KAYSERİ'DE YETİŞEN ŞÂİRLER

Somuncu Baba

>Kayseri¸ tâ ezelden beri bir Makarr-ı Ulemâ olduğu kadar aynı zamanda bir Makarr-ı Şuar⸠yani şâirler yatağıdır. İşte delilleri: Mevlânâ’nın da hocası olan büyük mutasavvıf Seyyid Burhaneddin Muhakkık-ı Tirmizî¸ zâhir ve bâtın ilimlerinde büyük bir üstad olduğu gibi¸ aynı zamanda bir şâir. Asıl adı Hüseyin olan ve Seyyid-i Sırdan ünvanlı bu büyük zâtın Maârif isimli Farsça eseri¸ hem Abdülbâki Gölpınarlı¸ hem de yakın bir geçmişte değerli araştırmacı yazar dostumuz Ali Rıza Karabulut tarafından Türkçe’ye kazandırıldı.

Kayseri¸ tâ ezelden beri bir Makarr-ı Ulemâ olduğu kadar aynı zamanda bir Makarr-ı Şuar⸠yani şâirler yatağıdır. İşte delilleri: Mevlânâ’nın da hocası olan büyük mutasavvıf Seyyid Burhaneddin Muhakkık-ı Tirmizî¸ zâhir ve bâtın ilimlerinde büyük bir üstad olduğu gibi¸ aynı zamanda bir şâir. Asıl adı Hüseyin olan ve Seyyid-i Sırdan ünvanlı bu büyük zâtın Maârif isimli Farsça eseri¸ hem Abdülbâki Gölpınarlı¸ hem de yakın bir geçmişte değerli araştırmacı yazar dostumuz Ali Rıza Karabulut tarafından Türkçe’ye kazandırıldı. XII-XIII. yüzyılda Anadolu’da mukaddes misyonunu yerine getiren bu büyük insan¸ zaman zaman şiirin büyülü ve etkili aracılığından da yararlanmış. O okyanustan bir damla tattırmakla yetineceğim: “Denizi¸ denizdeki canavarı görüp de şaşma; içinde deniz olan canavarı gör de şaş.” (Bu şiirlerin başka şairlere ait olduğu görüşü de vardır.) Halk arasında Somuncu Baba diye bilinen Şeyh Hâmid-i Velî’nin şiirlerinde¸ Yûnus Emre’de olduğu gibi¸ XIV. yüzyıl Türkçesi ve sehl-i mümtenî sanatı ile dolu ifâdelerinde İlâhî aşkın en güzel terennümlerini buluruz: “Hâmidî’nin gözü yaşı / Doldurur dağ ile taşı / Bilmem nidem garip başı / Yâ Rab n’ola hâlüm benüm”

XIV. asrın hükümdar şâiri Kadı Burhaneddin Ahmed¸ Türk Dîvân Edebiyatının ilk ve önemli şâirlerinden biridir. Klâsik İslâm Edebiyatı’na Türk şâirlerinin kazandırdığı bir nazım biçimi olan tuyuğları ile tanınan Eretna Beyi’nin bir tek tuyuğu bile şâirlikteki kudretini göstermeye yeter: “Dilberin işi itâb u nâz olur / Çeşmi câdû gamzesi gammâz olur / Ey gönül sabret tahammül kıl ana / Yâra irişmek işi az az olur”

