaman görürsün ki¸ insan gerçekten pek nankördür.”[13]


Onlar¸ günahları yüzünden suda boğuldular; ateşe sokuldular¸ kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar.[14]


Her birini günahı sebebiyle yakaladık; kimine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik¸ kimini bir çığlık yok etti¸ kimini yerin dibine geçirdik¸ kimini de suda boğduk. Onlara¸ Allah zulmetmiyordu¸ fakat onlar kendilerine yazık ediyorlardı.”[15]


Haram kılınan şeyler¸ insanların zararınadır. Haramlarda herhangi bir fayda yoktur yahut haramların zararları fayda gibi gözüken taraflarından çok fazladır.


Haramlar¸ dünyada kişiye zarar verir; ruh ve beden sağlığını bozar. Haramlar¸ zararı yalnızca onları işleyen bireylerde kalmayan toplumsal virüslerdir.


Haramların zararları yalnızca bu dünya ile sınırlı değildir. Âhirette de gazaba ve azaba sebeptirler.


Göz göre göre haram olan bir şeyi işlemek¸ onu yasaklayan Allah ve Rasûlü'ne karşı gelmektir.


Haramlar¸ imtihan sebebidir. Her bir haram¸ sınavın bir sorusudur. İnanan kula düşen¸ Yüce Allah yasakladığı için haramlardan sakınmaktır. Ancak insanları haramlardan sakındırmak için¸ haramların dünya ve âhiret kayıplarını¸ zararlarını bilmek ve anlatmak gereklidir.






[1] 4/Nis⸠160-161.



[2] 5/Mâide¸ 26.



[3] 6/En'âm¸ 146.



[4] 5/Mâide¸ 96.



[5] 7/A'râf¸ 31.



[6] 2/Bakara- 173.



[7] 5/Mâide¸ 3.



[8] 2/Bakara¸ 275.



[9] 4/Nis⸠29.



[10] 6/En'âm¸ 151.



[11] 5 Mâide 32.



[12] 30 Rûm 41.



[13] 42 Şura 48.



[14] 71 Nuh 25.



[15] 29 Ankebût 40.

Sayfayı Paylaş