GÖNÜL HUZURUYLA YÜKSELİŞ

Somuncu Baba

Gazelin Metni :

1. Çalkanır deryâ gibi dil bil ki deryâ andadır
Öyle bir deryâdır ol kim dürr-i yektâ andadır

Gazelin Metni :

1. Çalkanır deryâ gibi dil bil ki deryâ andadır
Öyle bir deryâdır ol kim dürr-i yektâ andadır

2. Mü'minin mi'râcıdır kalbî huzûr ile namaz
Kıl huzûr ile namazın sırr-ı esrâ andadır

3. Nokta-i vahdette cem' et cümleten efkârını
Dildedir ol nokta kim âyât-ı kübrâ andadır

4. Tâc-ı kerremnâ ile terkîm edilmiş şânını
Bir düşün ey bî-haber bil ki o ma'nâ andadır

5. Kudretin ızhâr eder sun'-ı ülü'l-ebsâr için
Çeşm-i îmân ile seyr et kim temâşâ andadır

6. Dâmen-i dilden tutup bir fark olunmaz cem'e er
Ey Hulûsî kâbe kavseyni ev ednâ andadır
Gazelin Şerhi :
1. İnsanın gönlü sürekli dalgalanan bir deniz gibidir. Sanki bütün denizler onun içindedir. Hatta o öyle bir denizdir ki¸ içinde en değerli¸ en büyük inciyi barındırır. Dürr-i yekt⸠yegâne inci¸ tek inci demektir. Buna dürr-i yetîm de denir. Bu hâliyle kullanıldığı zaman Hz. Peygamber kastedilmektedir. Beyitte geçen¸ gönüldeki yegâne inci ise nokta-i sevdâ olabilir. Bu da insandaki Allah'ın en büyük ayetidir. Çünkü bir kudsî hadiste¸ Cenâb-ı Hakk'ın “Ben yere göğe sığmam. Ancak mü'min kulumun gönlüne tecellî ederim.” buyurulmaktadır.
2. Mü'min¸ kalbî bir huzur ile namaz kılacak olursa¸ onun miracı gibidir. Bundan dolayı namazı huzur ve huşû ile kılmalıdır. Çünkü bütün sırların sırrı namazdadır.
3. Mü'min bütün fikirlerini¸ düşüncelerini vahdet noktasında cem etmelidir. Bu vahdet noktası ise insanın gönlünde olup¸ Allah'ın en büyük âyetlerindendir.
4. İnsan hakkında¸ İsrâ Sûresi 70. ayette ” Biz¸ hakikaten insanoğlunu varlıkların en mükerremi¸ en şereflisi olarak yarattık.” denilmektedir. Bunun için âyette geçen ve insanın şerefini ifade eden “kerremnâ = mükerrem kıldık.” tâcını düşün. Ey bu hususa dikkat etmeden her şeyden habersiz yaşayan insan! En büyük âyet¸ en büyük mana işte budur.
5. Cenâb-ı Hak¸ varlıklara ibret nazarıyla bakan akıl sahiplerine¸ yüce kudretini apaçık görebilme imkanını verir. Bu bakımdan sen de iyice¸ dikkatli bir gözle bak ki o zaman gerçekten Allah'ın varlıklara ihsan ettiği sayısız hikmetleri gözleyebilirsin.
6. Ey Hulûsî! Bu kadar inceliklere¸ denizler gibi hikmetlere sâhip olan şu gönle özen göster de¸ bütün varlıkların¸ bütün eşyanın¸ Allah'ın mükemmel birer sanatı olduğunu anla. Peygamberimiz nasıl mi'racta¸ Necm Sûresi 53. ayette belirtildiği gibi Cenâb-ı Hakk'a¸ “Bir yayın iki ucu mesâfesinde hattâ ondan da daha yakın.” bir şekilde mülâkî olduysa¸ sen de yaratılmışların her birini Allah'ın yüce kudretinden birer misâl olarak gör ve O’nun sana her yerde yakın olduğunu unutma.
Bu son beyitte geçen “cem” kelimesini büyük mutasavvıf İmam Kâşânî¸ ” Halkın (yaratılmışların) gözden silinip¸ sadece Hakk'ı müşâhede etmesi.” şeklinde izah etmektedir.
Es-Seyyid Osman Hulûsî Efendi bu gazelinde¸ insanın kendisinin yaratılmışların en keremli¸ en şerefli olduğu şuuruna vararak¸ kalbî bir huzûr ve huşû ile namazını kılar¸ Cenâb-ı Hakk’ın bütün varlıklardaki tecellî ve tezâhürünü bir an bile unutmadan yaşarsa Hz. Peygamber'in ifadesiyle o zaman namazının miracı olabileceğini anlatmış olmaktadır.

Sayfayı Paylaş