XV. yüzyıla geldiğimizde Türk Tasavvuf Edebiyatı’nın bir başka devi ile karşılaşırız. Âşık mahlasıyla şiirler söyleyen Şeyh İbrahim Tennûrî… Gülzâr-ı Mânevî¸ Gülşen-i Niyaz gibi kıymetli dinî ve edebî eserlerin de müellifi bulunan şâirin bir İlâhî’si ne kadar güzeldir: “Hoşdur bana senden gelen / Yâ hil’at ü yâhud kefen / Ya taze gül yâhud diken / Kahrın da hoş lütfun da hoş” Erkiletli Âşık Hasan¸ XVIII. yüzyılın son çeyreği ile XIX. yüzyılın ortalarına kadar yaşamış has bir şâir. Şiirlerinden bir bölümü¸ geçmişte Nafiz Soysal ve Abdullah Satoğlu tarafından derlenerek kitap hâline getirilmiş. Son yıllarda şâirin bütün şiirleri¸ halk edebiyatı ve folklor araştırmacısı Dr. Rasim Deniz tarafından Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yayınları arasında çıkan bir kitapta toplandı. Kayseri Masalları’nı da yayınlayan yazarın¸ Ali Rıza Karabulut’la birlikte Gülşen-i Niyâz’dan Seçmeler adlı eserde de imzası bulunmaktadır. Âşık Hasan’ın şiirleri¸ âşık tarzının yetkin örnekleri arasında sayılabilir¸ ancak¸ şöhreti Kayseri sınırlarını pek aşamamış görünmektedir. Bilindiği gibi XIX. yüzyıl¸ âşık şiirimizin altın çağlarından biri. Bu durum Kayseri için de geçerlidir. Molulu Revaî ile Âşık Seyranî de aynı yüzyılda yetişmiş ve eser vermiştir. Yine bilinen ve herkesçe kabul edilen bir gerçektir ki¸ Everekli Seyranî¸ beş yüz yıllık Türk Halk Şiirinin beş-on büyük şâirinden biridir. Bu arada Âşık Derviş Osman’ı da unutmamalı. Ya Dadaloğlu’na ne demeli? O da Köroğlu ile Karacaoğlan’ı sanatında birleştirmiş orijinal bir şâir. Kamuoyunda daha çok yiğit edalı şiirleriyle tanınmasına rağmen¸ aşk şiirleri de en az ötekiler kadar ilgi ve beğeniye lâyık. Cingözoğlu Seyyid Osman da usta âşıklardan…

XIX. asrın son çeyreğinde doğan ve XX. asrın ilk yarısında yaşayan Ahmet Remzi Akyürek¸ son Mevlevî şeyhi¸ âlim¸ fâzıl ve şâir bir zat. Şiirlerinden büyük bir bölümünü Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu bir kitapta topladı (Ahmet Remzi Akyürek ve Şiirleri¸ Ankara 1987). Yaman Dede¸ onun etkisi ile hidâyete ermiş¸ son asır Türk edebiyatının en yanık Hz. Peygamber âşıklarından biri hâline gelmiştir. Yaman Dede’nin naatları son derece güzeldir. Remzi Dede¸ Fetih Marşı ve Bayrak şâiri Ârif Nihat Asya’nın da mürşididir. Pek çok değerli eserde imzası bulunan Remzi Dede’nin Dîvân şiirimizin son büyük temsilcilerinden biri olduğu muhakkak. O¸ heceyle de şiirler yazmıştır. Geçtiğimiz yıllarda Erciyes dergisi onun hakkında bir özel sayı hazırlamıştı (Ağustos 1983¸ Sayı 68).
Gerek Abdullah Satoğlu’nun¸ gerekse Emir Kalkan’ın hazırladığı Kayseri Şâirleri isimli antolojilere baktığımızda Kayseri Şâirlerini şu şekilde tasnif edebiliriz:

1- Dîvân Şiiri geleneğini sürdürenler: Çivicizâde Galip Bey¸ Halim Kâmil Teoman¸ Yaman Dede¸ Ahmet Remzi Akyürek¸ Celal Usta¸ Mustafa Erkan¸ İsmail Âdil Şahin¸ Vedat Ali Tok vd…

2- Âşık tarzını takip edenler: Şerife Soykan¸ Sâdıka Ana¸ Muttalip Ünal¸ Ankaralı Âşık Ömer (Behçet Kemâl Çağlar)¸ İbrahim Sever¸ Derviş Yücel¸ Tavlusunlu Hicrânî¸ Habip Karaaslan¸ Mehmet Ateşoğlu¸ Âşık Ali Çatak¸ Hasan Tekin¸ Adnan Türközü¸ Hasan Hodul¸ Hasretî¸ Yanık Umman¸ Gözübenli¸ Ömer Albayrak¸ Nazmi Haskilit; Meydanî¸ Kul Mustafa¸ Safâî¸ şiirlerinin büyük çoğunluğunu “Erciyes Çocuğu” adlı hacimli bir kitapta toplayan Kemâl Ahmet Şen¸ Recep Çalkaner¸ Güven Çivicioğlu¸ Bayram Durbilmez¸ Ali Baş (Âşık Sezinî)¸ Murtaza Ekici¸ Mustafa Yaralı¸ Kadir Keçebaş (Mûtî)¸ Ahmet Ekici¸ Ziya Şahin (Âşık Ziya)¸ Ahmet Kaplan¸ Yusuf Akyüz (İbrahim Şahin)¸ Hüseyin Türkmen vd. Görüldüğü gibi bu grup oldukça kalabalıktır.

