EL-MUSVİRAV : YARATAN, ŞEKİL VEREN

13

Allah’ın en güzel isimlerinden birisi olan el-Musavvir, var etmeyi murâd ettiğini istediği nitelikte tasvir eden demektir ve bizzat Kur’ân’da geçer.  Varlık düzleminde yaratılanların her birine farklı farklı yüz şekilleri veren ancak fâil konumunda bulunan Allah’tır.

Allah bugünkü dünya nüfusuyla beş milyar insan yaratmış, bunları hem insan olarak birbirine benzetmiş hem de ayrı ayrı şahsiyetler, farklı farklı sûretler vererek tıpatıp benzetmemiş; birbirinden ayırmıştır. Bu kadar çeşit sadece insanlar için değil, diğer varlıklar için de geçerlidir.  Düşünelim ki, eğer insanlar sûret açısından tıpkı birbirinin aynısı olsaydı; annemizi, babamızı, kardeşlerimizi nasıl ayırt edebilirdik? Suçluları tespit etmek nasıl mümkün olurdu? Şüphesiz, türün farklı bireylere sahip olması inanmayan için Allah’ın varlığına ve birliğine kanıt, Allah’ın varlığını ve birliğini peşinen kabullenenler için de bir hikmet olarak değerlendirilebilir.

Allah’ın “el-Musavvir” isminden bir insanın alacağı birçok hisse ve ibret olmalıdır. Bunun başında, insan her türlü tertip ve şekliyle âlemin sûretini kendisinde görür. Kâinatın bütün şeklini ilmi ile ihâta eder. Bunun mânâsı, vücûdî şekle uygun ilmî bir sûret kazanmaktır. Zira ilim, zihinde mevcut bir sûrettir. Bu sûret, bilinen şeyin sûretine uygundur. Allah’ın sûretleri bilmesi onların hâriçte var olmasının sebebidir. Hâriçte var olan şekiller, insan zihninde ilmî sûretlerin meydana gelmesine sebep olur. Böylece insan, Allah’ın isimlerinden “el-Musavvir” isminin mânâsıyla ilim elde eder. İnsanın zihninde meydana gelen ilmî sûret, gerçek dünyada onun fiiliyle değil, Allah’ın fiiliyle hâsıl olmaktadır. İnsanın bundaki rolü ise, Allah’ın rahmetinin kendi üzerine akması için bireysel çabasını sürdürmesidir.

Sayfayı Paylaş