YÂR KİM AĞYÂR KİM?

Somuncu Baba

Hulûsî Efendi (k.s) bu gazelinde
bize dertlerimizi¸ sıkıntılarımızı nasıl ve şekilde
gidereceğimizi¸ gönlümüzü pâk edip hâlimizi
kime nasıl arz edeceğimizi gayet güzel bir şekilde
ifade etmektedir.

Bu fânî dünyanın geçici zevk ü sefâsına¸ mal ve mülküne aldanıp onları elde etmek veya elde olanları elden çıkarmamak için bir ömür boyu çalışıp çabalayan¸ nice belâ ve zahmetlere katlanan birçok insan vardır. Niceleri¸ elindekilerin varlığına sevinip¸ gururlanan; geçici zevklerine dalıp aldanır; elden gidecek kaygısıyla bütün vakitlerini onların muhafazasına harcayarak sağlığını kaybedip bir ömür boyu hastalık çeker. Oysa bunlar bu geçici dünyada bizden sonrakilere terk edeceğimiz şeylerdir. Bu mal ve mülk yüzünden belki niceleri bizimle dost ya da düşman olur. Nicelerinin gönlüne girer ve yine nicelerinin gönüllerini kırarız. Gönlündeki sevgileri Bâkî olana değil de fânî olana yönlendirenler¸ ne gönül darlığından kurtulur¸ ne de bir ömür boyu dert ve elemden. Dost kim¸ düşman kim; gönül derdinin tabîb-i hâzıkı kim; maddî ve manevî buhranlarımızın tedâvîsi kimin elinde? Derdimizi kime döküp¸ kimden devâ bekleyecek; sırlarımızı kime açıp kimden yardım talep edeceğiz? Her türlü dert ve sıkıntılarımızı¸ dünya sevgisiyle yatıp kalkan¸ dünyasını ve âhiretini bu uğurda satanlarla paylaştıkça çare değil¸ bilakis başka zorluklarla karşılaşmaktayız. Bundan dolayı dertlerimizi paylaşacak¸ sırlarımızı açacak yegâne merci Cenâb-ı Hak'tır. Ona hâlimizi arz etmek için¸ başka bir mevki ve makama¸ zaman ve mekâna ihtiyaç yoktur.


Şiirde geçen yâr¸ sevgili¸ dost demektir. Ağyâr ise¸ gönülde sevgiliden başka yer eden¸ sevilen¸ ilgi duyulan diğerleridir. Tasavvufî açıdan baktığımızda gönlümüzde Allah sevgisinden başka yer alan ilgi ve alâkalardır. Mâ-sivâdır. Tasavvuf literatüründe sıkça tekrar edilen¸ gönül¸ nazar-gâh-ı ilâhîdir. Onun için gönlü pâk eylemek esastır. Kanaatimce¸ Hulûsî Efendi (k.s) bu gazelinde bize dertlerimizi¸ sıkıntılarımızı nasıl ve şekilde gidereceğimizi¸ gönlümüzü pâk edip hâlimizi kime nasıl arz edeceğimizi gayet güzel bir şekilde ifade etmektedir.


 


Gazelin Metni


1. Ağyârı koy ol meclis-i dil-dâra götürme


  Bülbül sanuben zâğı o gül-zâra götürme


 


2. Bu derdine bir çâre ara bul da tabîbi


  Nâ-mahreme derd-i dili tîmâra götürme


 


3. Kur dost ile pazarını al sat tek ü tenhâ


  Bîgâneye sır verme o pazara götürme


 


4. Yak cânını aşk oduna tâ ki yanakalsın


  Ferdâya anı yakmaya şol nâra götürme


 


5. Açdırmak için bâbını bu genc-i derûnun


  Var ârife nâ-mahrem-i esrâra götürme


 


6. At yok olacak varını bir vara eriş kim


  Varı yok olan varını ol vara götürme


 


7. Yek bakışla etmeye bu seng-i dili kimyâ


  Bul basîri bînâsı yok ebsâra götürme


 


8. Cân u dili pâk eyle de cânâna fedâ kıl


  Nâ-pâkleri pâk-dil-i dîdâra götürme


 


9. Ağyâr kim imiş yâr kim imiş eyle tefekkür


  Bil yârını bu sözleri ağyâra götürme


 


10. Hulûsî ağart yüzünü de dosta revân ol


Halvet-geh-i dil-dâra kara götürme


 


Gazelin Açıklaması


 


1. Bırak yabancıları¸ o sevgilinin bulunduğu meclise götürme onları. Bülbül sığın kargaları o gül bahçesine götürme.


2. Derdine dermân olacak bir doktor ara bul. Senin derdini anlamayan¸ gönül derdini bilmeyenlere gidip de onlardan derman isteme sakın.


3. Hakiki dost olan Cenâb-ı Hak'la pazar eyle. Tek başına¸ yapayalnız sadece O'nunla al sat. Başkalarına hâlini¸ derdini açıp da sakın onlardan bir şey isteme


4. Aşk ateşiyle gönlün yanıp tutuşsun. Yarın kıyamet gününde seni cehennem ateşinde yakacak bir amelde bulunma.


5. Gönül hazînesinin kapısını açtırmak için bir ârife teslim ol. Gönlündeki sırları nâ-mahreme götürüp¸ derdini ona açma.


6. Senin bu dünyada yok olup gidecek varlıklarını terk et. Bu dünyada varlığı yok olup gidecek varlıklarını gönlüne alıp da Yegâne Bâkî olan Cenâb-ı Hakk'ın huzuruna onların sevgisiyle gitme.


7. Bir bakışla taş gibi olan gönülleri kimyaya çeviren basîret sahiplerini ara bul. Görmesi¸ basireti olmayanlara gidip de onlara derdini anlatma.


8. Gönlünü ve dilini tertemiz eyle de¸ kendini cânânına fedâ kıl. Temiz olmayan gönülleri¸ tertemiz olan sevgilinin huzûruna götürme.


9. Gerçek dost kimmiş¸ dost olmayan¸ düşman kimmiş bunları iyice düşün. Hakiki dostunu bil de bu sözlerini başkalarına söyleme.


10. Ey Hulûsî Dostuna giderken yüzün ak olsun. Gönlün yegâne sahibi olan sevgilinin huzurunda baş başa kaldığın zaman¸ sakın ona kara yüzle çıkma.

Sayfayı Paylaş