SİİRTLİ BİR GÖNÜL SULTANI İSMAİL FAKİRULLAH (K.S)

Somuncu Baba

"İsmail Fakirullah (k.s.)'ın türbesi de
kendisinden özellikle söz edilmesi
gereken bir yapıdır. İlk özelliği¸ buranın
İbrahim Hakkı Hazretleri tarafından
hocası için yaptırılmış olmasıdır."

İlim ve İrfan Ehli Bir Veli


 


Anadolu ve Balkanlar coğrafyasının bir Türk-İslâm yurdu oluşunda Horasan'dan bu bölgelere gelen gönül sultanlarının ne denli etkili oldukları bilinen bir gerçektir. Ahmet Yesevî'nin kutlu işaretine uyarak bu coğrafyaya gelen sufiler¸ kurdukları dergâhlarda insanlar bir yandan irfanî eğitime tabi tutarken bir yandan da bu coğrafyanın her anlamdaki imarı için çalışmışlardır. Bu sebeple¸ bu coğrafya¸ XI. asırdan bu yana Türklerin sadece siyasî hâkimiyetlerinin değil aynı zamanda ilim¸ irfan ve kültür hayatının da merkezi olmuştur. Bugün Anadolu'nun hangi şehrine giderseniz gidin orada böyle bir medeniyetin eserlerini görürsünüz.


 


Anadolu'yu aydınlatan bu gönül erlerinden biri de soyu Hz. Abbas'a dayanan İsmail Fakirullah Hz. (Şeyh İsmail Tillovî)'dir. Şeyh Hamza El Kebir Hz.¸ Şeyh Mücahit Hz.¸ Gavsul Memduh Hz.¸ Zemzemul Hassa Hz. gibi yüzlerce evliyanın bulunduğu Tillo'da  1655'te Recep ayının Regaip Kandiline rastlayan Cuma gecesi dünyaya gelen İsmail Fakirullah Hz.¸ bir çok bakımdan benzer isimler arasında özel bir yerde durur. Bunlardan ilki onun çocuk yaşlardan itibaren ciddi bir ilim tahsili görerek henüz yirmi dört yaşında iken müderris olmasıdır. Yani o¸ öncelikle bir ilim ehlidir ve bu vasfını irfan hayatına geçtikten sonra da sürdürmüş ve şer-i ilimler ve müspet ilimlerde dünyaca ünlü meşhur ilim adamları yetiştirmiştir. Bunlardan en tanınmışı ise Erzurumlu İbrahim Hakkı'dır.


 


İsmail Fakirullah Hz.nin tasavvufa intisabı otuz yaşından sonra olmuştur. O¸ bu yolda da dikkat çeken bir isimdir. Tasavvuf müntesibi olduktan sonra¸ kendisini bir dergâha kapatarak münzevi bir hayatı seçmemiş¸ hem halkın içinde olmuş hem de geçimini kendisi sağlamıştır. Bunun için kendisine bir tarla satın almış¸ bizzat kendi elleriyle asma ağaçları dikmiş¸ tarla ekmiş¸ ekin biçmiş ve ihtiyaçlarını bu yolla karşılamıştır.


 


İsmail Fakirullah Hz.lerini daha sonra irşad mevkiinde görmekteyiz. Uveysiye tarikatının esasları doğrultusunda her kesimden insanları irşad etmiş¸ hayatını Hak yolundaki bu faaliyetleriyle geçirmiş¸ Miladi 1734 senesinde ruhunu Mevlâ'sına teslim etmiştir.


 


İsmail Fakirullah Hz.leri¸ yaşadığı devirde Tillo'yu bir ilim ve irfan merkezi olarak haklı bir şöhrete kavuşturmuş¸ ünü bu anlamda İstanbul'dan Mekke-i Mükerreme'ye¸ Dağıstan'dan Hindistan'a kadar bütün Osmanlı coğrafyasına yayılmıştır. Dolayısıyla gerek Osmanlı Padişahının¸ gerek Mekke Emirinin derin sevgi ve saygısına muhatap olmuş¸ onlardan ferman ve mektuplar almış¸ Tillo halkı ona hürmeten vergi ve askerlikten muaf tutulmuş¸ idarî ve maddî hediyelerle taltif edilmiştir.


