MÜNÂCÂT (ALLAH'A YALVARIP¸ YAKARMA)

Somuncu Baba

Edebiyâtımızın dinî muhtevâlı eserlerinden biri de münâcâtlardır. Münâcât¸ bir şeyi hafifçe¸ fısıltı halinde yalvararak istemek anlamına gelmektedir.

Edebiyâtımızın dinî muhtevâlı eserlerinden biri de münâcâtlardır. Münâcât¸ bir şeyi hafifçe¸ fısıltı halinde yalvararak istemek anlamına gelmektedir. Edebiyatta ise¸ konusu Cenâb-ı Hakk'a yalvarma¸ ondan afv ve mağfiret dileme olan şiirlere denilmektedir. Genel olarak şairlerimiz¸ konusu Cenâb-ı Hak olup¸ O'nun varlığı¸ birliği¸ sıfatları¸ isimleri gibi konuları ele alan tevhid manzûmelerinden sonra münâcât yazmışlardır. Şairler¸ tevhid manzûmeleriyle Allah'ın yüceliğini¸ kullarına olan ihsânını ve nimetlerini beyan ettikten sonra¸ O'nun huzûrunda âcizliğini kabûl edip O'na yönelip¸ hatâlarının afvetmesini de bu münâcâtlarla taleb etmişlerdir. Münâcâtlarda âyet ve hadislerden iktibaslar yapılarak¸ Allah'a itaat etmenin¸ Rasûlünün sünnetine tâbi olmanın önemi de vurgulanmıştır.
Divân şairlerinin bir çokları¸ geleneğe uyarak divanlarına tevhid manzûmeleriyle başlarlardı. Bunun akabinde de O'na yalvarıp yakarma sadedinde bu manzûmeleri yazmışlardır. Münâcâtlar bir bakıma manzûm dualardır denilebilir.
Münâcâtlar¸ umumiyetle kaside tarzında yazılmış olup uzun manzumelerdir. Bunun dışında mesnevî ve kıt'alar hâlinde de olur. Divanlarda daha çok baş kısımda kaside nazım şekliyle bulunur ise de gazel türünde yazılanları da vardır.
Hulûsî Efendi aşağıya aldığımız gazelinde münâcât türünün güzel bir misâlini vermektedir. Bu şiirde¸ günahkâr¸ isyankâr bir kulun¸ ihsânı¸ ikrâmı bol olan¸ Settâr ve Gaffâr olan Cenâb-ı Hakk'a yakarışını¸ O'ndan afv ve bağışlanma isteyişini gayet samimi bir şekilde ifade etmektedir. Şimdi bu gazelin önce metnini¸ sonra da bugünkü dille ifadesini verelim:
1 – Mücrim günahkârım şehâ yâ Rabbenâ va'ğfir lenâ
İhsânı kıl eyle atâ yâ Rabbenâ va'ğfir lenâ

2 – Sensin bizim ilâhımız iki cihan penâhımız
Arttı cürm ü günâhımız yâ Rabbenâ va'ğfir lenâ

3 – Ayıpların Settâr'ısın mücrimlerin Gaffâr'ısın
Âlemlerin hünkârısın yâ Rabbenâ va'ğfir lenâ

4 – Arz u semâ ins ü melek tuyûr u vuhûş suda semek
Senden dilerler hep dilek yâ Rabbenâ va'ğfir lenâ

5 – Bakma şâhım noksânıma cürmü büyük isyânıma
Verme halel imânıma yâ Rabbenâ va'ğfir lenâ

6 – Hulûsî bâbında gedâ ihsânını ister şehâ
Sensin kerem-kân-ı sehâ yâ Rabbenâ va'ğfir lenâ
Gazelin Açıklaması:
1- Ey âlemlerin şâhı olan Rabbimiz! Ben günâhı çok bir kulunum. Bana ihsânını¸ bağışlamanı bol eyle. Çünkü biz suçluyuz¸ günâhkârız. Ey Rabbimiz¸ n'olur! Bağışla¸ affet bizleri.
2- Yâ Rabbi! Dünyâ ve ahirette tek sığınağımız¸ bizi koruyup gözeten tek ilâhımız Sensin. Bizim suçumuz ve günahımız çok arttı. Ey Rabbimiz¸ n'olur! Bağışla¸ affet bizleri.
3- Ey Rabbimiz! Senin bir adın Settâr'dır; günahlarımızı örtersin. Bir adın da Gaffâr'dır; günahlarımızı bağışlarsın. Aynı zamanda bütün varlıkların da hükümdârısın¸ sâhibisin. Ey Rabbimiz¸ n'olur! Bağışla¸ affet bizleri.
4- Ey Rabbimiz! Yerde ve gökte ne varsa; insanlar¸ melekler¸ kuşlar¸ yırtıcı hayvanlar hattâ sulardaki balıklar bile hep Senden medet umarlar. Ey Rabbimiz¸ n'olur! Bağışla¸ affet bizleri.
5- Ey benim pâdişâhım! Benim noksanlarım¸ suçu çok büyük olan isyanlarım yüzünden imânıma her hangi bir zarar gelmesin. Aman Yâ Rabbi! N'olur Bağışla¸ affet bizleri.
6 – Ey yüce pâdişâh! Bu fakir kulun Hulûsî¸ Senin kapından medet bekleyen biridir. Yâ Rabbi! Oysa her türlü cömertliğin¸ keremin biricik kaynağı da Sensin. Bunun için n'olur! bağışla¸ affet bizleri.

Sayfayı Paylaş