GÖNLÜMÜZE İSTİKÂMET VERELİM

Somuncu Baba

"Atalarımız gönülsüz yapılan işin¸ yenilen aşın bile
ya karın ya da baş ağrıtacağını söylerler. Hatta onlar
"Gönülsüz namaz¸ göğe ağmaz." diyerek¸ Allah katında
makbul olması için namazın gönlün derinliklerinden gelen
bir huşû içinde kılınması gerektiğini dile getirdiler."

Gönül üzerine ne yazılsa azdır. Asırlar var ki mutasavvıflarımız¸ şairlerimiz bu ucu bucağı olmayan ummân hakkında yazılar yazdılar¸ şiirler kaleme aldılar. Kimi bu gönlü bir eve¸ kimi sırça saraya¸ kimi de bir ülkeye benzetti. Evlere¸ saraylara¸ ülkelere yollar olduğu gibi gönülden gönüle giden yollar olduğu da hepimizce malumdur. İnsanlar zâhiren boyun eğseler de hoşlanmadıkları işler için gönülleri ferman dinlemediğinden içlerindeki itirazı dışa vurmazlar. Atalarımız gönülsüz yapılan işin¸ yenilen aşın bile ya karın ya da baş ağrıtacağını söylerler. Hatta onlar "Gönülsüz namaz¸ göğe ağmaz." diyerek¸ Allah katında makbul olması için namazın gönlün derinliklerinden gelen bir huşû içinde kılınması gerektiğini dile getirdiler.


Her insanın gönlü bir âlemdir. Orada nelerin olup bittiği¸ hangi sevgilerin¸ nefretlerin yattığını kişi ancak kendi bilir. İnsanları zâhirine¸ kılık kıyâfetine¸ konuşmasına¸ zenginlik ve fakirliğine bakarak tanımak her zaman mümkün olmayabilir. Ancak herkesin matlubu olan özü-sözü¸ konuşması-ameli velhasıl içi-dışı bir olan insandır. Rabbimiz¸ içimizden geçeni de işlediğimiz amelleri de hakkıyla bilir. Neyi hangi niyetle yaptığımızı¸ birilerine yalan söyleyip dürüst davranmadığımızı¸ yapamayacağımız şeyler için vaatte bulunduğumuzu O bilir. O'nun rızâsına muhâlif olan amellerimizi düzeltmeli¸ niyetimizle amelimizi sâlih eylemeliyiz. Gönlümüz fitne-fesadın¸ kin ve nefretin¸ haset ve kıskanmanın¸ aşırı dünya sevgisinin¸ arkadaşları¸ dostları¸ komşuları ve çeşitli sebeplerle iş ilişkisinde bulunduğu kişilere karşı içten pazarlığın yer almadığı saflıkta olmalıdır. Allah'ın nûruyla münevver olan kalpte bu kötü hasletlere aslâ muhabbet hâsıl olmaz. Peygamber Efendimizin ifadesiyle¸ insan bedeninde bu mekân ne kadar temiz olursa bedenimiz de o kadar sağlam olur. Kalbi ve bedeni sağlam insanların bulunduğu ortam ise her zaman huzurlu olur.


Bunun için gönlümüzde Allah sevgisi yer etmeli¸ amellerimiz O'nun buyruklarına muvâfık¸ Rasûlü'nün sünnetine uygun olmalıdır. Zaten Allah'ın râzı olduğu mü'minler de böyle olanlardır. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulmaktadır: "Kıyamet gününde ne mal ne de evlâtlar fayda verir! O gün ancak Allah'a kalb-i selîm ile varanlar kârlıdır." (26/Şuar⸠26)


Hulûsi Efendi (k.s) de aşağıdaki gazelinde her gönülde bir sevginin var olduğunu¸ Allah'ın kullarına kem-nazarla bakılmaması gerektiğini¸ insanların zâhirine bakarak onlar haklarında müsbet-menfî hüküm verirken acele edilmemesini tavsiye etmektedir. Her ne kadar kul olarak zaman zaman hatâ işlesek de Allah'ın afv u mağfiretinin bulunduğunu¸ en onulmaz dertlerin bile dermanının O'nda olduğunu¸ kendisine ihlâs ve samimiyetle yönelenleri bağışlayacağını unutmamamız gerektiğini bildirmektedir.


 


 


 


Gazelin Metni:


 


1. Her gönülün ayrı ayrı gizli bir mihmânı var


  Ka'rına eller erişmez bir azîm ummânı var


 


2. Kem nazar kılmak yaraşmaz bende-i Rahmân'a kim


  Her kulun kalbinde bin gencîne-i pinhânı var


 


3. Kiminin zâhirde dışı kara ammâ içi ak


  Kimi ak yüzlü meğer içinde bin isyânı var


 


4. Kimi dost ne olduğun bilmez hemân ki sûzdur


  Kiminin yârının îdine bu cân kurbânı var


 


5. Kiminin taht-ı dilinde dîv ü şeytân eğleşir


  Kimi izzetle oturtmuş bir Ulu Sultân'ı var


 


6. Hor hakîr bakma günâhkâr âdemoğluna beğim


  Afv olur elbette bir gün Tanrı'nın gufrânı var


 


7. Sen yürü dil-dâr yoluna sür Hulûsî yüzünü


  Hîç onulmaz derdlerin ol yârîde dermânı var


 


 


 


Gazelin Bugünkü dille İfadesi


 


1. Hemen hemen her insanın gönlünde gizlediği bir misâfiri vardır. Bu gönül öyle ulu bir okyanustur ki onun derinliğine erişilmez.


 


 


2. Rahmân olan Allah'ın kullarına kötü nazarla bakmak uygun olmaz. Çünkü her kulun gönlünde gizlediği bin hazinesi vardır.


   


 


3. Kimi insanlara dışarıdan bakıldığı zaman kara olabilir. Ancak belki onların tertemiz gönülleri vardır. Diğer taraftan içlerinde nice isyanlar bulunduğu halde yüz ak görünenler de bulunmaktadır.


 


4. Kimileri ahbab¸ dost kadrini bilmez¸ onlarla birlikte olduğu zaman sözleri yakıcı olup insanı incitir. Kimileri de dostuna kavuşmayı bir bayram günü kabul eder¸ hatta canını bile dostuna kurban eder.


 


 


5. Bazı insanların gönül tahtında devler¸ şeytanlar mekân tutmuştur. Nicelerinin gönül ülkesinde de yüce Allah tecellî etmiş¸ taht kurmuştur.


   


 


6. Bazı günah işleyen insanlara hor bakıp onları küçümseme. Cenâb-ı Hakk'ın mağfireti bağışlaması vardır. Bir gün olur tevbe eder de¸ O da o kulunun günahlarını bağışlar.


  


 


7. Ey Hulûsi¸ gönülleri alan sevgilinin¸ Yüce Allah'ın yolunda yürü¸ o yolun toprağına yüzünü sür. Çünkü nice onulmaz¸ çaresiz dertlerin dermanı O sevgilinin katındadır.   

Sayfayı Paylaş