 


Kuyudaki Sultan


 


İsmail Fakirullah Hz.¸ keramet sahibi bir veli idi. Onun bu yönüne ait menkıbeler bugün de o yörede sıklıkla anlatılmaktadır. Bunlardan en dikkat çekeni kuyu hadisesidir. İsmail Fakirullah Hz.¸ 48 yaşında iken komşularından biri vefat eder. Onların evlerine taziyeye gider. Taziyede bulunduktan sonra namaz vakti izin alıp eve dönmek isterken avluda bulunan ve içinde su bulunmayan 22 metre derinliğinde bir kuyuya düşer. İsmail Fakirullah Hz'nin camiye gelmediğini gören cemaat¸ onu aramaya başlar fakat bulamazlar. Nihayet taziye evinden çıkanlar¸ evlerine dönerlerken avludaki kuyudan Hazretin sesini işitirler. Bunun üzerine kuyuya biri inerek İsmail Fakirullah Hz' ni kuyudan çıkarır. Büyük mürşid kuyudan çıkarılırken sarığı başında¸ terliği ayağında ve kaşındaki ufak sıyrık haricinde vücudunda her hangi bir yara veya kırık olmadığı halde olup bitenlerden habersiz hâlâ o manevî mecliste içtiği muhabbet ve ilahi aşk şarabının etkisiyle istiğrak halindedir. Kendisini kuyudan çıkarmak isteyenlere “Beni kendi halime bırakın¸ artık benim sizinle işim kalmadı¸ benden uzaklaşınız” diyerek kendisini Mevlâ'sıyla o manevî mecliste hazır bulunan evliya ruhlarıyla baş başa bırakmalarını ısrarla ister. İsmail Fakirullah Hz. kendine geldiğinde kuyuya düştüğünden haberi olmadığını ancak kuyuda bulunduğu zaman zarfında Yüce Allah'ın tecelli sıfatlarıyla müstağrik olduğunu¸ birçok evliyanın ruhlarıyla tanıştığını ifade eder.


 


İsmail Fakirullah ve Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.


 


İsmail Fakirulah Hz. derken akla gelecek diğer isim Erzurumlu İbrahim Hakkı (1701-780)'dır. Erzurum'da doğan bu meşhur sufi¸ Osman Efendi adlı bir şeyhin oğludur. Babası saygın bir mutasavvıf idi ve onu iyi bir eğitimle yetiştirdi. İbrahim Hakkı Hz. dokuz yaşındayken babasıyla Siirt'e gitti ve Tillo Köyü'ndeki İsmail Fakirullah'a bağlandı. Onun en seçkin talebeleri arasında yer aldı.


 


Ünlü eseri Marifetname'yle çağının jeolojiden astronomiye¸ fizyolojiden psikolojiye kadar pek çok alandaki bilgilerini bir araya getirmeye çalışan İbrahim Hakkı¸ şeyhinin de tanınmasında etkili olmuştur. Denilebilir ki İbrahim Hakkı'yı dünyaca tanınan bir ilim ve irfan insanı olmasını sağlayan nasıl şeyhi İsmail Fakirullah ise onun da tanınması talebesi İbrahim Hakkı vesilesiyle olmuştur. Aralarında daha sonra akrabalık bağı da kurulmuş ve şeyhinin torunu olan Fatıma Hatun'la evlenmiştir.


 


İbrahim Hakkı¸ şeyhine çok bağlıydı. Zaman zaman Erzurum'da ve İstanbul'da da bulunmuş fakat her seferinde Tillo'ya dönmek istemiştir. Ondaki¸ Tillo sevgisi şeyhinden dolayıdır. Aynı zamanda şair de olan İbrahim Hakkı¸ bu sevgisini Arapça yazdığı bir mehdiye ile de taçlandırmıştır. Tillo Medhiyesi olarak bilinen bu meşhur şiirin bir bölümünün tercümesi şöyledir:


 


Tillo'nun büyük değeri vardır.


Çünkü orada hikmet sahibi bir kutup ortaya çıktı.


Kerem sahibi bir gavs sayesinde Tillo'nun saygın bir yeri vardır.


Tillo'nun açık bir şerefi vardır.


Mekânların ve sakinlerin en şereflisidir.


Tillo¸ evliy⸠etkiyâ ve ezkiyâ makâmıdır.


Tillo¸ âriflerin¸ tevekkül ve yakîn ehlinin mekânıdır.


Tillo¸ asfiyâ makâmıdır. Evliyânın urucu oradandır.


Tillo¸ takvâ sahiplerinin sığınağıdır. Evliyânın arzuları oradadır.


Tillo¸ arzuların yurdudur¸ halkı da kemâl ehlidir.


