CENÂB-I HAKK'A İLTİCÂ

Somuncu Baba

Hulûsî Efendi (k.s)¸ aşağıdaki gazelinde gayet samîmî bir yakarışta bulunuyor. Ancak bu yakarışı kime yaptığı açıkça ifade edilmiyor.

Hulûsî Efendi (k.s)¸ aşağıdaki gazelinde gayet samîmî bir yakarışta bulunuyor. Ancak bu yakarışı kime yaptığı açıkça ifade edilmiyor. Beyitlere baktığımız zaman yardım beklediği zâtı¸ cömertlik sâhibi¸ vefa hazinelerinden in’âm eden¸ âlî-cenâb¸ âlî-şân¸ mürşid-i hakîkî gibi vasıflarla tarif ediyor. Mutasavvıf olması hasebiyle Hulûsî Efendi’nin bu sıfatları ilk bakışta şeyhi İsmail Hakkı Toprak Efendi veya Peygamber efendimiz için kullanmış olabileceği akla geliyor. İlk bakışta böyle anlaşılmaktadır.
8. beyitteki “Olgıl bana ni’me’l-celîs.” ifadesi bize bir hadîs-i kudsîyi hatırlatmaktadır. Deylemî’nin Hz. Âişe’den rivâyetine göre Hz. Musâ Cenâb-ı Hakk’a¸ “Ya Rabbi! Sen bana yakınsan Sana sessizce yalvarayım. Eğer uzaksan Sana nidâ edeyim!” diye yalvarınca kendisine şöyle cevap verildi: “Ene celîsü men zekerenî.”; yani ” Ey Mûsâ! Ben¸ beni zikredenin yanındayım.”
Kur’ân-ı Kerîm’de Kâf Sûresi 16. ayette de¸ “Biz ona şah damarından daha yakınız.” denilerek Cenâb-ı Hakk’ın en yakınımızda olduğu ifade edilmektedir ki¸ Hulûsî Efendi’nin de bu gazelinde gayet samîmî bir şekilde O’nun yüce katına niyâz etmekte olduğu anlamını da çıkarabiliriz.
Gazelin Metni:
1. Ey sâhib-i kân-ı sehâ ol dâd-res feryâdıma
Ey mün’im-i kenz-i vefâ ol dâd-res feryâdıma

2. Hâlim bu ey âlî-cenâb yandı ciğer oldu kebâb
Sana budur arz-ı hitâb ol dâd-res feryâdıma

3. Bir bak nedir ey âlî-şân hasretledir hâlim yaman
Mihnete düşdüm el-amân ol dâd-res feryâdıma

4. Bildim ki derdim bî-devâ dermânı sensin ey şehâ
Zâr eylerim subh u mesâ ol dâd-res feryâdıma

5. Ey server-i hûbân bu şeb eyle n’olur ihsân
Derdime kıl dermân bu şeb ol dâd-res feryâdıma

6. Bir bî-nevâ-yı bî-kesim eflâki inletir nefesim
Olgıl bugün dâd-resim ol dâd-res feryâdıma

7. Bî-çârenin dâd-hâhı ol dâd-res-i eyvâhı ol
Derd-i dilin âgâhı ol ol dâd-res feryâdıma

8. Gurbetde kaldım bî-enîs olgıl bana ni’me’l-celîs
Ey mürşid-i pâk-nefîs ol dâd-res feryâdıma

9. Tut destimi ol dest-gîr oldum gam-ı hicre esîr
Gör hâlim ey bedr-i münîr ol dâd-res feryâdıma

10. Düşdü gönül senden cüdâ erdir yine anı sana
Der ki Hulûsî ey şehâ ol dâd-res feryâdıma
Gazelin Sadeleştirilmesi:
1. Ey cömertlik kaynağının yegâne sâhibi olan Rabbim! Benim feryâdıma yetiş. Ey vefâ hazînelerinden bol bol veren Allah’ım! Bana yardımcı ol.
2. Ey yüce Rabbim! İşte benim halim bu; ciğerim yanıp kebab oldu. Ben bu durumumu ancak sana arz ediyorum. Benim feryâdıma yetiş¸ bana yardım et.
3. Ey şânı yüce olan Rabbim! Benim hâlime bir bak; Sana hasret kalmış durumdayım¸ onun için durumum pek yamandır. Ben belâ ve sıkıntıya düştüm. Aman yâ Rab! Ne olur benim feryâdıma yetiş¸ bana yardım et.
4. Ben biliyorum ki benim derdimin başka çâresi yoktur¸ bu derdimin yegâne tabîbi Sensin. Ben bu derdimden dolayı sabah akşam inlemekteyim. Benim feryâdıma yetiş¸ bana yardım et Allah’ım.
5. Ey iyilerin¸ güzellerin baş tâcı! Ne olur bu gece bana ihsân eyle de benim derdime dermân oluver. Benim feryâdıma yetiş¸ bana yardım et.
6. Ben sesi çıkmayan¸ kimsesiz¸ her şeyden mahrûm bir kişiyim. Benim derdim dağı taşı¸ felekleri inletir. Bundan dolayı şu günde bana yardımını ulaştır¸ feryâdıma yetiş¸ bana yardım et.
7. Ya Rabbi! Sen çâresizlerin yardım taleb ettiği kişi ol. Âh vâh ettikçe onlara yardımını ulaştır. Gönüllerdeki ızdırâbı işit¸ benim feryâdıma yetiş¸ bana yardım et.
8. Ben gurbet ellerde dostsuz¸ kimsesiz kaldım. Bundan dolayı ayrılığın da esiri oldum. Ne olur sen benimle birlikte ol. Ey her türlü noksanlıktan münezzeh ve hakikî mürşid olan Rabbim! Benim feryâdıma yetiş¸ bana yardım et.
9. Ben ayrılık acısının esiri oldum. Elimi tut da beni kurtar. Ey dolunay gibi nurlu olan¸ hâlimi gör; benim feryâdıma yetiş¸ bana yardım et.
10. Benim bu gönlüm Senden ayrı düştü. Beni Sana ulaştır. Hulûsî de der ki: Ey pâdişâh! Benim feryâdımı duy da¸ bana yardım et.

Sayfayı Paylaş