İLİM ADAMLARININ KALEMİNDEN HULÛSİ EFENDİ(K.S)

Somuncu Baba

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretlerinin anıldığı bir sempozyumda bir dostumuz; “O çok köşeli kristal bir prizmaya benzemekteydi” demişti.

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretlerinin anıldığı bir sempozyumda bir dostumuz; “O çok köşeli kristal bir prizmaya benzemekteydi” demişti. Gerçekten Hulûsi Efendi ilahî hikmetten aldığı feyz ışıklarını çeşitli renklerle etrafına hatta bütün insanlığa yansıtan bir yüce şahsiyetti. Hangi yönünden ele alınırsa alınsın kâmil bir örnek insandı. Asaletinin temizliği ahlakına yansımış¸ ameliyle şekillenmiş hayatıyla bütünleşmişti. Köylüye¸ şehirliye¸ zengine¸ fakire¸ âlime cahile¸ hâsılı herkese bir ışık olmuş bir ümit olmuş ufuk açmıştır.
Kur’an ve sünnetten beslenen iç dünyası¸ tasavvufun letaiflerindeki renklerle birleşince herkese merhamet eden¸ hoşgörüyle davranan¸ faziletli¸ ilim ehli yardımsever vasıflarıyla bir prizma gibi herkese ışık vermiş¸ şuleler¸ huzmeler¸ parıltılar saçmıştır.
Onu tanıyanlar¸ kendi anlayışları ve kabiliyetleri ile onun özelliklerini görebilmiş¸ kendi cephelerinden ona olan hayranlıklarını izhar etmişlerdir. Millî kültürümüze ve manevî zenginliklerimize olan hizmetiyle o “Gönüller Sultanı” olmuştur.
Kitaplara olan merakı ile meydana getirdiği H. Hulûsi Ateş Şeyhzâdeoğlu Özel Kütüphanesi’ni önemli ziyaretçilere açmış¸ istifade etmelerini sağlamıştır.
Hulûsi Efendi oluşturmuş olduğu özel kütüphanesine ziyaretçi özel defteri koyarak¸ ziyarete gelen önemli şahsiyetlerin ve misafirlerin duygu ve düşüncelerini kaleme almalarını sağlamıştır. Bunların içerisinde birçok ilim adamı¸ siyaset adamı ve memleketin önde gelen iş adamları vardır. Biz bu yazımızda ziyaretçi özel defterinden sadece akademisyenlerimizin¸ erbab-ı ilimin görüşlerini aktaracağız.
Karış karış Türkiye’yi gezmiş coğrafik araştırmalarda bulunmuş¸ ilmî çalışmalarıyla tanınan¸ Erciyes Üniversitesinin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Metin Tuncel Bey¸ Hulûsi Efendi’nin evindeki özel kütüphanesini ve oradaki değişik malzemeleri görünce hayretini gizleyememiştir. Çünkü Hulûsi Efendi Hazretleri aziz vatanımızın¸ güzel Darende’mizin dağlarındaki madenleri¸ güzel taşları¸ ağaç köklerini veya buna benzer birçok değişik malzemeleri bile kütüphanesinde biriktirmekle¸ sergilemekle millî kültürümüzün yer altı ve yerüstü zenginliklerimize sahip çıkılmasına olan memnuniyetini şu satırlarla ifade etmiştir:
“Millî Kültürümüze hizmet edenler¸ onların korunmasına ve devamlılığına yardımcı olanlar arasında Hacı Hulûsi Ateş’in müstesna bir yeri olduğunu epeyce önceleri duymuştum. Fakat bu evi ve kütüphaneyi gezdikten sonra bu kanaatim daha da kuvvetlendi. Allah bu yolda hizmet edenlerden razı olsun ve Hulûsi Ateş gibilerin soyunu artırsın. Saygılarımla.”
4. 12 . 1984
Prof. Dr. Metin TUNCEL
Erciyes Üniversitesi Rektörü
ve İstanbul Üniversitesi
Coğrafya Profesörü
