NEFSİN¸ ŞEHVETİN VE ŞEYTANIN ŞERRİNDEN KURTULALIM

Somuncu Baba

Mutasavvıflar insanın kemâline mâni olan düşmanları sayarken en başta nefiş şehvet ve şeytanı sayarlar.

Mutasavvıflar insanın kemâline mâni olan düşmanları sayarken en başta nefiş şehvet ve şeytanı sayarlar. Kur’ân-ı Kerîm’de nefsin terbiye edilmediği takdirde insanları kötülüklere sevk ettiği; şeytanın da apaçık bir düşman olduğu ifade edilmektedir. Bu üç manevî düşmanla mücadele edilmedikçe insan nice hatalara düşer¸ suç işler; dünyada ve ahirette maddî ve manevî akla hayâle gelmez sıkıntılara maruz kalır. Bundan dolayı nefsin doğru bir şekilde terbiye edilmesi gerekir. Bu sağlanmadıkça kişinin şehevî arzu ve isteklerinin önüne geçmek zor olur. Dizginlenemeyen nefsin arzu ve isteklerine boyun eğen insanın şeytanın hile ve oyunlarına kanması daha kolay olur. Bir takım insanlar vardır: Kötü bir şey yaptığı¸ bir kabahat işlediği ve sonunda belalara düştüğü zaman hep¸ “Nefsimin ve şeytanın esiri oldum¸ bu kötülükleri ondan dolayı işledim¸ kendim ettim¸ kendim buldum.” derler. Böylece bir ihmâlin¸ önüne geçilebilecek bir hatanın insanı nelere sürüklediğini söylemeye çalışırlar.
Biz Rabbimizin emir ve yasaklarına ne şekilde uyup¸ onlardan nasıl sakınacağımızı da yine O’nun Kitâb-ı mübîninden¸ Rasûl-i edîbinden ve Allah dostları olan gerçek âlim ve mutasavvıflarından öğreneceğiz. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de nefis kelimesinin nefs-i mutmainne şeklinde de geçmesi eğitimle nefs-i emmârenin dizginlenebileceğini göstermektedir. Bu terbiyenin yolları hususunda da Allah dostları olan peygamber vârisleri bir usul geliştirmişlerdir. Böylece nefsin tehlikelerine karşı sürekli ikâz ve uyarılarını yapmakta¸ bunlardan kurtulmanın yollarını göstermektedirler. Bize düşen kötülüklerden¸ kötülerden şikayet değil¸ onlardan nasıl ve hangi yollarla kurtulacağımızı öğrenmek için çalışmak¸ bu yolda çaba harcamaktır.
Hulûsî Efendi bu gazelinde de âsî nefsin şerrinden kurtulmanın¸ Allah yolunda canını ve malını verebilmekle¸ temîz bir kalble mümkün olabileceğini ifade etmektedir.
Cenab-ı Hak bizi nefsin¸ şehvetin ve şeytanın şerrinden muhafaza eylesin.
Gazelin Metni
1. Dosta karşı çok kusûrum her işim bî-ârlık
Derd-i cânân ile olmak isterim bîmârlık

2. Cânımı ol yâra kurbân etmeğim bu îd kim
Çün yok oldukda bu vârım kat’ olur ağyârlık

3. Gark-ı isyân eyledi nefsim benim yâ Rabbenâ
Gece gündüz nefs elinden çektiğim bîzârlık

4. Kim musaffâ kalb ile teslîm-i yâr olmak gerek
Böyle teslîm olmayınca zâhir olmaz yârlık

5. Bir nazar kılsa Hulûsî şâh efendim kim sana
Nîm-nigâh ile gülistâna döner hep hârlık

Gazelin Açıklaması
1. Benim yegâne hakîkî dost olan Allah Teâlâ’ya karşı çok kusurum var; aynı zaman da her işimde de arsızlık var¸ ona karşı utanılacak şeyler yapmaktayım.

2. Ben niçin cânımı¸ bütün varlığımı O’nun yolunda harcamayayım. Çünkü benlikten geçebilirsem¸ Allah’tan gayrı varlıklarla ilişkilerimi¸ onlara olan aşırı tutkularımı kesip atabilirim.

3. Ey Allah’ım! Ben nefsimin yolunda gide gide Sana karşı nice isyanlara battım. Benim gece gündüz çektiğim bütün sıkıntılar hep bu nefsimin elindendir.

4. Bütün bu isyanlardan¸ nefsin aşırı istek ve arzularından kurtulmanın çaresi gerçek yâr¸ hakîkî dost olan Allahu Teâlâ’ya samîmî ve tertemiz bir kalb ile teslîm olmak¸ O’na tam manasıyla bağlanmaktır.

5. Bundan dolayı ey Hulûsî! Eğer Yüce Allah senin gönlüne bir nazar kılacak olursa¸ O’nun bir nebzecik tecellîsi bile insanın yapmış olduğu kusurları siler süpürür de bütün kötülüklerin yerini güllük gülistanlık haline çeviriverir.

Sayfayı Paylaş