ŞAM'DAN DARENDEYE ERDEMLİ ŞEHİRLER

Somuncu Baba

Mekke…Arzın kalbi. Varlığın ikamet ettiği şehir. Efendimiz'in kutlu bedenini ağırlayan onurlu kent. Kur’ân'daki adıyla Bekke. Tüm kutsal metinlerde söz edilen kutlu belde.

Mekke…Arzın kalbi. Varlığın ikamet ettiği şehir. Efendimiz'in kutlu bedenini ağırlayan onurlu kent. Kur’ân'daki adıyla Bekke. Tüm kutsal metinlerde söz edilen kutlu belde. Dünyanın kalbi ve gözbebeği. Hep O'na yönelir gönüller ve bedenler. Kudüs'ten sonraki kıblemiz¸ yönümüz. Hz. İbrahim efendimizin sevgili eşi Hacer ve oğlu İsmail'in çevresinde kurulan yarımadanın Kızıldeniz kıyılarına yakın şehri. Efendimiz burada dünyayı onurlandırdı. Aziz Kur’ân¸ burada Efendimiz'in kalbine inmeye başladı. Nihayet 630'da müminlere yurt oldu. Kainatın gözbebeği¸ Veda Hutbesi’ni burada irad etti.
Şimdi her yıl onbinlerce teslim olmuş oraya akın ediyor ve kalbinin çevresinde döner gibi tavafa koşuyor. Mekke… erdemin kenti… Hakikatin¸ nurun¸ aydınlığın şehri. Emin belde¸ güvenilir kent. Kutlu toprak¸ aziz yurt.
Şam… Damascuş Dımeşk¸ uzun zamanların kenti… Emevi Camii’nin¸ İslâm tarihi¸ modern zamanlar tarihi açısından kritik bir mescide ev sahipliği yapan şehir. Aziz belde¸ kutlu kent… Doğu’nun ve Batı'nın en büyük bilgesinin aziz bedenini ağırlayan¸ Şeyhü'l-Ekber Muhyiddin İbn Arabi'ye ev sahipliği yapan kutlu belde…Mesih'in ineceği yer¸ Mehdi'ye¸ hidayet vesilesine mekan olacağı varsayılan mekan… İsa (a.s)'nın getirdiği sırların şehri. Muhammed (s.a.v)'in nurunun parıldadığı şehir. Büyük bilge¸ 'sin şın'a girince kabrim belirecek' demişti. Yavuz Selim onurlandırınca Şam'ı “En Büyük Şeyh”in mekanını buldu. Ve ne kadar Füsus şarihi varsa İstanbul'a getirtti. Kendisi de şerh yapacak kadar okumuştu Bilge'yi. O zamanlar¸ bugün manevî bir çöle dönüşmüş olan dünyanın nuru vardı¸ yönetici alimdi¸ irfan ehliydi¸ dervişti¸ Şam'a girince bilgelerin bedenleri üzerinde gezindiğini hissediyordu. Kardeşinin mübarek başı bedeninden ayrılınca acıyla kendinden geçen güzel Zeynep (r.ah)'le şereflenmiş belde… Hz. Ali (r.a)'nin¸ Allah'ın Arslanı'nın aziz oğlu¸ Muhammed (s.a.v)'in torunu Hüseyin (r.a)'in kutlu başı sende mi? Aziz şehir sende mi? Peygamber (s.a.v)'in amcasının oğlu¸ Hz. Ali'nin ağabeyi¸ büyük sancaktar¸ aziz bilgeyi koynunda saklayan sırlı belde…Efendimiz'in¸ Bilal'in şin'i¸ Allah katında şın'dır' buyurduğu Bilal-i Habeşi'yi uyutan şehir…Kutlu kent…
Bağdat…Ey Darusselam…Emniyet ve adaletin şehri. Eski medeniyetlerin Babilonia şehri yakınlarında kurulan¸ bir adı da Darüsselâm olan Bağdat¸ kutlu kent… Abbasiler zamanında ikibuçuk milyon nüfusu ile İslâm Devleti'nin başkenti olan şehir¸ 1058 yılından sonra Selçuklu sultanlarının uğrak yeri olan belde… Osmanlı'nın gözbebeği…Yolların büyük bilgesi Abdulkadir Geylani'nin şehri…Şahlar Şahı'nın¸ Sultanlar Sultanı'nın iklimi..Aziz yurt¸ Bağdat… İmam-ı Azam Ebû Hanife'nin kutlu adımlarının değdiği ulu şehir…
Ma'ruf El Kerhi'yle soluklanmış vatan…Musa Kazım'la onurlanmış¸ Sühreverdi'yle aydınlanmış belde… İmam Ebu Yusuf 'la bilgilenmiş¸ Mustansıriye Medresesi'yle sevinmiş aziz yurt…'Muhteşem Süleyman'nın¸ Geylani'nin aziz hatırasına külliye yaptırdığı ve bu şuurun aziz kıldığı şehir…Bağdat…Abdulhamid'in gözağrısı… Gözü dönmüş barbarların yangın yerine çevirdiği mustarip belde…
Ve Kudüs… Kutsal belde… “Kulunu¸ kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir” sırrına ermiş mübarek şehir…İlk kıble¸ ilk yön…İlk kutup¸ ilk merkez…Kudüs…Burak'ın adımladığı aziz toprak…Kainatın nurunun bastığı toprak…Yükselişin başladığı ilk basamak…İlk menzil¸ ilk uğrak…Ey Burak duvarı¸ ey Beytü'l-Makdis…Ey Süleyman'ın (as) inşa ettiği aziz mabed…Kudüş ıstırapla yıkanmış şehir…Rahmet yağmurlarıyla onarılmış belde…Ey Allah'ın en çok sevdiği suyun¸ mazlumların gözyaşının suladığı toprak…Kudüş kutlu şehir¸ aziz yurt…Ey Mescid-i Aksa…Ey Kudüs-i Şerif…Osmanlı'nın Şerefli şehri…
Ve Darende…Buhara'nın dünyaya Muhammedî kokular saçtığı güllerinden bir gülü¸ Somuncu Baba'nın şehri. Aziz Sultan'ın mekanı…Malatya'nın kalbi¸ arzın onurlu mekanı¸ ey Darende-i Şerif¸ ey onurlu¸ aziz kent¸ ulu belde¸ kutlu şehir…Ahmed Yesevi'nin¸ Hacı Bektaş-ı Veli'nin¸ Hemedani'nin¸ Nakşibend'in¸ Geylani'nin¸ İbn Arabi'nin soluğunun estiği ulu belde…Darende… Harakani'nin kokusuyla yıkanmış şehir… Şeyh Hamid-i Veli'nin kenti… Sultanlar Sultanı Es-Seyyid Osman Hûlusi Efendi'nin aziz toprağı… Sendeki iklim Mekke'den esen rüzgarla ısınır¸ Şam'dan gelen kokularla tüter¸ Bağdat'tan gelen hikmetle sulanır¸ tarihi Kudüs'ün tarihi kadar eskidir… Fütüvvetin¸ nefsinden çok başkasını öncelemenin aziz hatırası… Darende-yi Şerif¸ Osman Hulûsi Efendi'nin acısı¸ anısı¸ hikmeti¸ sırrı¸ ilmi¸ irfanı¸ nefesi¸ vakfiyesi¸ tasadduku¸ çabası¸ gözünün nuru…Ey Türkiye'nin çekim kutbu¸ aziz şehir¸ Darende-yi Şerif…

Sayfayı Paylaş