Darende’den yolu geçen insanlar¸ sadece karayolunun etrafındaki normal bir ilçenin genel görünümünü seyrederek geçerler. Somuncu Baba Külliyesi tabiî ve manevî güzellikleriyle çok müstesna bir ortamdır. Karayolundan Somuncu Baba kavşağına dönenler ayrı bir dünya ile karşılaşırlar. Birçok ziyaretçinin bir keşif gibi kabul ettiği bu gerçeği yaşayanlardan biri de Prof. Dr. Yüksel İşyar Bey’dir. Şimdi de onun ziyaretçi defterine kaydettiği ifadelere bakalım:
“Mevcudiyetinden bile haberdar olmadığım muhterem zat Somuncu Baba’yı bir vesile ile ziyaret edip bu arada muhterem zat Hacı Hulûsi Ateş Beyefendi’yi tanımam¸ birlikte namaz kılmak ve bir tarihi kültür hazinesi olan mütevazı ikametgahında kendisi ile kısa da olsa sohbet etmek fırsatını bulmam hayatımda çok önemli bir olay oldu. Kendi imkânları ile oluşturduğu müze evini takdirle karşıladım. Bu gibi muhterem zatların Devletimizce himaye edilmesi en içten temennimdir. Saygı ve takdir hislerimle.”
4.7.1985
Prof. Dr. Yüksel İŞYAR
Cumhuriyet Üniversitesi
Rektör Yard. ve
Ziraat Fakültesi Dekanı
İnsanların eğitimi özellikle de din eğitiminin yapılması¸ yaptırılması toplum huzuru için en mühim konulardandır. 1969 yılında temelini attığı Darende İmam Hatip Lisesini 1974 yılında açan Hulûsi Efendi¸ eğitimin ufkunu daha ilerilere taşımış¸ ilçeye bir İlahiyat Fakültesi açılması için gayretler göstermiştir. Binasını yaptırmış¸ içini tefriş ettirmiş ilgili kurum ve kuruluşlara müracatta bulunarak Darende İlahiyat Fakültesi’nin açılmasını arzu etmiştir. Bu arzusu vefatından sonra evladı H. Hamidettin Ateş Efendi’nin gayretleriyle 1993 yılında yerine gelmiştir. 2001 yılında ise bu eğitim hizmeti Malatya’daki üniversite kampüsüne taşınmıştır. Biz esas konumuza dönecek olursak¸ işte fakültenin açılması hususunda girişimler neticesinde çeşitli zamanlarda davet edilen ve incelemeye gelen ilmiye sınıfını kendi evinde misafir eden Hazret onların da teveccühünü kazanmıştır. İnönü Üniversitesi Rektörü M. Engin Gözükara Bey İlahiyat Fakültesi açılması hususundaki bir heyetle yaptığı ziyatrette şu hakikatleri kaydetmiştir:
“Pek muhterem zat Hacı Hulûsi Ateş Hocamızı şeker bayramının üçüncü gününde şahsen tanımaktan büyük bir memnuniyet duymuş bulunuyorum.
Memleketin her problemi ile ilgilendiği gibi aydın din adamı yetiştirilmesindeki gayretleri de övgüye değer. Muhterem H. Hulûsi Ateş gibi aydın din temsilcilerimizin bulunmasından dolayı da ayrıca büyük bir bahtiyarlık duymaktayım. İnşallah İlahiyat Fakültesi kurulması gayretlerinin neticesini yakın zamanda bizler de görürüz. Memleketimizin bilim adamı yanında aydın din adamına olan ihtiyacı da göz önünde tutularak Muhterem Hocamızın bu konudaki gayretlerinin de sonsuz destek ve savunucusu olacağız. Sayın H. Hulûsi Ateş Hocamıza Türk İslâm kültürüne olan gayretlerinden dolayı teşekkürlerimi arz ederim. Saygılarımla.”
11.6.1986
Prof. Dr. M. Engin GÖZÜKARA
İnönü Üniversitesi Rektörü
İnönü Üniversitesi’nde görev yaptığı sırada ziyarete gelen Prof. Dr. Halide Dolu Hanımefendi’nin ziyaretçi defterine yazdığı duyguları Efendi Hazretlerinin çok yönlü bir insan olduğunun göstergesidir:
