NASIL TEVBE EDELİM?

Somuncu Baba

Zaman zaman İslâmî duyarlılığımızı yitirdiğimiz¸ Rabbimize olan kulluk vazifelerimizi tam mânâsıyla yerine getiremediğimiz olmaktadır.

Zaman zaman İslâmî duyarlılığımızı yitirdiğimiz¸ Rabbimize olan kulluk vazifelerimizi tam mânâsıyla yerine getiremediğimiz olmaktadır. Şüphesiz bunun birçok sebebi vardır. Bu durum¸ ibâdetlerimizi eksik yapmaktan¸ insanlar arasındaki ilişkilerimizde hakkâniyet ölçülerine riâyet etmemekten ve Allah’ın yasaklarına karşı duyarlılık göstermemekten kaynaklanabilir. Kur’ân ve sünnette Allah’ın kulları için gerekli ölçüler konulduğu halde¸ dünya meşgalelerinin insanlar üzerinde bıraktığı gaflet¸ dinî ve ahlâkî vecîbelere riâyetteki ihmâlkârlık¸ maalesef onları kulluk bilincinden uzaklaştırabilmektedir Böyle durumlarda insanın nefsinin¸ şehvetin ve şeytanın oyuncağı olma ihtimâli daha da artar. İstikâmetteki sapmalar¸ ibâdetlerimizdeki gevşemeler veya umursamazlıklar bizi büsbütün günahkar bir kul hâline getirebilir. İşte böyle durumlarda başvuracağımız çare Allah’a yönelip tevbe etmektir.
Ku’ân-ı Kerîm’de Tahrîm Sûresi 8. ayette
samîmî olarak ve içten gelerek Allah’a yönelmemiz¸
günahlarımızdan nasûh bir tevbe ile vazgeçmemiz tavsiye olunmaktadır.
Bilerek veya bilmeyerek yaptığımız günahlar için duâ edip
kendisine yakarmamızı Cenâb-ı Hak bizlere tavsiye etmektedir (40/Mü’min/Gâfir¸
60.). Bu âyetlerde eğer samimi şekilde duâ edip yalvarırsak¸
duâmıza icâbet olunacağı da bildirilmektedir.
Şairlerimiz tevbe vâdîsinde çok samîmi eserler
ortaya koymuşlardır. Genel olarak duâ ve münâcât
konusunun ele alındığı bu kabil şiirler hemen hemen her şair tarafından
kaleme alınmıştır. Nitekim şu beyit bunlar arasında en çok
tekrarlanan bir beyittir:
Tevbe Yâ Rabbi hatâ râhına gittiklerime
Bilip ettiklerime bilmeyip ettiklerime
Hulûsî Efendi de aşağıdaki gazelinde bu konuyu işlemekte¸
yapılan hatalardan¸ günahlardan¸ isyanlardan sonra nasıl tevbe edilmesi
gerektiğini gayet içtenlikle ortaya koymaktadır. Şairimiz burada
görünüşte kendi gönlüne hitâb etmekte ise
de aslında herkese seslenmektedir. Samîmî bir tevbe için şu
hususların mutlaka dikkate alınması ve gereğinin yerine getirilmesini öngörmektedir:
1. Cenâb-ı Hakk’a samîmî bağlılık¸ 2. O’nun huzurunda
baş eğip secdeye kapanmak¸ 3. Yaptıklarını hatırlayıp ağlamak¸ 4. Nefsinin
arzu ve isteklerini terk etmek¸ 5. Mü’min kardeşleriyle iyi
geçinmek¸ 6. Gönül hânesini temiz tutmak. Bu hususlar
yerine getirildiğinde umulur ki¸ Rabbimiz bize rahmetiyle muâmele edecek¸
yaptığımız kusurları da bağışlayacaktır. Sonunda da gönül
hoşnutluğuna kavuşup bayram etmiş olacağız.
Gazelin Metni:
1- Ey gönül gel edelim tevbeler isyânımıza
Dahi bel bağlayalım sıdk ile sultânmıza
2- Başımız uğruna koyup sürelim yüz yoluna
Ola ki lutf ile rahm eyleye efgânımıza
3- Ağlayalım gece gündüz akıtıp göz yaşını
Erişe bir nazarı dîde-i giryânımıza
4- Edelim terk-i hevâ vü hevesi cümle ne var
Nice dil uzatalım sevgili ihvânımıza
5- Dile dil-dârımız ol yârımız atar okunu
Derd ile çâk ettiği sîne-i uryânımıza
6- Nice bin îd ile bin neş’e husûle gelecek
Bir kadem basdığı an lutf ile vîrânımıza
7- Ey Hulûsî bizi ta’n eylemeye kasd kılan
Nazar etmez mi aceb aşk ile sûzânımıza
Gazelin Açıklaması
1- Ey gönül¸ gel isyandan ve dünya sevgisinden vazgeç;
yaptığımız günahlara ve isyanlara tevbeler edelim de samîmî ve
ihlâslı bir şekilde¸ sultânımız olan yüce Rabbimize bağlanalım.
2- Günahlarımız için duyduğumuz pişmanlık¸ bunun için
ettiğimiz âh ve figanlardan sonra O’nun huzurunda baş eğip
secdeye kapanalım. Belki böylece lutfuyla bize merhamet eder.
3- Gece gündüz bu yolda göz yaşı dökelim. Böyle
yaparsak belki döktüğümüz gözyaşları O’nun
lutuf nazarını üzerimize çeker de bağışlanırız.
4- İçimizde ne kadar hevâ ve heves varsa hepsini terk edelim. Eğer
böyle olursak artık mü’min kardeşlerimize nasıl dil uzatıp¸
onları incitecek davranışlarda bulunabiliriz?
5- Daima¸ O gönlümüzü alan sevgiliye kavuşmayı dile¸
O bizim gerçek dostumuzdur. Eğer O’nun aşk ve muhabbetinin
derdiyle göğsümüzü parçalar¸ âh u figân
edersek¸ sevgili Rabbimiz sevgi oklarını gönlümüze atıp bize merhamet
eder.
6- Vîrân olan gönül hânemizde Cenâb-ı Hakk’ın
sevgi ve muhabbeti tam mânâsıyla yerleşecek olursa¸ işte
o zaman bizim için binlerce neşe ve binlerce bayram hâsıl
olur.
7- Ey Hulûsî! Yaptığımız hatalarımız ve günahlarımız yüzünden
bize ta’n edecek¸ bizi ayıplayacak olan Mevlâmız¸ içten gelerek¸
gayet samîmî bir şekildeki ağlayıp inlemelerimize hiç nazar
edip bakmaz mı? Bizi bağışlayıp rahmetiyle muâmele etmez mi? Elbette
eder.

Sayfayı Paylaş