Tillo¸ safâ yurdudur¸ halkı da vefâ ehlidir.


…


Tillo şehirlere yakın¸ içinde her türlü bolluk vardır.


Tillo'nun binası sağlam¸ evleri ve bahçeleri mamurdur.


Tillo¸ şeyhler mezarlarıdır¸ onların feyzinden şeref buluyoruz.


Tillo'yu ziyaret cenneti ziyarettir¸ halkı da güven ehlidir.


Tillo'yu ziyaret kabirler ziyareti gibidir¸ ölüleri de mutludur.


Tillo¸ afiyet sarayıdır; Hakkı burayı vatan edin ve burada öl.


Şeyhine her daim komşu ol da feyzinin gölgesinde uyu.


Hatta kıyâmet gününde¸ dirilme vaktinde huzurda ol.


Yaratılmışların en hayırlısına bizden salât ve selâm olsun.


 


Tavsiyeleri


 


Her mürşid gibi İsmail Fakirullah Hz.leri de çevresinde bulunanları irşad için sürekli olarak onlara tavsiyelerde bulunmuştur. Onun bu anlamdaki kutlu sözlerinden bazıları şöyledir:


 


"Esas olan kalptir¸ şart olan muhabbettir. Kalbinde Mevlâ'sına karşı arzusu olan O'nu bulur. Çünkü O kuluna yakındır¸ onunla beraberdir ve her yaptığından haberdardır."


 


"Dilin susması kalbin susmasına¸ kalbin susması marifetullahın kazanılmasına yardımcı olur. İnsanın selameti dilini korumasındadır."


 


" Zikrin en faziletlisi "Lâ ilâhe illallah" zikridir. Mevlâ'nın ismini çok tekrar etmek onun muhabbetine vesile olur. Allah Teâlâ'yı zikredeni¸ O da zikreder ve sever."


 


" Hak Teâlâ'ya tevekkül et¸ her işini O'na havale et. Tevekkül¸ teslimiyet¸ sabır ve rıza Cenab-ı Hakk'a varan yolun esaslarıdır."


 


" İlim öğrenmekle hilm (yumuşak huyluluk) kazanılır. Hilm ise sabır ve gayretle elde edilir. Kalp sultandır. Tahtı tevhid ve imandır. Tacı ise hilmdir. İlim yüksek bir mertebe¸ hilm büyük ihsan ve lütuftur."


 


"Kendisinden razı olandan Allah Teâlâ da razıdır. Allah'ın takdirine rıza evliyanın şanındandır. Sevgiliden gelen bela bahşiştir. Bahşişi kabul etmemek hatadır. Allah Teâlâ'nın yaptığında hayır vardır¸ O'nun yaptığı en güzeldir."


 


Kozmografik türbe


 


İsmail Fakirullah Hz.nin türbesi de kendisinden özellikle söz edilmesi gereken bir yapıdır. İlk özelliği¸ buranın İbrahim Hakkı Hazretleri tarafından hocası için yaptırılmış olmasıdır. Burası aynı zamanda İbrahim Hakkı'nın da mezarının bulunduğu yerdir. Kendisi öldüğünde oraya gömülmek istememiş fakat ısrarlar neticesinde¸ hocasının ayakucuna gömülmeye razı olmuştur.


 


Tillo'nun 3–4 km. doğusundaki bir tepe üzerine yapılmış olan ve bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü¸ iki oda ve bir hol ile bir kuleden ibaret olan türbenin bir önemli özelliği de; duvarındaki 40×50 cm boyundaki pencereden her yıl gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart günü yeni doğan güneşin ilk ışıklarının¸ türbenin tümü kale duvarının etkisiyle gölgede kalırken¸ pencere boşluğundan geçip türbe kalesinin penceresine vurarak kırılmak suretiyle İsmail Fakirullah Hz.ne ait sandukanın baş tarafını aydınlatmasıdır. İbrahim Hakkı¸ bu durumu "Yeni yılda doğan ilk güneş¸ hocamın başucunu aydınlatmazsa¸ ben o güneşi neyleyim" diyerek ifade etmekte ve hocasına saygının bir nişanesi olarak türbeyi bu şekilde yaptırdığını belirtmektedir. Fakat bu ışık düzeni zaman içinde¸ türbenin restorasyonu sırasında bozulmuştur. Birçok uzman bilim adamı¸ bütün uğraşlarına rağmen bu ışık düzenini eski orijinal haline getirememişlerdir. Türbe son olarak 1963 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.

Sayfayı Paylaş