“Darende’nin yetiştirdiği en soylu ailelerinden mütefekkir ve mutasavvıf Şeyh Hâmid-i Veli’nin torunu olan âlim ve şair Hacı Hulûsi Ateş Beyefendi’yi değerli bir müze¸ kitaplık ve sanatın her çeşidinin zengin koleksiyonu bulunan tertemiz ve aydınlık köşkünde tanımakla çok memnun oldum. Türk Kültür ve Darende tarihine yaptıkları bu yardımlar gerçekten övülmeye değer. Bu değerli hazinenin Üniversitemizde açılmasını yürekten istemek ve binası hazır İlahiyat Fakültesinde daha da değer bulacakları inancındayım.
Hacı Hulûsi Ateş Beyefendi’ye sağlık ve mutlu günlere erişmesi dileklerimiz ve en içten saygılarımı sunarım.”
24 Ekim 1986 Cuma
Prof. Dr. Halide DOLU
İnönü Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Dekanı
Özellikle Karş Doğu Anadolu ve Kafkasya tarihi ile ilgili çalışmaları ve kitapları bulunan Prof. Dr. Kırzıoğlu (1917-2005)¸ Doğu Anadolu ve Kafkasya ile Ahıska konusunda ilmî araştırmaların yolunu açan ilk bilim adamı olması hasebiyle Osman Hulûsi Efendi Hazretlerini de ziyaret etmiş tarihî kitaplarını incelemiş bilgi alış-verişinde bulunmuştur.
Çok verimli ve faal bir bilim adamı olan Kırzıoğlu¸ sosyal hayatta birçok dernek ve kurulun kurucusu¸ yöneticisi veya üyesi olarak görev yapmıştır.
İrfan yadigârları olarak tanımlanabilecek olan kitaplar¸ belgeler ve manevî hususiyete haiz eşyaların ihtimamla korunması hususunda Hazrete takdir ve hayranlığını şöyle dile getirmiştir:
“Darende’mizin medar-ı iftiharı büyük bir münevver¸ şerefli ve şerafetli ailenin varisi olarak¸ cibiliyetinize uyan biçimde Türk-İslâm irfanı yâdigarlarını cem ve kütüphane ve aile müzenizde muhafaza etmenizin kadir ve kıymetini takdirden acizim. Zatı âlinizi¸ hürmet ve hararetle tebrik eder; erbâb-ı ilmden her yaştakilere¸ bu hazinelerinizden istifadeye açık oluşunuza da gıpta ile Hulûsi Ateş Hazretlerini tekrar tebrik eylediğimi arz ederim.”
24. X. 1986
Prof. Dr. M. Fahrettin
KIRZIOĞLU
Gazi Üniversitesi
Tarih Kürsisi Öğr. Üyesi.
Yazımızı üç ayrı tespitle tamamlayalım. Bakalım dünya gözüyle olduğu kadar gönül gözüyle ziyaretini tamamlayan erbab-ı ilim neler görmüş ve neler yazmışlar:
“Güzel beldemiz Darende’yi ziyaretlerimde memleketimizin manevî kalkınmasında büyük hizmetleri geçen muhterem Hacı Hulûsi Ateş’in dinî eserler ve yayınlarını muhafazası¸ idâmesi ve memlekete hizmet aşkıyla çabalarını¸ gayretlerini ifadeden acizim.
Sözlerimi eski bir Anadolu tabiriyle bitirmek istiyorum:
“Âlimin yaşlısı yaşlandıkça koç olur¸
Câhilin yaşlısı yaşlandıkça hiç olur!”
Allah cümlemizin emeğini yağlı çıkarsın.”
26 Ekim 1986
Keramettin Ünsoy
Yükseköğretim
Denetleme Kurulu Üyesi
“Muhterem Hocam¸
Anadolu evliyalar enbiyalar yatağı. Darende de Anadolu kültürünün¸ medeniyetinin bir parçasını bağrında taşıyor.
Hocam¸ Hacı Hulûsi Ateş’in nurlu yüzü¸ elleri¸ siması¸ imanı derinden etkiliyor. Maneviyat pınarı…
Bu pınardan su içmek¸ tüm Allah (c.c.) dostlarına nasip etsin…
Duânızı eksik etmeyin¸ Hocam. Allahaısmarladık.”
11.09.1988
Dr. Abdulkerim KILIÇ
“Pek muhterem¸ Sayın Hacı Hulûsi Ateş Hazretlerine en derin saygılarımla¸ nacizane;
Bu ev¸ bu eserler ve bu yücelik¸
Huşu uyandırdı hep¸ bende Hacım.
Bütün ülkemizde bir sembol olmuş¸
İsminle beraber Darende Hacım.

Şevk vermiyor bize hiçbir bencil iş¸
Bir Ateş bulduk ya¸ ey gönül yan¸ piş.
Varolmak sırrının hikmeti neymiş¸
Bir daha anladım sayende Hacım.”
25.11.1989
Prof. Dr. Aydoğan ALBAYRAK

Sayfayı Paylaş