3- Modern şâirler:
Coşkun Ertepınar¸ Mustafa Necati Karaer¸ Osman Numan Baranus¸ Abdullah Akay¸ Abdullah Satoğlu¸ Aydemir Doğan¸ A.Turan Oflazoğlu¸ Metin Akbaş¸ Hasan Sami Bolak¸ Muhsin İlyas Subaşı¸ İsmet Özel¸ Mehmet Çağlıkasap¸ Mustafa Miyasoğlu¸ Ahmet Ada¸ Burhan Şahin¸ Mustafa Özer (Özer Koç)¸ Abdulkadir Budak¸ Turan Koç¸ Ahmet Tevfik Ozan¸ Ahmet Sıvacı¸ Mehmet Dursun¸ Mustafa İslâmoğlu¸ Şadi Kocabaş¸ Selim Tunçbilek¸ Adnan Büyükbaş¸ Âkif Emre¸ Ahmet Efe¸ Sadullah Kutluer¸ Mahir Sürmelibey¸ Ali Rıza Navruz¸ Mustafa İbakorkmaz¸ Ali Ekecik¸ Fazıl Ahmet Bahadır¸ Mustafa Acar¸ Mehmet Çayırdağ¸ A.Kadir Karaman¸ Burhan Gümüş¸ Sergül Vural¸ Abdullah Güneş¸ Mehmet Şafak¸ Saim Urungu Maraş¸ Bekir Oğuzbaşaran¸ Siyami Yozgat¸ Sabahattin Şahin¸ Ümit Fehmi Sorgunlu vd. Bu grubun da Kayseri Şâirleri arasında hem nicelik¸ hem de nitelik bakımından çok önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz.

Yalnız burada şunu da önemle belirtmekte yarar var. Bu şâirlerin tamamının doğum yeri Kayseri değildir. Ancak hepsinin de Kayseri ile şöyle ya da böyle çok önemli ilgileri vardır. Kimi¸ memur çocuğu olduğu için Kayseri’de doğmuş¸ kimi Kayseri’de uzun yıllar yaşamış ya da yaşamakta¸ kimileri edebiyatta adını Kayseri’de duyurmuş¸ Kayserili olmadıkları hâlde isimleri “Kayserili”ye çıkmış¸ bazıları da nüfus kayıtlarını sonradan yerleştikleri Kayseri’ye aldırmışlardır. Bu şâirlerden önemli bir kısmı ününü tüm ülkede duyurmuş¸ sadece mahallî olanda kalmamış¸ Türk Edebiyatı ve Türk Şiirine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Tabiî¸ Kayseri Şâirleri arasında adı geçen birçok isim de maalesef mahallî olanda kalmışlardır. Mahallîden millî olana sıçramak için ya çaba göstermemişler yahut da buna sanat nefesleri yetmemiştir. Bu antolojilerde yer alan isimler içinde¸ şiiri¸ bir gençlik hevesi olarak görmüş ve onu daha sonra bırakmış kimseler de bulunmaktadır. Şüphesiz bu iki antolojinin Kayseri şâirlerini veya Kayserili şâirleri bütünüyle kapsadığı da iddia edilemez. Üstelik Emir Kalkan’ın iki kez basılan antolojisine almadığı¸ fakat onun kitabından önce yine iki kere yayınlanmış Abdullah Satoğlu’nun antolojisinde bulunan şâirler de söz konusudur. Bu konuda Kâzım Yedekçioğlu’nun 1950’lerde çıkan Kayserili Genç Şâirler Antolojisi ile 3. ve 4. cildinin önümüzdeki aylarda yayınlayacağını umduğumuz
Âlim Gerçel’in hazırladığı Kayseri Şâirler Antolojisi adlı eserini de unutmamak gerekir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki¸ Kayseri birçok alanda olduğu gibi şiir ve edebiyat alanında da memleketimizin hiç şüphesiz en önemli merkezlerinden biridir.

Sayfayı Paylaş